Van Gölü’nün su seviyesindeki değişimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, gölün yeniden yükselmesinin kısa süreli yağışlarla gerçekleşebilecek bir durum olmadığını ifade etti.

Akkuş, Van Gölü’nün dünyanın en büyük sodalı gölü ve Türkiye’nin en büyük gölü olduğunu, aynı zamanda dünyanın en büyük mikrobiyalit oluşumlarına ev sahipliği yaptığını vurgulayarak, son yıllarda küresel iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle hem Van Gölü’nde hem de havzadaki akarsu ve barajlarda su kayıpları yaşandığını belirtti.

1007B842 1A40 4754 822C 169F96B6A997

“VAN GÖLÜ, DÜNYANIN EN BÜYÜK SODALI GÖLÜ…”

Göl seviyesindeki düşüşle birlikte daha önce su altında bulunan bazı tarihi kalıntılar ve mikrobiyalitlerin gün yüzüne çıktığını aktaran Akkuş, “Van Gölü’nün çekilmesi kısa sürede oluşmuş bir durum değil, oldukça uzun bir sürecin sonucu. Bu kadar geniş ve büyük bir ekosistemin yeniden eski seviyesine ulaşması da bir yıl içinde gerçekleşecek bir senaryo değil. Van Gölü, dünyanın en büyük sodalı gölü ve Türkiye’nin en büyük gölü olma özelliğini taşıyor.

Aynı zamanda dünyanın en büyük mikrobiyalit yapılarına da ev sahipliği yapıyor. Ancak son yıllarda küresel iklim değişikliği ve kuraklığın etkisiyle hem Van Gölü’nde hem de havzasındaki akarsu ve barajlarda ciddi su kayıpları yaşandığını gözlemliyoruz. Göl seviyesindeki düşüşle birlikte daha önce su altında kalan bazı tarihi kalıntılar ve mikrobiyalit oluşumları da gün yüzüne çıktı.” ifadelerini kullandı.

“BÖLGEDE YAĞIŞLI BİR DÖNEM YAŞANIYOR”

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2026 Su Yılı yağış değerlendirmelerine göre Van’da son 7 aylık dönemde son 23 yılın en yüksek yağış seviyesinin kaydedildiğini belirten Mustafa Akkuş, “Türkiye genelinde olduğu gibi bölgede de yağışlı bir dönem yaşanıyor.

Birçok su kaynağında doluluk artarken, su seviyelerinde de yükselmeler görülüyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2026 Su Yılı yağış değerlendirmelerine göre Van’da son 7 aylık dönemde son 23 yılın en yüksek yağış miktarına ulaşıldı. Ülke genelinde etkili olan bu yağışlarla birlikte meteorolojik kuraklığın şiddetinde de bir azalma söz konusu.” dedi.

“VAN GÖLÜ’NÜN GERİ ÇEKİLMESİ UZUN YILLARA YAYILAN BİR SÜREÇ”

Ayrıca önümüzdeki yaz döneminin de su seviyesi açısından belirleyici olacağını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, mevcut yağışların gölde belirgin bir yükselme oluşturmadığını ve çekilmenin görüldüğü kıyı bölgelerinde mikrobiyalitlerin halen yüzeyde bulunduğunu kaydederek şunları söyledi:

“Ama bu durum akıllara şu soruyu getiriyor: “Yoğun kar ve yağmur yağışı var, Van Gölü yükseliyor mu?” Van Gölü’nün geri çekilmesi uzun yıllara yayılan bir süreç, çok büyük bir ekosistemden bahsediyoruz; neredeyse Marmara Denizi’nin üçte biri büyüklüğünde. Bu nedenle sadece bir yıllık yağışlarla gölün hızlı bir şekilde yükselmesi beklenemez.

Üstelik gölün büyüklüğü, seviyedeki değişimin kısa vadede belirgin şekilde hissedilmesini de zorlaştırıyor. Önümüzde bir yaz dönemi var ve yaz sıcaklıkları da önemli bir etken olacak. Yağışlar Van Gölü’nde belirgin bir yükselme yaratmış değil. Göl çekildiği alanlarda ortaya çıkan mikrobiyalitler ise hala kıyı şeridi boyunca karada görülebiliyor.”

Kaynak: Fatma Öztürk