Luciano Pavarotti, 1935 yılında İtalya’nın Modena kentinde dünyaya geldi ve 20. yüzyılın en önemli opera sanatçılarından biri olarak kabul edildi. Müziğe olan ilgisi çocuk yaşlarda, babası Fernando ile birlikte yer aldığı yerel koro çalışmaları sayesinde başladı. Gençlik yıllarında babasıyla birlikte Galler’e yaptığı bir koro turnesi, onun sahneyle tanışmasında önemli bir dönüm noktası oldu. Burada katıldığı Llangollen Uluslararası Koro Yarışması’nda elde ettikleri başarı, Pavarotti’nin profesyonel müzik kariyerine yönelmesinde etkili oldu.

Başlangıçta öğretmenlik mesleğine hazırlanmasına rağmen, aldığı vokal eğitimleri sayesinde operaya yöneldi. Arrigo Pola ve Ettore Campogalliani gibi önemli isimlerden dersler alarak kendini geliştirdi. 1961 yılında katıldığı uluslararası bir yarışmada elde ettiği başarı, onun opera dünyasında tanınmaya başlamasını sağladı. Aynı yıl Modena’da sahnelenen La Bohème operasında Rodolfo rolüyle profesyonel sahne kariyerine adım attı.

Kariyeri boyunca dünyanın birçok ülkesinde; Avrupa, Amerika, Asya, Afrika ve Avustralya’da sayısız konser verdi ve geniş bir uluslararası üne kavuştu. Sanat yaşamının ilerleyen dönemlerinde Modena’da genç yeteneklerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla bir müzik okulu kurdu.

Pavarotti, yalnızca sahne performanslarıyla değil, sosyal sorumluluk projeleriyle de tanındı. Her yıl düzenlenen “Pavarotti & Friends” yardım konserleriyle farklı ülkelerdeki savaş mağdurları ve ihtiyaç sahipleri için bağış topladı. Bosna Savaşı sonrasında Mostar’da kurulan Pavarotti Müzik Merkezi ile genç müzisyenlere eğitim imkânı sağlanmasına katkıda bulundu; bu çalışmaları nedeniyle Saraybosna tarafından fahri hemşehrilikle onurlandırıldı.

Türkiye ile de sanatsal bir bağ kuran Pavarotti, 1960’lı yıllarda İstanbul’da sahnelenen La Bohème operasında Rodolfo rolüyle kısa süreli de olsa Türk seyircisiyle buluştu.

Uzun yıllar pankreas kanseriyle mücadele eden sanatçı, 6 Eylül 2007 tarihinde Modena’daki evinde hayatını kaybetti. Opera dünyasında güçlü sesi, yorum gücü ve sahne karizmasıyla “modern dönemin en büyük tenorlarından biri” olarak anılmaya devam etmektedir.