Gabriel García Márquez, 6 Mart 1927'de Kolombiya'nın Aracataca kasabasında doğmuştur. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Márquez, eğitim hayatına Kolombiya Ulusal Üniversitesi ve Cartagena Üniversitesi'nde hukuk ve gazetecilik okuyarak başlamıştır. 1948 yılında gazetecilik kariyerine adım atan Márquez, 1950 yılında Bogotá'da yayımlanan El Espectador gazetesinde Roma ve Paris muhabirliği yapmaya başlamıştır. 1958'de Kolombiya'ya dönerek, Caracas'ta gazetecilik yapmaya devam etmiştir. 1960 yılında Meksika'ya yerleşmiş ve burada senaryo yazarlığı ile gazetecilik faaliyetlerini sürdürmüştür. 1973'te Barcelona'ya yerleşen Márquez, yazarlık kariyerini burada hızlandırmıştır.
Márquez, Latin Amerika edebiyatında büyülü gerçekçilik akımının en önemli temsilcilerinden biri olarak tanınır. Edebiyatındaki zengin dil ve anlatım biçimleri, düzyazıya şiirsel bir hava katmıştır. İlk önemli eserlerinden biri olan Bir Kayıp Denizci (1947), gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmıştır; bu eserde, denizci Luis Alejandro Velasco'nun gemisinin batmasının ardından okyanusta bir salda on gün boyunca hayatta kalmaya çalışmasını konu alır.
Ancak yazarın dünya çapında tanınmasını sağlayan eser, 1967'de yayımlanan Yüzyıllık Yalnızlık olmuştur. Bu roman, García Márquez’in edebi kariyerini zirveye taşımış ve ona uluslararası bir şöhret kazandırmıştır. Kitap, Latin Amerika'nın tarihsel, toplumsal ve kültürel yapısını büyülü gerçekçilik aracılığıyla ele alırken, aynı zamanda aşk, ölüm ve yalnızlık gibi evrensel temaları da işlemektedir. Yüzyıllık Yalnızlık 50 milyondan fazla satmış ve 30 farklı dile çevrilmiştir. New York Times, bu eseri "Eski Ahitten sonra okunması gereken ilk edebiyat eseri" olarak tanımlamıştır.
García Márquez’in bir diğer önemli eseri ise Kolera Günlerinde Aşk (1985) olmuştur. Bu roman, Hollywood tarafından büyük ilgi görmüş ve film hakları için uzun yıllar süren bir mücadele sonucunda, 2007 yılında sinemaya uyarlanmıştır. Aynı şekilde, 1991'de yayımlanan Kırmızı Pazartesi adlı eseri de bir cinayetin ardındaki gizemi anlatır ve bu da sinemaya aktarılmıştır.
1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak, Latin Amerikalı yazarların uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkı sağlamıştır. Gabriel García Márquez, büyülü gerçekçiliği sadece edebiyatla sınırlı tutmayıp, aynı zamanda toplumsal ve politik temaları eserlerine entegre ederek, derinlemesine insanlık halleri ve Latin Amerika'nın özel koşullarını anlamamıza yardımcı olmuştur.
García Márquez, 17 Nisan 2014’te Meksika'da hayata gözlerini yummuştur. Edebiyat dünyasına kazandırdığı eserlerle ve benzersiz anlatım tarzıyla, hala dünya çapında büyük bir etki yaratmaktadır.