İnşaat Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Mahfuz Arslan, Van’ın iş kazası tablosunun yalnızca şehir sınırları içerisindeki veriler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, işçilerin başka illere gitme nedenlerinin ve gittikleri yerlerdeki iş sağlığı ve güvenliği koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 08 11 At 11.24.00

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Van’da 2025 yılında meydana gelen iş kazalarında 12 kişi yaşamını yitirdi. Ancak Van doğumlu olup çalışmak amacıyla başka illere giden ve burada iş kazası sonucu hayatını kaybeden işçilere ilişkin Van özelinde ayrı bir resmi istatistik bulunmuyor.

İnşaat Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Mahfuz Arslan, Vanlı işçilerin başka illerde yaşadığı iş kazalarının Van’daki gerçek tabloyu ortaya koymak açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“BAŞKA İLDE ÇALIŞAN VANLILAR…”

Vanlı işçilerin özellikle büyükşehirlerde inşaat sektöründe önemli bir emek gücü oluşturduğunu belirten Arslan, işçinin ailesinin ve sosyal hayatının Van’da olmasına rağmen geçimini sağlamak için başka bir yerde çalışabildiğini söyledi.

Arslan, “Türkiye’nin neredeyse tüm büyük şehirlerinin inşaat sektörünün emek skalasında Vanlı işçilerimizin temelden çatıya çok büyük bir emeği olduğunu söyleyebiliriz. Bir işçi Van’da doğmuş, ailesi Van’da yaşıyor, çocukları Van’da okuyor ve tüm sosyal ve ekonomik hayatını Van’ın sınırlarıyla biliyor ama ekmek parasını kazanmak için İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de veya başka bir şehirde çalışıyor.

O işçi bir gün iş kazası yaşayıp hayatını kaybettiğinde istatistikte Vanlı bir işçi olarak görünmüyor. Dolayısıyla Van’ın gerçek iş kazası tablosunu sadece Van sınırları içerisinde meydana gelen kazalara bakarak ölçemeyiz.” dedi.

“KİMSE ÜLKENİN EN DOĞUSUNDAN EN BATISINA GİTMEK İSTEMEZ”

Mevcut verilere göre iş kazalarında Van’da 12 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Arslan, başka illerde çalışırken yaşamını yitiren Vanlı işçilerin de aynı tabloya eklenmesi durumunda gerçek sayının bilinmediğini ifade etti.

Arslan, “Verilere göre geçtiğimiz sene iş kazaları kapsamında Van’da 12 kişi hayatını kaybetti. Peki Van’dan başka illere gidip hayatını kaybedenleri de aynı tabloya eklediğimizde sayı kaç olacak? Vanlı hemşerilerimiz emeklerini neden bu kadar başka kentlere taşıyor? İnsanlar arkasında ailesini yalnız bırakarak para kazanmak için ülkenin en doğusundan en batısına gitmek istemez.

Bu sorunun temelinde Van’ın sosyal ve ekonomik tablosu gözükmekte. Bu kadar genç nüfusun olduğu bir şehirde sanayileşmeden, turizmden, lojistikten, sınır ticaretinden, üretimden çok iyi olduğundan bahsetmiyorsak eğer gençleri Van’da tutamayız.” ifadelerini kullandı.

Van’daki ekonomik ve sosyal alanların gençlere yeterli istihdam imkanı sunması gerektiğini belirten Arslan, sosyal ve kültürel alanda yaşanan bazı sorunların da gençlerin başka illerde çalışmasına neden olduğunu söyledi.

“VANLI İŞÇİLERİMİZİN EMEĞİNİ VAN’DA TUTMAK ZORUNDAYIZ”

Yasaların açık olduğunu ancak denetim mekanizmalarının yeterince çalışmaması nedeniyle işverenlerin gerekli güvenlik önlemlerini almadığını savunan Arslan, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin bazı işverenler tarafından mali yük olarak görüldüğünü ifade etti.

Arslan, “Yasalar aslında çok açık fakat denetim mekanizmaları çalışmadığı için işveren yasalara uymuyor ve gerekli güvenlik önlemlerini almayı mali yük olarak görüyor. Öbür taraftan çalışan, iş sağlığı ve güvenliği kültürü oluşmadan şantiyede tedbir alınmamış bir alanda çalışıyor. Tüm bu sebepler eşliğinde Vanlı işçilerimizin vefat haberini almak abes kaçmıyor. Bizler bu tabloyu değiştirmek için öncelikle Vanlı işçilerimizin emeğini Van’da tutmak zorundayız.

Van’daki tüm kamu kurumları ve STK’lar bu konu üzerine kendi varlık sebebi üzerinden bir fizibilite raporu hazırlaması gerekir. Bu rapor eşliğinde gerekli sosyal ve ekonomik adımların atılması gerekiyor. İstihdam alanlarını tüm ticari sektörlerde açmak gerekiyor. İşin özü, biz Vanlı işçimizin gelecek kaygısını ortadan kaldırmamız gerekiyor.” dedi.

Vanlı işçilerin Van’da tutulamaması halinde ise iş sağlığı ve güvenliği kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, işçilerin başka illerde çalıştıkları şantiyelerdeki güvenlik koşullarını sorgulayabilecekleri mekanizmaların oluşturulması gerektiğini söyledi.

Kaynak: Fatma Öztürk