Van İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) ile ilgili kamuoyuna yansıyan veriler ve saha tespitleri, tartışmayı artık “kapalı işlikler” ya da “mevzuata aykırı tahsis” iddialarının ötesine taşıdı. Dosya derinleştikçe asıl sorunun, binadan ya da fiziki koşullardan değil; İŞGEM’i ayakta tutması gereken işleyiş mekanizmasından kaynaklandığı görülüyor.
Giderek büyüyen tartışma şu temel soruya odaklanıyor:
İŞGEM’i sıradan bir sanayi sitesinden ayıran kuluçka ve mentörlük sistemi gerçekten çalışıyor mu?
Çünkü İŞGEM’ler yalnızca düşük kiralı alanlar sunmak için kurulmuş yapılar değil. Bu merkezlerin temel amacı; yeni kurulan işletmelerin en kırılgan dönemlerinde izlenmesi, yönlendirilmesi, desteklenmesi ve gerektiğinde sistem dışına çıkarılmasıdır. Bir başka ifadeyle İŞGEM, “kiracı yerleştirme” değil, "girişim büyütme" modelidir.
İŞGEM bir mekân mı, bir süreç mi?
İş Geliştirme Merkezleri, dünyada ve Türkiye’de “iş kuluçkası” modeliyle tanımlanır. Bu modelin özü nettir: Girişimci yalnız bırakılmaz. İş fikrinden pazara çıkışa kadar; iş planı, finans, üretim, satış, kurumsallaşma ve büyüme süreçlerinde sürekli izlenir ve desteklenir.
Bu destek, tabelada yazan bir vaat değil; yönetimin günlük ve süreklilik arz eden sorumluluğudur. Mentörlük, performans takibi, geri bildirim, uyarı ve mezuniyet mekanizması birlikte çalışmak zorundadır.
Van İŞGEM’de ortaya çıkan manzara ise, bu sürecin ya hiç kurulmadığını ya da bilinçli şekilde işletilmediğini düşündürüyor.

Yıllarca faaliyetsiz kalan işletmeler ne anlama geliyor?
Dosya kapsamında elde edilen veriler ve sahadaki gözlemler; merkezde uzun süre üretim yapmadığı, istihdam oluşturmadığı ve ticari hareket göstermediği ileri sürülen çok sayıda işletme bulunduğunu ortaya koyuyor.
Bu noktada kritik soru kaçınılmaz hale geliyor:
Bir işletme aylarca, hatta yıllarca ilerleyemiyorsa, İŞGEM yönetimi bu durumu hiç mi fark etmedi?
Bir iş geliştirme merkezinde başarısızlık, görmezden gelinecek bir durum değildir. Aksine bu durum, erken müdahale edilmesi gereken bir uyarı sinyalidir. Mentörlük sistemi tam da bu noktada devreye girmek zorundadır.
Eğer bir işletme; çalışan istihdam edemiyor, üretime geçemiyor, ciro oluşturamıyor ve buna rağmen merkezde tutulmaya devam ediliyorsa, sorun yalnızca işletmede değil; işletmeyi izlemek ve yönlendirmekle yükümlü olan yönetim anlayışındadır.
Mentörlük yoksa, İŞGEM de yoktur
İŞGEM’leri sıradan sanayi alanlarından ayıran tek ve belirleyici unsur mentörlüktür. Bir İŞGEM; metrekareyle, bina sayısıyla ya da doluluk oranıyla ölçülen bir yapı değildir.
İŞGEM; girişimcinin yalnız bırakılmadığı, her aşamada izlenen ve yönlendirilen bir süreçtir.
Mentörlük işlemediği anda bu süreç çöker. Girişimci iş fikriyle baş başa kalır. İş planı kâğıt üzerinde vardır ancak sahada karşılığı yoktur. Üretim planı yazılmıştır ama satış kanalı kurulmamıştır. Finansmana erişim sağlanamamıştır.
