Willy Brandt, 18 Aralık 1913’te Lübeck’te, bir tezgahtar kadının gayri meşru çocuğu olarak dünyaya geldi. Asıl adı Herbert Ernst Karl Frahm’dır. Annesinin etkisiyle genç yaşta sosyalizmle tanışan Brandt, 14 yaşında SPD’nin yerel yayın organı Lübecker Volksbote’ye yazılar yazmaya başladı. 16 yaşında SPD’nin gençlik örgütü S.A.J’a üye olurken, bir yıl sonra SPD’ye katıldı. 1931’de partiden ayrılan sol kanadın kurduğu SAP’a geçti ve 1932’de liseyi tamamladı.
Mart 1933’te, SAP’ın Dresden’de illegal düzenlediği kongreye “Willy Brandt” kod adıyla katıldı. Tutuklanma ihtimali üzerine bir balıkçı teknesiyle Danimarka üzerinden Norveç’e kaçtı. Norveç’te hem Norveç İşçi Partisi içinde çalıştı hem de Almanya’daki SAP ile irtibatını sürdürerek illegal yayınlar ulaştırdı. 1936’da Berlin’e geçerek SAP’ın hücre örgütlenmesini güçlendirdi, ardından İspanya İç Savaşı sırasında POUM ile bağlantı kurmak için İspanya’ya gitti ve Haziran 1937’de tekrar Norveç’e döndü. 1938’de Nazi rejimi tarafından Alman vatandaşlığından çıkarıldı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya, Norveç’i işgal edince Brandt, gerçek kimliği anlaşılmasın diye Norveç askeri üniforması giydi. Yakalanıp kısa süre esir tutulduktan sonra serbest bırakıldı ve tarafsız İsveç’in başkenti Stockholm’e geçerek Norveç direnişi için çalıştı. 1942’de eski SAP kadrolarıyla birlikte SPD’ye dönme kararı aldı. İskandinav sosyalistlerinin pragmatist ve reformist anlayışı, Brandt üzerinde derin bir etki bıraktı.
Savaş sonrası Almanya’ya dönen Brandt, Norveç İşçi Partisi gözlemcisi olarak görev yaptı ve 1947 sonunda yeniden Alman vatandaşlığına kavuştu. 1948’de Norveçli eşinden ayrılarak tekrar evlendi. SPD’de sağ kanatta yer alarak Almanya’nın uluslararası kapitalist sistemle yeniden entegrasyonunu savundu. 1958’de Berlin SPD örgüt başkanlığına seçilen Brandt, önce şehir meclis başkanlığı ardından Berlin Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. 1961 seçimlerinde SPD’nin başbakan adayı oldu ve partinin oyunu %31’den %36’ya çıkararak önemli bir başarı elde etti, ancak seçilemedi.
1964’te SPD Genel Başkanlığı’na seçilen Brandt, 1966’da SPD ile Hristiyan Demokratlar arasında kurulan Büyük Koalisyon’da Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı oldu. Bu dönemde Amerika’dan bağımsız bir Avrupa politikası geliştirmeye çalıştı, Doğu Avrupa ve özellikle Doğu Almanya ile ilişkileri geliştirmek için yoğun çaba sarf etti. 1968 seçimlerinin ardından SPD-FDP koalisyonunda Almanya Başbakanı oldu.
Brandt, Ostpolitik (Doğu Politikası) alanında öncülük ederek 1970’te Federal ve Demokratik Almanya hükümetleri arasında kapsamlı işbirliğine ön ayak oldu ve SSCB ile Saldırmazlık Paktı imzaladı. 1971’de Varşova’da, Nazi döneminde katledilen Polonyalı Yahudiler anısına yapılan anıt önünde diz çökerek dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Aynı yıl, doğu-batı geriliminin azaltılmasına yaptığı katkılar nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.
1974’te danışmanı Günther Guillaume’un Demokratik Alman ajanı olduğu ortaya çıkınca Başbakanlıktan istifa eden Brandt, fiilen partinin “Onur Başkanlığı” konumuna çekildi. 1979’da geçirdiği kalp krizinin ardından karısından ayrıldı ve 1984’te SPD sol kanadından genç bir kadınla evlendi. 1980’lerde partide etkinliğini yeniden artıran Brandt, Yeşillerle koalisyondan yana oldu ve ABD öncülüğünde tırmandırılan Soğuk Savaş gerilimi ile nükleer silahlanmaya karşı tavır alarak partinin sol kanadını destekledi.
Almanya’nın efsanevi sosyaldemokrat lideri Willy Brandt, 8 Ekim 1992’de Sosyalist Enternasyonal Başkanı olarak hayata veda etti.