SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, yapılan bir çalışmanın sonuçlarına değinerek uykunun sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Konu ile ilgili yapılan çalışmaya atıfta bulunan Sarıkaya; “Neredeyse ömrümüzün üçte birini uykuda geçiriyoruz. Gün geçtikçe bu alandaki çalışmalar artıyor ve uykunun sağlığımızdaki önemi daha fazla ön plana çıkıyor. Artık biliyoruz ki uyku süresi kadar, uyku kalitesi ve düzenliliği de önemli. UK Biobank verilerinin kullanıldığı, 95.559 kişinin medyan 8,9 yıl izlendiği geniş ölçekli gözlemsel çalışmada, uyku özellikleri ile 156 farklı hastalık/sağlık sonucu arasında anlamlı ilişkiler saptandı. Çalışmanın önemli yönlerinden biri, uyku verilerinin yalnızca kişilerin “kaç saat uyuyorsunuz?” şeklindeki anket veya öz bildirimlerine dayanmamasıydı. Katılımcıların uyku uyanıklık paternleri bileğe takılan ivmeölçer (wrist accelerometer) ile objektif olarak kaydedildi. Böylece uyku süresinin yanı sıra REM uykusu, derin uyku, uyku sürekliliği ve uyku düzensizliği gibi özellikler değerlendirildi.” dedi.

Remzi̇ Sarikaya Van

Sarıkaya, dikkat çekici ilişkiler arasında şu hastalıkları sıraladı;

“• Kalp yetersizliği

• Atriyal fibrilasyon

• İskemik kalp hastalığı

• Tip 2 diyabet

• Demans ve Alzheimer hastalığı

• Parkinson hastalığı

• Majör depresif bozukluk

• Anksiyete bozuklukları

• Uyku apnesi

• Osteoartrit

gibi kardiyovasküler, metabolik, nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar yer aldı. Kalp damar sağlığı açısından bulgular özellikle dikkat çekici. Uyku özelliklerinin kalp yetersizliği, atriyal fibrilasyon ve iskemik kalp hastalığı gibi önemli kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olduğu görüldü. Özellikle daha yüksek REM uyku oranı, çok sayıda hastalığın daha düşük insidansı ile ilişkiliydi. Örneğin daha fazla REM uykusu kalp yetersizliği ile ters yönde ilişkiliydi (HR 0,74). Bu bulgu, REM uykusunun kalp yetersizliğini önlediği anlamına gelmiyor; ancak uyku mimarisi ile kardiyovasküler sağlık arasındaki ilişkinin düşündüğümüzden daha önemli olabileceğine işaret ediyor.”

Sarıkaya, yapılan çalışmaya ilişkin şunları paylaştı; “Benzer şekilde kısa ve düzensiz uyku; hipertansiyon, obezite, diyabet ve diğer kardiyometabolik risk faktörleriyle de ilişkilendiriliyor. Otonom sinir sistemi aktivitesi, inflamasyon, metabolik değişiklikler ve sirkadiyen ritim bozukluğu bu ilişkinin olası mekanizmaları arasında araştırılıyor.

Uyku Sağlığı

Çalışmada ayrıca;

• 5 saatten kısa uyku, çok sayıda olumsuz sağlık sonucu ile ilişkiliydi.

• Uyku süresi ile 86 hastalık arasında doğrusal olmayan ilişki saptandı.

• Bunların 69’unda en düşük risk bölgesi ağırlıklı olarak 6–8 saatlik uyku aralığında görüldü.

• Daha yüksek REM uyku oranı, 83 hastalığın daha düşük insidansı ile ilişkili bulundu.

• REM uykusu ile kalp yetersizliği (HR 0,74), demans (HR 0,54) ve Parkinson hastalığı (HR 0,20) arasında ters yönlü ilişkiler bildirildi.

Ancak önemli bir bilimsel ayrım var: Bu çalışma gözlemseldir. Saptanan ilişkiler nedenselliği kanıtlamaz. Bununla birlikte giderek artan bilimsel veriler bize önemli bir mesaj veriyor: Kalp sağlığımızı konuşurken artık sadece tansiyon, şeker, kolesterol, sigara, beslenme ve egzersizi değil; uykumuzu da konuşmalıyız.”

Kaynak: Ramazan Çetin