Mahir Ünsal Eriş, Çanakkale’de doğmuş, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Bandırma’da geçirmiştir. Arkeoloji ve tarih alanlarında eğitim alan Eriş, edebiyat dünyasına yalnızca kendi eserleriyle değil, farklı dillerden yaptığı çevirilerle de katkı sağlamıştır. Sylvain Chomet ve Nicolas de Crécy imzalı Leon, Bryndís Björgvinsdóttir’dan Savaşı Bitiren Sinek, David Lozano’dan Zaman Hırsızı, Etgar Keret’ten Uzun Yeleli Kedi Çocuk, Amos Oz’dan Yahuda’ya Göre İncil ve Lewis Carroll’ın klasik eseri Alice Harikalar Diyarında gibi pek çok kitabı Türkçeye kazandırmıştır. Ayrıca Nicoletta Costa’nın sevilen çocuk kitaplarını da dilimize çevirmiştir.

Eriş, 2013 yılında yayımlanan Olduğu Kadar Güzeldik adlı eseriyle Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’na layık görülerek edebiyat çevrelerinde güçlü bir yer edinmiştir. İlk hikâye kitabı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde (2012), çocukluk anılarının izini süren, taşra yaşamını canlı ve samimi bir dille anlatan öykülerden oluşur. Yazar, bu kitapta gündelik hayatın küçük ayrıntılarını; mahalle kültürünü, eski alışkanlıkları ve nostaljik unsurları renkli bir anlatımla resmeder.

Olduğu Kadar Güzeldik’te ise daha hüzünlü ama umut ışığını kaybetmeyen karakterlere odaklanır. Sokakların sesi, müziğin yankısı ve sıradan insanların hayatları, yazarın kendine özgü diliyle yeniden hayat bulur. 2015 tarihli romanı Dünya Bu Kadar, anılar, tesadüfler ve geçmişin izleri etrafında şekillenen çok katmanlı bir anlatı sunar; farklı hikâyeleri bir araya getirerek geniş bir roman örgüsü kurar.

Benim Adım Feridun (2016), hayata sığamayan bir karakterin iç dünyasını işlerken, aynı zamanda sinemaya uyarlanarak daha geniş kitlelere ulaşmıştır. 2017’de yayımlanan Öbürküler ise geçmiş ile bugün arasında gidip gelen, toplumsal hafızayı ve kaybolan hayatları konu edinen bir roman olarak öne çıkar.

Yazar, sonraki yıllarda yeniden öykü türüne yönelmiş ve 2019’da Kara Yarısı ile Sarıyaz adlı kitaplarını yayımlamıştır. Kara Yarısı, insan doğasının karanlık yönlerine; kıskançlık, hırs ve içsel çatışmalara odaklanırken, Sarıyaz birbirine bağlı öyküler aracılığıyla küçük bir sahil kasabasındaki insanların hayatlarına ışık tutar.

Şair Haydar Ergülen, Eriş’in edebiyatını değerlendirirken onun metinlerinde farklı zamanların iç içe geçtiğini ve güçlü bir anlatım enerjisinin hissedildiğini vurgular. Mahir Ünsal Eriş, gündelik hayatın içinden çıkan karakterleri, hem hüzünlü hem de umut dolu bir bakışla ele alan anlatımıyla çağdaş Türk edebiyatının dikkat çeken isimlerinden biri olarak kabul edilir.