Yaz ayları ile birlikte serinlemek isteyen vatandaşlar Van Gölü çevresindeki piknik ve yüzme alanlarına yöneliyor. Gölün bazı noktalarında görülen akıntılar ve yüzme sırasında yaşanabilecek ani sağlık sorunları nedeniyle her yıl boğulma vakaları yaşanırken, bir kaç gün önce de Van Gölü’nde yaşanan boğulma vakalarıyla birlikte, yapılan uyarılar yeniden gündeme geldi.
Van Denizi Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Üyesi Cankurtaran Erhan Çalışkan, Van Gölü’nde yüzme alanlarında cankurtaran hizmetinin yetersiz olduğunu belirterek, yüzme imkânının bulunduğu özellikle plaj niteliğindeki alanlarda cankurtaranların görev yapması gerektiğini söyledi.
Çalışkan, toplu olarak kullanılan yüzme alanlarında cankurtaranların hem yüzme bilen hem de bilmeyen vatandaşlar açısından önemli olduğunu kaydetti.

“CANKURTARAN HİZMETİNİN YETERSİZ OLMASI ÖNEMLİ BİR GÜVENLİK SORUNU”
Çalışkan, yüzme konusunda deneyimli kişilerin de su içerisinde termal şok, kramp, yorgunluk veya ani sağlık sorunları yaşayabileceğine işaret ederek, “Van’ın yüzmeye uygun noktalarında cankurtaran hizmetinin yetersiz olması önemli bir güvenlik sorunu oluşturuyor.
Yüzme imkânının bulunduğu, özellikle plaj niteliği taşıyan alanların tamamında cankurtaranların görev yapması gerekiyor. Cankurtaranlar, toplu olarak kullanılan yüzme alanlarında hem yüzme bilen hem de bilmeyen vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor.
Çünkü yüzme konusunda deneyimli kişiler dahi su içerisinde termal şok, kramp, yorgunluk veya ani sağlık sorunları yaşayabiliyor. Bu nedenle yalnızca yüzme bilmeyen kişilerin değil, iyi yüzücülerinin de cankurtaran desteğine ihtiyacı bulunuyor.” dedi.

“ÖZELLİKLE HAFTA SONLARINDA YÜZME ALANLARI YOĞUN KULLANILIYOR”
Van Gölü çevresindeki yüzme alanlarının özellikle hafta sonlarında yoğun şekilde kullanıldığını belirten Çalışkan, “Genellikle hafta sonlarında Van Gölü çevresindeki yüzme alanları yoğun şekilde kullanılıyor. Bu bölgelerde akıntı da önemli bir risk oluşturuyor.
Özellikle rüzgârın etkili olduğu dönemlerde Çarpanak Adası gibi bölgelerde akıntının arttığı görülüyor. Gerekli tedbirler alınmadığı sürece bu akıntılar ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Akıntıya kapılan bir yüzücünün panik yapması ise durumu daha da zorlaştırıyor. Kişi paniklediğinde sağlıklı düşünmekte ve doğru hareket etmekte zorlanıyor, kurtulmaya çalışırken kısa sürede fazla enerji kaybedebiliyor.
Bu nedenle akıntıya kapılan bir yüzücünün öncelikle sakin kalması ve enerjisini koruması büyük önem taşıyor. Panik yapmamak, su içerisinde hayatta kalma ve kurtulma ihtimalini artıran en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.” diye kaydetti.
“SUYA ANİ GİRİŞ TERMAL ŞOKA NEDEN OLABİLİR”
Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte vatandaşların Van Gölü çevresindeki piknik alanlarına ve sahil niteliğindeki bölgelere yöneldiğini belirten Çalışkan, “Van’da yaz aylarının gelmesiyle birlikte her yıl ne yazık ki boğulma vakalarıyla karşı karşıya kalıyoruz. Hava sıcaklıklarının artmasıyla vatandaşlar özellikle Van Gölü çevresindeki piknik alanlarına ve sahil niteliği taşıyan bölgelere yöneliyor.
Bu noktada yüzme konusunda yeterli bilinç düzeyinin bulunmaması da önemli bir risk oluşturuyor. Vatandaşların bir kısmı suya girdikten sonra akıntı, suyun ani şekilde derinleşmesi veya rüzgârın oluşturduğu dalga etkisi gibi riskleri yeterince dikkate almıyor. Özellikle ani şekilde suya girmek vücutta termal şok etkisine neden olabilir. Bunun yanı sıra kramp, yorgunluk ve panik gibi durumların bir araya gelmesi boğulma riskini artırabiliyor. Bunun yanında bölgelerdeki altyapı ve denetim eksiklikleri de dikkat çekiyor.
Düzenli, planlı ve denetlenen plajların sayısının artırılması gerekiyor. Mavi Bayraklı alanlar da dahil olmak üzere birçok noktada sürekli görev yapan cankurtaran sistemi bulunmuyor. Cankurtaran hizmetinin mevsimlik olarak yürütülmesi durumunda dahi özellikle yoğun dönemlerde görev yapan personel sayısının artırılması önem taşıyor.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
“CANKURTARAN HİZMETİNİN ARTIRILMASI GEREKİYOR”
Bölgelerdeki altyapı ve denetim eksikliklerine de değinen Çalışkan, düzenli, planlı ve denetlenen plajların artırılması gerektiğini söyledi.
Birçok noktada sürekli görev yapan cankurtaran sisteminin bulunmadığını belirten Çalışkan, “Özellikle hafta sonlarında ailelerin çocuklarıyla birlikte bu alanlara yoğun şekilde gelmesi nedeniyle güvenlik önlemlerinin kapsamlı şekilde ele alınması gerekiyor. Buradaki sorun yalnızca boğulma vakalarıyla sınırlı değil. Otopark düzeni, trafik akışı ve yönlendirme eksiklikleri de vatandaşların güvenliğini tehdit edebiliyor.
Bazı bölgelerde araçların gelişigüzel park edilmesi hem yaya güvenliği hem de yol güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bu nedenle vatandaşların su güvenliği konusunda bilinçlendirilmesinin yanı sıra yüzme alanlarının da daha planlı ve düzenli hale getirilmesi gerekiyor. Cankurtaran hizmetinin yaygınlaştırılması, uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve düzenli denetimlerin yapılması, yüzme alanlarında güvenliğin sağlanması açısından önem taşıyor.”
Çalışkan, vatandaşların su güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi, yüzme alanlarının daha planlı ve düzenli hale getirilmesi, cankurtaran hizmetinin yaygınlaştırılması, uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve düzenli denetimlerin yapılması gerektiğini vurguladı.





