Van Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Nayif Süer, Van’da tarım ve hayvancılıkta verim düşüklüğünün yapısal bir sorun haline geldiğini söyledi. Süer, üretimde bilimsel yöntemlerin yeterince kullanılmaması, suyun yanlış yönetimi ve pazar erişimindeki sıkıntıların sektörü geriye ittiğini belirtti.

Süer, Güneydoğu ile Van arasındaki verim farkının çarpıcı boyutta olduğunu belirterek, Güneydoğu’da bir dekardan yaklaşık bir ton buğday ya da arpa alınabildiğini, Van’da ise bu rakamın 180–200 kilogram seviyesinde kaldığını ifade etti.

Whatsapp Image 2026 04 18 At 11.40.12

“BÖLGEMİZDE TARIMDAN MAALESEF YETERLİ VERİMİ ALAMIYORUZ”

Tarımdaki verim farkının yalnızca iklimle açıklanamayacağını söyleyen Süer, asıl sorunun bilinçsiz tarım uygulamaları olduğunu dile getirerek, “Biz bölgemizde tarımdan maalesef yeterli verimi alamıyoruz. Güneydoğu’daki çiftçilere sordum; bir dekardan neredeyse bir ton buğday ya da arpa alabiliyorlar. Bunun yanında saman ve diğer yem bitkilerinde de verim oldukça yüksek. Biz ise iki yılda; bir dekardan ancak 180–200 kilo ürün alabiliyoruz.” dedi.

Toprak analizi yapılmadan aynı gübre ve tohumun yıllardır kullanıldığını belirten Süer, bu durumun verimi doğrudan düşürdüğünü ve üretimde ciddi kayıplara yol açtığını kaydetti.

“NAKLİYE HEM MALİYETİ ARTIRIYOR HEM DE RİSK OLUŞTURUYOR”

Su yönetimine de işaret eden Süer, yıllardır süren kuraklığa rağmen vahşi sulamanın devam ettiğini, bunun hem toprağı yıprattığını hem de su kaynaklarını hızla tükettiğini kaydederek şunları söyledi:

“Yıllardır ciddi bir kuraklık yaşıyoruz ama suyu da verimli kullanamıyoruz. Vahşi sulama hem toprağa zarar veriyor hem de suyu boşa harcıyor. Artık daha kontrollü ve verimli sulama yöntemlerine geçmemiz gerekiyor. Hayvancılıkta da ciddi sorunlarımız var; yem bitkilerinin büyük kısmını dışarıdan, genellikle Güneydoğu’dan alıyoruz. Nakliye maliyetleri arttıkça hayvancılık da zorlaşıyor, oysa yayla ve meralarımız var; 4–5 ay boyunca düşük maliyetle hayvancılık yapabiliyoruz. Ancak kış şartları ağır olduğu için hayvanlarımızın büyük kısmını satmak zorunda kalıyoruz. Bu satışlarda da en yakın pazarlar Diyarbakır veya Antakya oluyor. Nakliye hem maliyeti artırıyor hem de risk oluşturuyor.”

“EN BÜYÜK PROBLEMİMİZ PAZAR”

Devlet desteklerinin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Süer, “Eskiden Et ve Süt Kurumu devreye girer, çiftçinin hayvanını uygun fiyattan alırdı. Şu an verilen fiyatlar piyasaya göre düşük kalıyor. Bu nedenle Et ve Süt Kurumu’nun yeniden daha aktif olması gerekiyor. Devletimizin güzel destekleri var; örneğin küçükbaş hayvan dağıtımı gibi projeler önemli. Ancak pazar sorunu çözülmeden bu destekler yeterli olmuyor, en büyük problemimiz pazar. Van-Şırnak kara yolu açılırsa bu konuda önemli bir adım atılmış olur. Özellikle Kuzey Irak’ta ciddi bir pazar var ama biz bundan yeterince faydalanamıyoruz. Nakliye maliyetleri yüzünden kendi bölgemizden değil, başka illerden hayvan alıp ihracat yapmak zorunda kalıyoruz. Bu yol açılırsa hem üretimimiz artar hem de pazar sorunumuz büyük ölçüde çözülür. Aynı zamanda turizm ve diğer sektörlere de katkı sağlar.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Kaynak: Fatma Öztürk – Mecnun Çali