Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un bir doktor ile Kürt bir kadın arasında geçtiği ileri sürülen diyalogla ilgili anlattığı fıkra ve kullandığı ifadeler kamuoyunda tepki çekti. Söz konusu olayın ardından hakkında soruşturma başlatılan Koç, “Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum.” açıklamasında bulundu.
Van Barosu tarafından yapılan açıklamada ise, kamuoyuna yansıyan ifadelerin Kürt kimliğini aşağılayıcı, küçümseyici ve toplum nezdinde olumsuz algı oluşturucu nitelikte olduğu; ayrıca kadın kimliğini hedef alan cinsiyetçi söylemler içerdiği belirtildi.
Açıklamada, bu tür ifadelerin toplumsal barışa, eşit yurttaşlık ilkesine, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve insan onuruna zarar verdiği ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:
“Toplumun belirli bir kesimini etnik kimliği üzerinden alaya alan, aşağılayan veya değersizleştiren söylemler ile kadınları aşağılayan, cinsiyet temelli kalıp yargıları yeniden üreten ifadeler; toplumsal barışa, eşit yurttaşlık ilkesine, toplumsal cinsiyet eşitliğine ve insan onuruna zarar vermektedir. Özellikle kamuoyunda etkisi bulunan kişilerin kullandığı bu tür ifadeler, ayrımcılığı normalleştirme ve toplumsal önyargıları derinleştirme riski taşımaktadır. Kürt halkının kimliği, tarihi ve toplumsal varlığı üzerinden üretilen aşağılayıcı söylemler kabul edilemez. Aynı şekilde kadınların cinsiyetleri nedeniyle küçümsenmesi, alay konusu yapılması veya toplumsal yaşamda ikincil konuma iten söylemlere maruz bırakılması da kabul edilemez. Hiçbir halkın etnik kimliği nedeniyle, hiçbir bireyin ya da toplumsal kesimin de cinsiyeti nedeniyle hedef alınması demokratik toplum düzeni ve insan hakları değerleriyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu ifadelerin hukuki açıdan değerlendirilmesi ve gerekli soruşturmanın yürütülmesi amacıyla ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. Etnik kimliğe dayalı ayrımcılığın, nefret söyleminin, cinsiyetçi söylemlerin ve aşağılayıcı ifadelerin karşısında olmaya; eşitlik, insan onuru, toplumsal cinsiyet eşitliği ve birlikte yaşam ilkelerini savunmaya devam edeceğiz.”




