Sait Faik Abasıyanık, 18 Kasım 1906 tarihinde Adapazarı’nda dünyaya geldi. Çocukluğunun büyük bir kısmı da bu şehirde geçti. Babası, ünlü keresteci ve ticaretle uğraşan Mehmet Faik, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlık nedeniyle devlet tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Aynı zamanda, Adapazarı belediye başkanlığı yapmış bir isimdir. Annesi ise Hacı Rıza Efendi’nin kızı olan Makbule Hanım’dır.
Sait Faik doğduğunda ona "Mehmet Sait" adı verilmiştir, ancak ilerleyen yıllarda babasının adını kullanmaya başlamıştır. Soyadı Kanunu çıktıktan sonra ailesinin lakabından esinlenerek "Abasıyanık" soyadını almış ve ailesi, Abbasızadeler olarak biliniyordu.
1910 yılında, babasının Karamürsel'e tayini nedeniyle Sait Faik Abasıyanık ve ailesi Karamürsel’e yerleşirler. Burada üç yıl kaldıktan sonra tekrar Adapazarı’na dönme kararı almışlardır. İlkokul eğitimini Adapazarı’nda özel bir okul olan Rehber-i Terakki Okulu’nda almaya başlayan Sait Faik, aynı zamanda burada yabancı dil eğitimi de görmüştür. Ailesinin zenginliği ve toplumdaki konumları nedeniyle çevresi tarafından "Burjuva Çocuğu" olarak da tanınmıştır. Ancak çocukluk yıllarında, ailesinin boşanması, onun hayatındaki önemli dönüm noktalarından birini oluşturmuştur. Ardından bir süre Düzce, Bolu ve Hendek’te yaşadı. Yunan işgalinin etkisiyle sık sık yer değiştirmek zorunda kalmış, ancak işgalin sona ermesiyle tekrar doğduğu şehir olan Adapazarı’na dönmüştür.
Lise eğitimi için İstanbul’a gelmiş ve İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenim görmeye başlamıştır. Ancak, okulda arkadaşlarıyla birlikte hocalarına yaptığı bir şaka nedeniyle okuldan atılmak zorunda kalmıştır. Bunun ardından, liseye Bursa Erkek Lisesi’nde devam etmiş ve burada eğitimini tamamlayarak mezun olmuştur. İstanbul’a geri döndüğünde, edebiyatla olan ilgisi artmış ve yazmaya başlamıştır. Yazdığı eserler, çevresindeki insanlar tarafından büyük ilgiyle karşılanmıştır.
Üniversite için İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne kaydolan Sait Faik, ikinci sınıfta okulu terk etme kararı almış ve bu kararını dil öğrenmeye olan ilgisinden kaynaklandırmıştır. Uygurca diline olan merakı, onu okuldan ayrılmaya sevk etmiştir. O dönemde yazdığı eserler, dönemin en önemli gazetelerinden biri olan Hür Gazetesi'nde yayımlanmış ve edebiyat dünyasında adını duyurmaya başlamıştır.
Sait Faik Abasıyanık’ın hayatı, sürekli bir arayış ve değişim içinde geçmiştir. Hem edebiyat hem de dil öğrenme tutkusuyla şekillenen bu süreç, onu Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri yapmıştır.