Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Van'da düzenlenen Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı’nın kapanış programında yaptığı konuşmada, Deveboynu Yarımadası'nın milli park olarak ilan edilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Yumaklı, Van Gölü Havzası'nın doğal mirasını korumaya yönelik çalışmaların yeni adımlarla devam edeceğini söyledi.

Van Gölü Havzası'nın yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın korunması gereken doğal miras alanlarından biri olduğunu ifade eden Yumaklı, havzanın sulak alanları, yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan yaşam alanları, milli parkları ve tabiat varlıklarıyla önemli bir ekosistem oluşturduğunu kaydetti.

Whatsapp Image 2026 07 21 At 19.37.59

“DEVEBOYNU YARIMADASI'NI MİLLİ PARK OLARAK ÜLKEMİZE KAZANDIRMAYA HAZIRLANIYORUZ”

Bugüne kadar yürütülen koruma çalışmalarıyla bu doğal zenginliğin güvence altına alındığını belirten Yumaklı, “Bu havza, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın dikkatle korunması gereken doğal miras alanlarından biridir. Sulak alanlarıyla, yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan yaşam alanlarıyla, milli parklarıyla ve tabiat varlıklarıyla, adeta yaşayan bir açık hava laboratuvarıdır. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz koruma çalışmalarıyla, bu zenginliği güvence altına aldık. Şimdi ise Deveboynu Yarımadası'nı Van'ın dördüncü milli parkı olarak ülkemize kazandırmaya hazırlanıyoruz. Amacımız yalnızca yeni koruma alanları ilan etmek değildir. Asıl hedefimiz; korumayı kalkınmayla, turizmle, bilimle ve yerel hayatla birlikte güçlendirmektir.” dedi.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Van 14. Bölge Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında üç milli park bulunuyor. Deveboynu Yarımadası'nın milli park ilan edilmesiyle birlikte alanın, bölge müdürlüğü himayesindeki dördüncü milli park olarak koruma statüsüne kavuşması bekleniyor.

Ayrıca çalıştay kapsamında ortaya konulan öneriler doğrultusunda; Van Gölü Havzası'nda güçlü yönetişim, bütünleşik planlama, dijital dönüşüm, doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir altyapı, toplumsal farkındalık ve ekonomik kalkınmayı esas alan bütüncül bir havza yönetim anlayışının hayata geçirilmesinin, havzanın ekolojik, sosyal ve ekonomik geleceği açısından öncelikli bir gereklilik olarak değerlendirildiği bildirildi.

Kaynak: Fatma Öztürk