Bitlis Eren Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Buğrul, önemli değerlendirmelerde bulundu. Buğrul, Urartulardan günümüze uzanan motiflerin, el işçiliğinin ve sanat anlayışının bölgenin tarihsel birikimini yansıttığını ifade etti.

Van ve çevresinde geçmişten bugüne taşınan geleneksel sanatların korunmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bitlis Eren Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Buğrul, bölgenin tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını ve bu birikimin sanat üretimine de yansıdığını dile getirdi.

Whatsapp Image 2026 05 11 At 13.43.56

Kadim sanatların kültürel miras açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Buğrul, geleneksel üretimlerin yalnızca bir zanaat alanı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.

“ÜRETMEK YETMİYOR; TOPLUMUN DA BU EMEĞE DESTEK OLMASI GEREKİYOR”

Urartulardan günümüze kadar ulaşan birçok motifin, işleme tekniğinin ve el sanatının bugün hala yaşamaya devam ettiğini söyleyen Buğrul, bölgedeki kültürel mirasın farklı alanlarda varlığını sürdürdüğünü ifade ederek şunları söyledi:
“Urartulardan günümüze kadar uzanan süreçte kullanılan motifler, işlemeler, taş ve ahşap sanatları, geleneksel el işçiliği ve farklı sanat anlayışları aslında bu medeniyetlerin izlerini bugüne taşıyor.

AA-20230902-32055619-32055607-VANDAKI_GARIBIN_TEPEDE_URARTULAR_DONEMINE_AIT_ANITSAL_YAPI_GRUBU_ORTAYA_CIKARILDI

Bu nedenle geleneksel sanatlara sahip çıkmak, aynı zamanda tarihimize ve kültürel kimliğimize sahip çıkmak anlamına geliyor. Bugün hala büyük emeklerle üretim yapan çok değerli sanatçılar ve sanatkarlar var. Ancak bu sanatların yaşayabilmesi için yalnızca üretmek yetmiyor; aynı zamanda toplumun da bu emeğe destek olması gerekiyor.

Çünkü kültürel miras, onu yaşatan insanlarla birlikte varlığını sürdürebilir. Eğer sanatçı desteklenmezse, bu birikimin gelecek kuşaklara aktarılması da zorlaşır. Oysa Anadolu’nun ve özellikle Van’ın sahip olduğu kültürel zenginlik, korunması gereken çok önemli bir miras niteliğinde.”

Van Akdamar Adasi Ren

“KADİM SANATLAR GELECEĞE DAHA SAĞLAM ADIMLARLA TAŞINMALI”

Sanat üretiminin uzun yıllara dayanan bir emek süreci içerdiğini söyleyen Buğrul, geleneksel sanatlarla uğraşan sanatçıların ve sanatkarların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Kültürel mirasın ancak onu sürdüren insanlar aracılığıyla geleceğe taşınabileceğini belirten Buğrul, “Van, tarihi boyunca farklı medeniyetlerin iz bıraktığı çok özel bir şehir. Bu yüzden burada ortaya çıkan sanat anlayışı da oldukça güçlü bir geçmişe dayanıyor.

Geleneksel motiflerden el sanatlarına kadar birçok unsur, bölgenin tarihsel kimliğini yansıtıyor. Özellikle genç kuşakların bu sanatlarla daha fazla buluşması ve bu alanlara yönlendirilmesi gerekiyor. Çünkü kadim sanatların geleceğe daha sağlam adımlarla taşınabilmesi için yeni kuşakların da bu kültürel mirası tanıması ve sahiplenmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Urartulara Baskenlik Yapmis Van Kalesi

“VAN’A GELEN İNSANLARIN BU KÜLTÜRÜ YAŞATAN SANAT ÜRETİMİNİ DE GÖRMESİ GEREKİYOR”

Kültür ve sanat alanının turizmle birlikte değerlendirilmesinin de önemli olduğunu söyleyen Buğrul, Van’a gelen ziyaretçilerin yalnızca tarihi yapıları değil, bölgedeki sanat üretimini ve geleneksel el sanatlarını da görmesi gerektiğini belirterek şunları aktardı:

“Aynı zamanda kültür ve sanatın turizmle birlikte değerlendirilmesi de önemli bir konu. Van’a gelen insanların yalnızca tarihi yapıları değil, bu kültürü yaşatan sanat üretimini de görmesi gerekiyor. Çünkü bir şehrin gerçek kimliği yalnızca taş yapılarda değil, o kültürü yaşatan insanların emeğinde ve sanatında da saklıdır.”

Ehmet Kusman Urartuca 3

Kaynak: Mecnun Çali – Fatma Öztürk