Van’da son günlerde Van Gölü ile dere ve çaylarda yaşanan boğulma vakaları yeniden gündeme gelirken, Van İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) vatandaşları suya girerken dikkatli olmaları konusunda uyardı. Van AFAD Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma Ekip Amiri Yavuz Sancak, Wanhaber’e yaptığı açıklamada bölgede boğulma vakalarının mevsimsel olarak farklılık gösterdiğini belirterek, özellikle 15 Haziran’dan sonra Van Gölü’nde yaşanan vakalara işaret etti.
Bölgede boğulma vakalarının belirli dönemlerde yoğunlaştığını ifade eden Sancak, özellikle bahar aylarında akarsu ve nehirlerde, yaz döneminde ise Van Gölü’nde riskin arttığını söyledi.

“BİZ GENELDE BU DÖNEME ‘BOĞULMA SEZONU’ DERİZ”
Boğulma vakalarının saniyeler içerisinde meydana gelebildiğini belirten Sancak, vatandaşların öncelikle yüzmeyi öğrenmesi gerektiğini ifade etti.
Sancak, “Biz genelde bu döneme ‘boğulma sezonu’ deriz ve maalesef bu bir mesleki tabir haline geldi. 15 Nisan itibariyle bölgede akarsu ve nehirlerde, özellikle kar sularının erimesiyle birlikte coşan akarsu ve nehirlerimizde genelde 8-10 yaşındaki, hatta daha küçük yaştaki çocukların suya kapılması veya su kenarında hayvanları otlatan ya da su kenarında bir şeyleri yıkarken birilerinin suya kapılıp boğulmasıyla sonuçlanan çok fazla görev var. Bu görevlerimiz 15 Nisan’da başlar, 15 Haziran’a kadar aralıksız bir şekilde devam eder. Zap Suyu, Murat Nehri, Botan Çayı gibi bölgelerde bu görevlerimiz oluyor.” dedi.

“VAN GÖLÜ GEÇ SOĞUYOR”
Van Gölü’nün geç soğuyan bir su yapısına sahip olduğunu belirten Sancak, yaz sonu ve sonbahar döneminde de vatandaşların göle girmeye devam ettiğini söyledi.
Sancak, “Özellikle 15 Haziran’dan sonra hem havanın hem de Van Gölü suyunun ısınmasıyla birlikte göl içerisinde maalesef genelde akşama doğru ihbarlar düşer. Boğulma tehlikesi geçirenler, açılıp da geri gelemeyenler, rüzgarla beraber sürüklenen vatandaşlar oluyor, bunlara müdahale etmeye çalışırız. Van Gölü suyu geç soğur, Eylül ayında bazen hava soğuk olmasına rağmen gölün suyu hala sıcak olabiliyor. Vatandaşlarımızın çoğu bunu bildiği için, özellikle dışarıdan gelenler gölün suyundan faydalanmaya devam ediyor. Ancak havanın serinlemesine rağmen suyun sıcak olması vatandaşları yanıltabiliyor. Kontrolü elden bıraktığımız zaman maalesef bu tür sorunlarla karşı karşıya kalabiliyoruz.” diye konuştu.
Sancak, özellikle Mollakasım, Ayanıs ve Amik bölgelerinde dip akıntılarının bulunduğunu belirterek, rüzgarlı havalarda vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.

“YÜZME BİLEN HERKES BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN BİRİNİ KURTARAMAZ”
Sancak, yüzme bilmeyenlerin boylarını aşan sularda yüzmemesi, kıyıdan fazla uzaklaşmaması ve rüzgarlı havalarda açılmaması gerektiğini de vurgulayarak, ayrıca yemek yedikten hemen sonra suya girilmemesi, kondisyonu yeterli olmayan kişilerin açılmaması ve su içerisinde tehlikeli hareketlerden kaçınılması gerektiğini belirtti.
Boğulma tehlikesi geçiren bir kişiyi kurtarmak için yüzme bilmenin tek başına yeterli olmadığını da ifade eden Sancak, “Yüzme bilen herkes boğulma tehlikesi geçiren birini kurtaramaz. Çünkü boğulan kişi, can havliyle kendisine uzatılan eli tutup sizi de aşağı çekebilir. Bu nedenle ‘Ben yüzme biliyorum, boğulan kişiyi kurtarırım’ düşüncesi kesin doğru değil. Böyle bir durumda bilinçsizce suya girmek, kurtarmaya çalışırken ikinci bir kişinin de tehlikeye girmesine neden olabilir.” dedi.
Sancak, boğulma tehlikesi yaşayan kişiye doğrudan müdahale etmek yerine can simidi, can yeleği veya benzeri malzemelerin kullanılmasını, mümkünse cankurtaran bulunan alanlarda yüzülmesini istedi. Ayrıca çocukların su kenarında mutlaka yetişkin gözetiminde tutulması, rüzgarlı havalarda deniz yatağı, deniz simidi ve benzeri şişme materyallerle acımamak gerektiği dile getirildi.




