Van Gölü havzası, son yıllarda kuraklık ve artan su ihtiyacı nedeniyle ekosistem açısından kırılgan bir yapıya sahip. Havzaya dışarıdan su girişi olmaması ve göle dökülen akarsuların azalması, sadece göldeki su seviyesini değil, bölgedeki canlı yaşamını da etkiliyor.
Bu kapsamda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, göldeki balık popülasyonu ve ekosistemin korunmasının önemine işaret etti.
“İNCİ KEFALİ, ÜREMEK İÇİN TATLI SULARA İHTİYAÇ DUYUYOR”
Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, Van Gölü’nde yaşayan inci kefallerinin tatlı suya bağımlı olduğunu belirterek, “Van Gölü’nde yaşayan inci kefalleri, her ne kadar yaşamını Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında sürdürse de köken olarak yüzbinlerce yıl öncesinden tatlı su balığı. Yani genetik olarak üremek için tatlı sulara ihtiyaç duyuyor. Her yıl Nisan ve Temmuz ayları arasında, gölde yaşayan inci kefallerinin üreme döneminde, bu balıklar Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularından akarsulara, tatlı sulara doğru göçe başlıyor. Bu göç, Van Gölü’ne dökülen tatlı sular sayesinde gerçekleşiyor ve akarsular balıkların üreme habitatını oluşturuyor.” dedi.

“GÖLE DÖKÜLEN AKARSULAR SADECE BALIKLAR İÇİN DEĞİL; GÖL EKOSİSTEMİ İÇİN DE KRİTİK”
Akkuş, göle dökülen akarsuların sadece balıkların yaşam alanı için değil, göl ekosistemi için de kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Van Gölü’ne dökülen akarsuların önemi sadece balıkların yaşam alanı için değil; göl ekosistemi için de kritik. Çünkü suyun miktarı ve kalitesi doğrudan inci kefallerinin üreme başarısını etkiliyor. Bahsettiğimiz balık miktarı 300-500 balık gibi sembolik bir sayı değil; binlerce tonluk bir balık popülasyonundan bahsediyoruz. Ve bu tür yüz binlerce yıldır Van Gölü’nde varlığını sürdürüyor.” ifadelerini kullandı.

“AKARSULARA ATILAN HER POMPA SU, BALIKLARIN ÜREME ALANLARINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, akarsulara atılan her pompa su ve açılan her yeni kuyunun göldeki tatlı su akışını ve inci kefallerinin üreme alanlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Akkuş, “Dolayısıyla akarsulara atılan her pompa su, açılan her yeni kuyu, göldeki tatlı su akışını ve inci kefallerinin üreme alanlarını doğrudan etkiliyor. Bu durum sadece balıklar için değil, bölgedeki tarım ve ekosistem dengesi için de hayati öneme sahip. Van Gölü havzasındaki su yönetimi etkin bir şekilde sağlanmadığı sürece, bu doğal döngü ve gölde yaşayan canlılar ciddi şekilde zarar görebilir.” diye ekledi.