Bu durumda sonuç kaçınılmazdır: İşletme tökezlemez, doğrudan durur. Bu nedenle mentörlük bir ek hizmet değil; İŞGEM’in omurgasıdır. Mentörlük yoksa İŞGEM, girişimciyi büyüten bir merkez olmaktan çıkar; kiraya verilmiş işliklerden oluşan pasif bir alana dönüşür.
Van İŞGEM’de uzun süredir tartışılan kapalı işlikler ve hareketsiz işletmeler tablosu, bu açıdan bakıldığında bir tesadüf değil; işlemeyen mentörlük zincirinin doğal sonucu olarak değerlendiriliyor.

Mezuniyet mekanizması neden işletilmiyor?
İŞGEM modelinde başarı, içeride tutulan firma sayısıyla değil; mezun edilen ve kendi ayakları üzerinde duran işletme sayısıyla ölçülür. Mezuniyet mekanizması çalışmıyorsa merkez tıkanır.
Van İŞGEM’de süresi dolmasına rağmen yıllardır merkezde kalan işletmeler olduğu yönündeki iddialar, şu soruları kaçınılmaz hale getiriyor:
- Son yıllarda kaç işletme mezun edildi?
- Mezuniyet kriterleri nelerdi?
- Mezun olan işletmelerin sürdürülebilirliği izlendi mi?
Bu sorular yanıtsız kaldıkça, “İŞGEM neden yeni girişimcilere kapalı?” sorusu da büyüyor.
Kamu adına soruyoruz
Van İŞGEM, kamu kaynaklarıyla kurulmuş bir merkezdir. Bu nedenle kapalı kapılar ardında yönetilmesi mümkün değildir. Şeffaflık bir tercih değil, zorunluluktur.
Bu kapsamda İŞGEM yönetiminin aşağıdaki sorulara belgeleriyle birlikte yanıt vermesi beklenmektedir:
İstihdam:
- 2022, 2023 ve 2024 yıllarında İŞGEM’de kaç işletme bulunuyor?
- Kaç işletmenin SGK kayıtlarında çalışan sayısı “0” olarak görünüyor?
- Bu işletmeler için hangi uyarı ve iyileştirme adımları atıldı?
Ciro:
- Aynı yıllarda kaç işletmenin cirosu “0 TL”?
- Ciro üretmeyen işletmeler için bir izleme ve iyileştirme planı uygulandı mı?
Mentörlük:
- İŞGEM’in aktif bir mentör havuzu var mı?
- Her işletmeye mentör atanmış mı?
- 2022–2024 arasında işletme başına kaç mentörlük görüşmesi yapıldı ve bu görüşmeler raporlandı mı?
İş Planı:
- İŞGEM’e girişte iş planı ve fizibilite zorunlu mu?
- İş planı olmadan kabul edilen işletmeler var mı?
Mezuniyet:
- Son üç yılda kaç işletme mezun edildi?
- Mezuniyet kriterleri neler? Mezun olan işletmeler izleniyor mu?
Seçim ve Tahsis:
- Kaç başvuru yapıldı, kaçı “yer yok” gerekçesiyle reddedildi?
- Kabul edilen işletmelerin puanlama ve gerekçeli kararları kamuoyuna açıklandı mı?
Sunulan Hizmetler:
- Pazarlama, yönetim, üretim ve finansman danışmanlığı hangi uzmanlarla, hangi bütçeyle ve hangi takvimle verildi?
Asıl soru değişmiyor
Dosya derinleştikçe tablo daha net hale geliyor. Mesele birkaç kapalı işlik ya da münferit bir iddia değil. Asıl mesele, Van İŞGEM’in kuruluş amacından kopup kopmadığıdır.
Van kamuoyu artık şu soruya açık ve net bir yanıt bekliyor:
İŞGEM gerçekten girişimciyi büyüten bir iş kuluçkası mı, yoksa yıllardır sorgulanmayan bir düzenin ve ayrıcalıklı kişi ya da yapıların çıkar alanı mı?
Bu sorunun yanıtı yalnızca İŞGEM yönetimini değil; denetimle yükümlü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları da doğrudan ilgilendiriyor.








