Van’da öğretmen olarak görev yapan Pınar Koç Acarsoy, çeyrek asrı aşkın bir süredir naht sanatıyla uğraşarak ahşapları estetik ve zarif desenlerle süslüyor. Selçuklu’dan Osmanlı’ya miras kalan ve kıl testereyle elle yapılan bu geleneksel sanatın Van’daki ilk kadın uygulayıcısı olan Acarsoy, öğrencileriyle birlikte hem sanatı yaşatıyor hem de gençlerin bu alana ilgisini artırmak için workshop’lar düzenliyor. Acarsoy, el emeğiyle ortaya çıkan eserleri, yoğun zaman ve emek gerektirmesine rağmen Vanlı sanatseverlerle buluşturuyor.

Uzun yıllar kurs öğretmenliği yapan Acarsoy, yıllar önce ustalarından öğrendiği bu kadim sanatı şimdi atölyesinde öğrencileriyle birlikte icra ediyor. Acarsoy, “Naht sanatı çok kadim bir sanat; Selçuklu döneminden kalan ve Osmanlı’ya geçen bir sanat. Kıl testereyle 3 milimlik, 7 milimlik, 8 milimlik ağaçları keserek oyduğumuz desenleri uyguladığımız bir sanat bu. Kullandığımız ağaçlar ceviz, huş, gül ağacı gibi değişebiliyor. Bunların hepsi el emeği, bazıları makineyle yapıyor ama biz burada gördüğünüz eserlerin hepsini el emeğiyle yapıyoruz.” dedi.

Pınar Koç Acarsoy 2

“VAN’DA BU SANATI YAPAN İLK KİŞİLERDEN BİRİYİM”

Naht sanatının, kıl testereyle elle yapılan ve makine kullanımının kesinlikle yasak olduğu kadim bir sanat dalı olduğunu belirten Acarsoy, “Naht sanatının tanımında kıl testereyle elle kesim olduğu belirtilir; makine kullanılmaz ve kullanılmamalı, kullanılırsa naht sanatı olmaz, sadece makine kesimi olur. Son zamanlarda bu sanat dalı daha çok rağbet görüyor, eskiden pek kimse bilmezdi. Ben Van’da bu sanatı yapan ilk kişilerden biriyim, özellikle kadın olarak ilk sanatçıyım. Gençlerimizin de bu sanatı öğrenmesini çok istiyorum, çünkü biz ölümsüz değiliz. Bu sanatın kuşaktan kuşağa geçmesini istiyorum.” diye konuştu.

Pınar Koç Acarsoy 3

“NAHT SANATI BENİM İÇİN ÇOK ÖZEL”

Van’ın ilk kadın naht sanatçısı Pınar Koç Acarsoy, Osmanlı’dan günümüze ulaşan bu sanatın hem el emeğinin değerini koruduğunu hem de genç kuşaklara aktarılmasını sağlamayı hedeflediğini belirterek şunları söyledi:

“Ahşap boyama da yapıyorum ama naht sanatı benim için çok özel, çok kıymetli. Osmanlı’dan kalan çok değerli bir sanat bu ve devamlılığını istiyorum. Maalesef gençlerimizin ilgisi biraz farklı yönlerde. Ama workshop’lar yapıyoruz, sosyal medyada kısa videolar çekiyoruz, gençlerin heveslenmesini ve yatkınlıklarını artırmayı hedefliyoruz. Bir eserin yapımı süresi, desenin yoğunluğuna ve inceliğine göre değişiyor. Bazen üç ayda, bazen beş ayda, bazen bir haftada tamamlanabiliyor. Ahşabına göre de değişiyor, ceviz ağacı serttir, kesmesi zor oluyor huş ağacı daha yumuşak ve kolay kesilir.”

Pınar Koç Acarsoy 4

Kaynak: Fatma Öztürk – Mecnun Çali