Türkiye Psikiyatri Derneği Üyesi Prof. Dr. Burhanettin Kaya, geçtiğimiz günlerde iki farklı ilde okullarda yaşanan olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşananların çocuk ve ergen ruh sağlığı başta olmak üzere eğitim hakkı, çalışan güvenliği ve toplumsal ruhsal iyilik hali açısından çok yönlü ele alınması gereken bir kriz durumu olduğunu belirten Kaya, özellikle ailelerin bu süreçte daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Bu tür olayların yalnızca doğrudan etkilenen kişilerle sınırlı kalmadığını ifade eden Kaya, olaylara dolaylı yoldan maruz kalan bireylerin de ciddi ruhsal etkiler yaşayabileceğini belirtti.
“OKULLAR, ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ VE DESTEKLEYİCİ ALANLAR OLMALIDIR”
Medya ve sosyal medyada olayların sunuluş biçimine de değinen Kaya, detaylı ve tekrar eden içeriklerin özellikle çocuklar ve ergenler üzerinde kaygıyı artırabileceğini ifade ederek, “Yaşananlar yalnızca bireysel değil, toplumsal etkileri olan bir durumdur. Okullar, çocuklar için güvenli ve destekleyici alanlar olmalı. Bu tür durumlar, öğrencilerin güven duygusunu, velilerin okula olan güvenini ve eğitim çalışanlarının işlerini sağlıklı şekilde sürdürmesini olumsuz etkileyebilir. Özellikle çocuklar ve ergenler, bu tür olaylara sık sık maruz kaldıklarında kendi okullarında da benzer bir durum yaşanabileceği kaygısı geliştirebilir.” şeklinde konuştu.
“KAMUOYUNA AKTARILMA BİÇİMİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Olayların ardından hızlı ve planlı bir psikolojik destek sürecinin gerekliliğine değinen Kaya, öğrencilerde korku, kaygı, dikkat dağınıklığı ve uyku sorunları gibi tepkilerin görülebileceğini belirterek, “Bu nedenle olayların kamuoyuna aktarılma biçimi büyük önem taşıyor. Abartılı, detaylı ve tekrar eden içerikler, özellikle hassas bireyler üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Bu süreçte daha dikkatli ve sorumlu bir dil kullanılması gerekir. Böyle durumların ardından hızlı ve planlı bir destek süreci önemli. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin yaşadığı duyguların anlaşılabilir olduğu anlatılmalı ve güven ortamı yeniden sağlanmalı. Bazı kişilerde korku, kaygı, dikkat sorunları ve uyku problemleri görülebilir. Bu belirtiler devam ederse mutlaka profesyonel destek alınmalı.” diye konuştu.
“AİLE-OKUL İŞ BİRLİĞİNİN ARTIRILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Ailelere de önemli görevler düştüğünü ifade eden Kaya, “Ailelerin çocuklarıyla açık, sakin ve yaşlarına uygun bir şekilde konuşması çok önemlidir. Okula dönüş süreci de dikkatli bir şekilde planlanmalı, rehberlik servisleri ve ilgili kurumlar birlikte hareket etmeli. Uzun vadede ise bu tür durumların önüne geçebilmek için daha kapsamlı çalışmalar yapılmalı. Okullarda ruh sağlığı desteklerinin güçlendirilmesi, risklerin erken fark edilmesi ve aile-okul iş birliğinin artırılması büyük önem taşıyor.”
Kaya, uzun vadede ise eğitim ortamlarında şiddetin önlenmesine yönelik kapsamlı politikaların geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.





