Son dönemde inşaatlarda yaralanma ve ölümle sonuçlanan iş kazaları gündeme gelirken, şantiyelerde iş güvenliği önlemlerinin uygulanmasına dair uyarılar da önemini koruyor. İnşaat Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Mahfuz Arslan, kişisel koruyucu donanımların kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, iş güvenliğinin yalnızca işçiye ekipman verilmesiyle sağlanamayacağı uyarısında bulundu.

İnşaat, iş kazalarının yoğun yaşandığı sektörler arasında yer alırken, 2025 yılında Türkiye genelinde İnşaat, Yol işkolunda meydana gelen iş kazalarında 493 işçi hayatını kaybetti. Son dönemde inşaatlarda yaralanma ve ölümle sonuçlanan kazalar gündeme gelirken, baret, emniyet kemeri ve yaşam halatı gibi kişisel koruyucu donanımların kullanımı önem taşıyor.

Şehir dışında farklı şantiyelerde çalışan Vanlı inşaat işçilerinin de iş kazalarında hayatını kaybettiği olaylar yaşanırken, İnşaat Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Mahfuz Arslan, inşaat sahalarında baret, emniyet kemeri ve yaşam halatı gibi kişisel koruyucu donanımların kullanımının önemine değindi,

Arslan, inşaat sahalarında kişisel koruyucu donanımların yeterli düzeyde kullanılmadığını düşündüğünü belirterek, bazı durumlarda şantiye başladığında işveren tarafından gerekli ekipmanların tedarik edilmediğini, ekipmanların tedarik edildiği durumlarda ise kullanılmadığını ifade etti.

Is Guvenligi Onlem 1

“BİR İŞÇİYE BARETİ VEYA EMNİYET KEMERİ VERİP ‘TAK’ DEMEK İŞ GÜVENLİĞİ DEĞİLDİR”

Ekipmanların tedarik edildiği durumlarda da bunların kullanılmadığının görüldüğü durumlar olduğunu aktaran Arslan, şöyle konuştu:

“Kimi durumlarda şantiye başladığında işveren kişisel koruyucu donanımları tedarik etmediği için kullanılmıyor. Tedarik ettiğinde yine bariz kullanılmadığını görmekteyiz, bir işçiye bareti veya emniyet kemeri verip ‘tak’ demek iş güvenliği değildir. O işçinin güvenli çalışabileceği bir sistem kurmanız gerekiyor. Sağlam bir ankraj noktası, doğru kurulmuş yaşam hattı, uygun iskele, eğitim, saha denetimi ve gerektiğinde işi durdurabilecek bir sürdürülebilir yönetim anlayışı gerekiyor.”

İşçinin güvenli çalışabileceği bir sistemin kurulması gerektiğini belirten Arslan, bu sistemin birden fazla unsuru kapsaması gerektiğini ifade etti.

İş güvenliğinde denetim, iş sağlığı ve güvenliği kültürü ile maliyet yaklaşımının birbirini etkileyen unsurlar olduğunu dile getiren Arslan, yeterli denetimlerin gerçekleşmemesinin iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yeterince oluşmamasına neden olduğunu söyledi.

“İŞVERENLERİN DE KAÇIRDIĞI ÇOK BÜYÜK BİR NOKTA VAR”

İşverenlerin iş güvenliği önlemlerine ilişkin maliyet yaklaşımına da değinen Arslan, alınan önlemlerin maliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Arslan, iş kazası meydana geldiğinde ortaya çıkabilecek maliyetin daha yüksek olabileceğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu doğrultuda işverenlerin de kaçırdığı çok büyük bir nokta var; iş güvenliği önlemini maliyet görüyor fakat iş kazası meydana geldiğinde düşündüğü maliyetin belki onlarca katı kadar başka bir maliyetle karşılaşıyor. Bunu çok iyi bilmeleri ve mali gözle bakacaksa buna göre hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Kaynak: Fatma Öztürk