Van’da okullar öncesi hazırlıklar sürerken, kırtasiyelerde raflar yeni sezon için hazırlandı. Kırtasiye esnafı, kırtasiyeler dışında farklı alanlarda faaliyet gösterenlerin de kırtasiye malzemesi satmasına tepki gösterdi. Kırtasiye esnafı Musa Erörs, okul sezonunda denetimlerin artırılmasını istedi.
Van’da kırtasiye sektöründe faaliyet gösteren esnaf Musa Erörs, sektörün yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erörs, işletmelerin belirli faaliyet alanlarında uzmanlaşması gerektiğini ifade etti.

“BİZİM EN BÜYÜK SIKINTILARIMIZDAN BİRİ…”
Kırtasiye esnafı Erörs, okul sezonunda dönemsel olarak kırtasiye ürünleri satan işletmelerin sektörde faaliyet gösteren esnaf açısından sorun oluşturduğunu söyledi.
Erörs, “Türkiye'de artık herkes herkesin işini yapmaya çalışıyor, bu durum birçok sektörde olduğu gibi kırtasiye sektöründe de ciddi sorunlara neden oluyor. Kırtasiye sektöründe de herkesin kendi işini yapması gerekiyor. Başka illere ve yurt dışına baktığımızda, bizim kadar herkesin her işi yaptığı bir sistem görmüyoruz. Şu anda yaklaşık 28 çalışanım var, bu insanların geçimini sadece kırtasiye sektöründen sağlıyoruz. Ancak okul sezonunda dönemsel olarak bu işi yapan çok sayıda esnaf ortaya çıkıyor, bizim en büyük sıkıntılarımızdan biri de bu.” dedi.

“HER İŞLETMENİN BİR ANA FAALİYET ALANI OLMALI”
Büyük marketlerin farklı ürün gruplarını aynı anda satışa sunduğunu belirten Erörs, bu konuda işletmelerin ana faaliyet alanlarının belirlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Bir işletmenin ana faaliyet alanının dışında satış yaptığı ürün gruplarının belirli oranlarla sınırlandırılabileceğini ifade eden Erörs, “Bir başka önemli sorun ise büyük marketlerin birçok farklı sektörde faaliyet göstermesi.
Bir market; züccaciye, hırdavat, mobilya, kırtasiye ve daha birçok ürün grubunu aynı anda satabiliyor, bununla ilgili düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Her işletmenin bir ana faaliyet alanı olmalı, örneğin ana faaliyet alanı züccaciye olan bir işletmenin mağazasının belirli bir bölümünü bu işe ayırması, diğer ürün gruplarının da belirli oranlarla sınırlandırılması düşünülebilir.

Daha da önemlisi, mesleklerin belgeli hale getirilmesi gerekiyor, bir kişi kırtasiyeciyse, bununla ilgili bir belgesi olmalı. Ticaret Bakanlığı veya ilgili kurumlar tarafından işletmeler denetlenmeli ve herkes kendi uzmanlık alanında faaliyet göstermeli. Kampanyalar konusunda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor, biz bir kampanya yaptığımızda stoklarımızı yüksek tutuyoruz. Ancak bazı işletmeler çok az sayıda ürün üzerinden kampanya yapıyor ve bunu büyük bir indirim gibi sunuyor.” diye konuştu.
“FİYAT KADAR KALİTE VE İHTİYAÇ DA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALI”
Geçtiğimiz yıl çok sayıda öğrencinin kırtasiye ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olduklarını belirten Erörs, ürün seçiminde fiyat kadar kalite ve ihtiyacın da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Çocukların kitap okuma alışkanlığının artırılması gerektiğini belirten Erörs, “Sorunların çözümü için ilgili kurumların adım atması gerekiyor, bu yalnızca kırtasiye sektörünün problemi değil. Her sektör kendi alanında uzmanlaşmalı ve işletmelerin faaliyet alanları belirli kurallara bağlanmalı.

Denetimlerin artırılması, kalitesiz ve sahte ürünlerin önüne geçilmesi, işletmelerin kendi faaliyet alanlarında çalışmasının sağlanması ve tüketicinin bilinçlendirilmesi sektörün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Biz de tüm bu zorluklara rağmen işimizi en iyi şekilde yapmaya, çocukların sağlığını ve müşterilerimizin memnuniyetini ön planda tutmaya devam edeceğiz.”





