Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü ile ilgili, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş’un geçtiğimiz günlerde paylaştığı Sentinel-3 uydu görüntüleri, göldeki klorofil patlamasını ve ötrofikasyon riskini gösterdi.

Kapalı bir göl olması nedeniyle kirleticileri dışarı atamayan gölün, yerleşim yerlerinden gelen arıtılmamış sular ve kimyasal atıklarla boğuştuğunu ifade eden Akkuş, “Van Gölü'nün en büyük sorunu: Etrafındaki nüfus tarihi rekorunda (800 bin yıllık göl, ama tüketim toplumu yeni). 200 yıl önce motor yağı yoktu; şimdi kimyasallar, duş jelleri her yerde. Göller kirliliği absorbe eder, ama sınır aşıldı. Belediyeler arıtma tesislerini çalıştırmada isteksiz; gider var, getirisi yok. Ama Van Gölü havzanın ruhu, onsuz Van renk kaybeder.” dedi.
“DOĞAL KAYNAKLAR İÇİN PARA HESABI YAPILMAMALI”
Sentinel-3 uydu verilerine göre, açık sularda klorofil-a seviyesi 0.2 mg/metreküp iken, yerleşim yerlerine yakın bölgelerde bu oran farklı seviyelere ulaşıyor ve yosunlaşma, gölün yüzeyinde adacıklar oluşturarak ekosistemi tehdit ediyor.
Göldeki yosun adalarının yüzde 50 arttığını ve klorofil-a seviyelerinin yerleşim bölgelerinde 17-18 mg/metreküpe ulaştığını belirten Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, “Deniz kenarı göllerde döngü hızlı olurken; burada kirlilik uzun süre kalır ve birikir. Örneğin; İskelenin önü yılların birikimi, milyonlarca lira harcandı ve 461 metre derinlikte temizlik zor olur ama önlemezsek temizlik imkansızlaşır. Doğal kaynaklar için para hesabı yapılmamalı.” şeklinde konuştu.





