Esat Oktay Yıldıran, 15 Şubat 1949 doğumlu Türk askeri ve 12 Eylül Darbesi sonrası dönemin tartışmalı figürlerinden biridir. Kıbrıs Barış Harekâtı'nda görev almış ve Diyarbakır Cezaevi'nde İç Güvenlik Komutanı olarak atanmıştır. Ancak, görev yaptığı dönemdeki işkence iddialarıyla gündeme gelmiş, ölümünün ardından yıllar boyu tartışılan bir figür olmuştur.
Yıldıran, 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı’na katıldıktan sonra 1981-1983 yılları arasında Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde güvenlik amiri olarak görevlendirildi. Bu dönemde, cezaevinde PKK’nın kurucularından Kemal Pir, Mazlum Doğan gibi isimlerin de bulunduğu 30’dan fazla tutuklu hayatını kaybetti. Ayrıca, Yıldıran’ın uyguladığı disiplin ve cezalandırma yöntemleri, cezaevindeki mahkûmlara yönelik işkenceyle ilişkilendirilen bir dizi skandala yol açtı. Cezaevindeki “Co” adında bir Alman çoban köpeğiyle ilgili iddialar da öne çıkmıştı; bu köpeğin, tutukluları zorla selamlatmak ve cinsel organlarını ısırmalarını sağlamak için eğitildiği söylenmiştir.
1980'lerin başında, Diyarbakır Cezaevi'ndeki görevi sona erdikten sonra Yıldıran, İstanbul'da görev yapmaya başladı. İstanbul 23. Piyade Tümeni’nde binbaşı olarak tabur komutanı olarak görev yaptı. Ancak, bu dönemde de adı sık sık tartışmalı olaylarla anıldı.
Esat Oktay Yıldıran, 22 Ekim 1988’de Ümraniye Sarıgazi’deki askerî lojmanlarının önünde bir suikasta kurban gitti. Eşi ve çocuğuyla birlikte halk otobüsüne binerken, iki saldırgan tarafından açılan ateş sonucu vurularak hayatını kaybetti. PKK, Yıldıran’ın ölümünü üstlendi ve onu "Cellat" olarak tanımlayarak öldürülmesinin intikamını aldıklarını belirtti. Suikastı düzenleyenler, otobüsten inip kaçarak kayıplara karıştılar. Yıldıran’ın ölümünden sonra, o dönemdeki İstanbul Emniyet Müdürü, olayla ilgili yaptığı açıklamada, "Binbaşı otobüs içindeyken, sivil elbiseyle vuruluyor" diyerek, suikastın düzenlendiği anı detaylandırmıştı.
Yıldıran’ın öldürülmesi sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı tarafından "çok kıymetli bir subay" olarak anıldığı ve onun, daima bu şekilde hatırlanacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte, öldürülmesinin ardından Yıldıran'ın adı zamanla tartışmalara da yol açtı. 2010 yılında, Fatih’teki Şehitler Parkı’nda adı bulunan anıttaki ismi, AK Parti milletvekillerinin tepkisi üzerine Fatih Belediyesi tarafından kaldırıldı. Yıldıran’ın adının silinmesi, ülke genelinde geniş yankı uyandırdı.
Ölümünden sonra Yıldıran’ın oğlu Timuçin Yıldıran, gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’ya açtığı dava ile, babasına hakaret ettiği gerekçesiyle ceza kazanmasını sağladı. Aynı şekilde Nagehan Alçı da bu suçtan dolayı cezalandırıldı.
Yıldıran, Türk Silahlı Kuvvetleri Hizmet Övünç Madalyası ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Övünç Madalyası gibi ödüllere layık görülmüş bir isimdi. Ancak, geçmişteki işkence iddiaları ve 12 Eylül dönemiyle ilişkili suikast sonucu öldürülmesi, onu Türk siyasi tarihinde karmaşık bir figür olarak bırakmıştır.