Van’da yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan dokuma sanatı, sayıları giderek azalan ustalar sayesinde varlığını sürdürüyor. Bu ustalardan biri olan Nesibe Ertaş, yaklaşık 25 yıldır geleneksel kilim dokuma tekniklerini yaşatarak, Van’a özgü motifleri hem kültürel bir bellek hem de geçim kaynağı olarak geleceğe taşımaya çalışıyor. Ertaş, aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip.

Dokuma sanatıyla uğraşan Nesibe Ertaş, bu uğraşın Van’da yalnızca bir el işi değil, kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir kültürel miras olduğunu ifade etti. Dokumayı çocukluğundan bu yana sürdürdüğünü aktaran Ertaş, bu sanatın aile geleneği olarak yaşatıldığını söyledi.

Whatsapp Image 2026 01 26 At 13.55.11

Dokunan her kilimin yalnızca bir desen değil, aynı zamanda bir hikaye taşıdığını, motiflerin çoğu zaman kadınların kendi yaşamlarından izler barındırdığını dile getiren Ertaş; Gül Sarya ve Can Bezar gibi motiflerin adlarının dokumayı yapan kadınlar tarafından verildiğini aktardı.

“BU COĞRAFYADA ÇOK GÜÇLÜ BİR ALIŞVERİŞ SÖZ KONUSUYDU”

Her yörenin ve her kadının dokumaya kattığı kendine özgü bir anlam, bir kelime ve bir iz bulunduğunu aktaran Ertaş, “Sine motifi ise kültür olarak İran’a ait, ancak zamanında yoğun ticaret vardı; hem gelişim hem de sosyalleşme açısından bu coğrafyada çok güçlü bir alışveriş söz konusuydu. İran kilimleri bu şekilde bizim yöremize gelmiş, biz de bunu zamanla kendimize göre derlemişiz. Yani İran’dan etkilenmiş ama artık buraya ait, bizim derlememiz olmuş. Bugün ‘sine’ dendiğinde İran’ın sinesi değil, Van’ın sinesi olarak biliniyor.” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 01 26 At 13.55.11 (3)

Van’a özgü motiflerin oldukça fazla olduğunu aktaran Nesibe Ertaş, göz motifi, baklava dilimi ve koçboynuzu gibi desenlerin bölgenin ortak kültürünü yansıttığını ifade etti.

“BU MİRASIN TAŞIYICISIYIZ”

Dokumanın tamamen el emeğiyle yapıldığını belirten Ertaş, sürecin çözgü atılmasıyla başladığını, ardından gücü tekniğinin uygulandığını ve her aşamanın ciddi emek gerektirdiğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

Whatsapp Image 2026 01 26 At 13.55.11 (2)

“İp olarak koyunyünü kullanıyoruz, ancak günümüzde tasarımlarımızda sentetik içerikli ipler de tercih ediyoruz. Tamamen sentetik değil; sentetik içerikli, çünkü doğal ip kaşıntı yapabiliyor, yapısı gereği daha sert oluyor. Bu ipler ise daha yumuşak, pamuğumsu bir dokuya sahip, özellikle çanta, askı gibi temas edilen ürünlerde kullanımı çok daha rahat oluyor. Genelde dokuma yapıyoruz ama dokumanın da birçok çeşidi var. Süslerde ponpon tekniği kullanıyoruz, örgü tekniklerimiz de var, aynı zamanda dokuma tablolar, aynalar, masa üstü ürünleri yapıyoruz. Aslında kilimi sadece yere serilen ya da yatağın üzerine atılan bir şey olarak görmüyoruz. ‘Kilimi hayata geçirme’ diyebiliriz. Kilim hayatın her alanında kullanılabilir, zaten çok eski bir sanat ve somut olmayan kültürel miras. Biz de şu an bu mirasın taşıyıcısıyız ve bununla gurur duyuyoruz.”

Whatsapp Image 2026 01 26 At 13.55.11 (4)

Whatsapp Image 2026 01 26 At 13.55.12

Kaynak: Fatma Öztürk – Mecnun Çali