AÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. İbrahim Atmaca, kış mevsimi öncesinde evlerde ısıtma sistemlerinin daha güvenli ve tasarruflu kullanımına yönelik bakım ve kontrollerin aksatılmaması uyarısında bulundu. Prof. Dr. İbrahim Atmaca, bireysel ısıtmada kullanılan kombi ve merkezi sistemlerdeki kazanların kış mevsimine hazırlanması gerektiğini, kontrollerin ısıtma giderlerini azaltacağının altını çizdi.
'BAKIM, CİHAZIN ÖMRÜNÜ UZATIR'
Bakım ve enerji verimliliğinin cihazın ömrünü doğrudan etkilediğini kaydeden Atmaca, “Doğal gazın yanmasıyla ortaya çıkan enerji, kombi veya kazan içerisindeki ısı transfer yüzeylerinden ısıtma suyuna aktarılır. Zaman içerisinde bu yüzeylerin su tarafında oluşabilecek kireç ve tortu, yanma gazları tarafında birikebilecek kurum ve partiküller ısı geçişini olumsuz etkiler.
Bunun sonucunda yakıttan elde edilen enerjinin daha küçük bölümü ısıtma suyuna aktarılırken daha büyük bölümü baca gazlarıyla dışarı atılabilir" dedi.
Özellikle kazanlarda kireçlenme ve kirlenmenin durumuna bağlı olarak verim kaybının yüzde 5 düzeyine ulaşabileceğini aktaran Prof. Dr. Atmaca, "Kireç, tortu ve kurum birikimleri yalnızca enerji verimliliğini olumsuz etkilemez, zaman içerisinde eşanjör ve kazan borularında aşırı sıcaklıklar, korozyon ve malzeme hasarlarıyla birlikte delinme ve arızalara da zemin hazırlayabilir.
Dolayısıyla düzenli bakım, enerji ekonomisinin yanı sıra cihaz ömrü ve işletme güvenliği açısından da önemlidir. Özellikle merkezi kazanlı sistemlerde bakım sırasında emniyet ventilleri, yanma ve alev kontrol sistemleri ile diğer güvenlik elemanlarının çalışır durumda oldukları kontrol edilmeli, kazan dairesinin havalandırılması ve baca sistemi de ihmal edilmemelidir" diye konuştu.
'BAKIM İLE PERİYODİK KONTROL AYNI ŞEY DEĞİLDİR'
Merkezi sistem kazanlarında bakım ile periyodik kontrolün aynı işlem olmadığını aktaran Atmaca, kazanın bakımının yapılmış olmasının, periyodik kontrolünün de yapıldığı anlamına gelmediğini kaydetti. Atmaca, “Bakım cihazın düzgün, verimli ve güvenilir çalışmasını sürdürmesine yönelikken, periyodik kontrolde ekipmanın güvenli kullanılmaya uygun olup olmadığı mevzuatta belirlenen esaslara göre değerlendirilir.
Bu nedenle apartman ve site yöneticilerinin yalnızca 'kazanımızın bakımını yaptırdık' demekle yetinmemeleri, kazanların mevzuatın gerektirdiği periyodik kontrollerinin de zamanında yaptırılmış olmasına dikkat etmeleri gerekir" dedi.
'ISITMA SİSTEMLERİ DOĞRU KURULMALI'
Atmaca, bireysel ısıtmada kombinin bakımı kadar sistemin doğru projelendirilmesi ve işletilmesinin de enerji tüketimini etkilediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Yoğuşmalı kombilerde düşük dönüş suyu sıcaklıkları cihazın baca gazındaki su buharının yoğuşma enerjisinden daha fazla yararlanmasını sağlar. Doğal gazlı sistemlerde yaklaşık 55 derece dönüş suyu sıcaklığı bu açıdan önemli bir eşiktir. Dönüş sıcaklığı bu değerin altına indikçe yoğuşmadan yararlanma ve dolayısıyla verim artar. Ancak yoğuşmalı kombiden yüksek verim elde etmek yalnızca doğru cihaz seçimine bağlı değildir.
Radyatörlerin uygun büyüklükte seçilmesi, tesisatın doğru boyutlandırılması ve sistemin uygun su sıcaklıklarında çalışabilecek şekilde tasarlanması gerekir. Örneğin radyatör yüzey alanının yetersiz olması durumunda ortamı istenen sıcaklığa getirebilmek için daha yüksek su sıcaklıkları gerekebilir ve bu da yoğuşmadan elde edilebilecek verim avantajını azaltabilir. Bu nedenle ısıtma sistemlerinin kurulumu ve yenilenmesinde mühendislik hizmeti alınması önemlidir."
'SICAKLIĞI 1 DERECE DÜŞÜRMEK YÜZDE 10 TASARRUF SAĞLAR'
Enerji tüketimini belirleyen bir diğer önemli unsurun ise iç ortam sıcaklığı olduğuna işaret eden Atmaca, ortam sıcaklığının 1 derece düşürülmesinin yıllık ısıtma enerjisi tüketiminde yüzde 5-10 düzeyinde tasarruf sağlayabileceğini söyledi. Tasarrufun binanın yalıtımına, dış ortam sıcaklığına, kullanım şekline ve ısıtma sistemine göre değiştiğini belirten Atmaca, gereğinden yüksek iç ortam sıcaklığının enerji tüketimini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.
Atmaca, “Oda termostatları ve termostatik radyatör vanalarının doğru kullanılması önemlidir. Radyatörlerin önünün mobilya, perde veya dekoratif kaplamalarla kapatılmaması da ısı transferinin sağlıklı gerçekleşmesi açısından dikkat edilmesi gereken basit ama etkili önlemler arasındadır" diye konuştu.
'VERİMLİ KULLANIM DAHA DÜŞÜK EMİSYON DEMEK'
Kullanılan enerjinin yalnızca ekonomik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini, kullanılmayan her birim enerjinin atmosfere bırakılmayan emisyon olduğunu dile getiren Atmaca, “Önümüzdeki dönemde elektrifikasyon ve özellikle yüksek verimli ısı pompalarının binalarda daha yaygın kullanılacağını öngörüyoruz. Ancak mevcut yapı stokumuzda kombi ve kazanlar daha uzun süre kullanılmaya devam edecek.
Bu nedenle geleceğin düşük karbonlu ısıtma teknolojilerine hazırlanırken bugün kullandığımız sistemleri de mümkün olan en güvenli, verimli ve ekonomik şekilde işletmeliyiz. Bir ısıtma cihazının sadece çalışıyor olması, doğru, güvenli ve verimli çalıştığı anlamına gelmez. Isıtma sezonu başlamadan kombilerin bakımlarının, merkezi sistem kazanlarının ise bakımlarının yanında gerekli periyodik kontrollerinin yaptırılması ihmal edilmemelidir" dedi.





