Van Gölü’nde son dönemde yaşanan boğulma vakaları, gölde güvenlik önlemlerinin artırılması konusunu yeniden tartışmaya açtı. Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Van İl Başkanı Rasim Sayğın, özellikle boğulma vakalarının sık yaşandığı bölgelerde cankurtaran görevlendirilmesi ve sahil güvenlik botlarının devriye sayısının artırılması gerektiğini belirtti.
Van Gölü’nde yaşanan boğulma vakaları gölün geniş coğrafi yapısı, akıntılar ve kıyı yapısından kaynaklanan çeşitli risklerle birlikte meydana gelirken, gölün Marmara Denizi’nin yaklaşık üçte biri büyüklüğünde olması nedeniyle su yüzeyinde ve dipte güçlü ve öngörülmesi zor akıntılar oluşabiliyor.

Kıyı yapısının da yüzücüler açısından risk oluşturabildiği ifade edilirken, bazı bölgelerde suyun sığ görünmesine rağmen kıyıdan birkaç adım sonra derinliğin hızla arttığı belirtiliyor. Gölü besleyen akarsuların oluşturduğu ani sıcaklık değişimleri de yüzücülerde kramp riskini artırabiliyor.
“VAN GÖLÜ’NDE YAŞANAN BOĞULMA VAKALARI CİDDİ BİR SORUN”
Van Gölü’nün yaklaşık bin 650 metre rakımda bulunması da yüzücülerin daha kısa sürede yorulmasına neden olabilecek faktörler arasında gösteriliyor. Akıntıya kapılan kişilerin panik yaparak doğrudan kıyıya ulaşmaya çalışması ise kısa sürede güç kaybına yol açabiliyor.
HÜDA PAR Van İl Başkanı Rasim Sayğın, gölün bazı bölgelerinde akıntı, gelgit ve su hareketlerinin bulunduğunu belirterek, “Van Gölü’nde yaşanan boğulma vakaları ciddi bir sorun, gölün bazı bölgelerinde akıntılar, gelgitler ve su hareketleri bulunuyor. Öncelikle vatandaşların yüzmek açısından tehlikeli olan bölgeler konusunda doğru şekilde bilgilendirilmesi gerekiyor.

Hem Van’da yaşayan vatandaşların hem de dışarıdan gelen insanların bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını düşünüyorum. Boğulma vakalarının sık yaşandığı noktalarda cankurtaranların görevlendirilmesi ve sahil güvenlik botlarının devriye sayısının artırılması gerekiyor. Özellikle hafta sonlarında tek bir botun devriye gezmesi yeterli değil. Bir boğulma vakasının meydana gelmesi, haber verilmesi ve ekiplerin olay yerine ulaşması arasında geçen süre kritik önem taşıyor.” dedi.
“ŞERİT SİSTEMİ, GEREKLİ GÖRÜLEN DİĞER SAHİLLERDE DE UYGULANABİLİR”
Güvenlik önlemlerinin sınırlandırılmaması gerektiğini dile getiren Sayğın, belediyelerin sorumlu oldukları bölgelerde yüzme alanlarını belirlemesi ve güvenlik şeritleri oluşturması gerektiğini söyleyerek şu sözleri kaydetti:
“Bu görevlendirmelerin yalnızca hafta sonlarıyla sınırlı kalmaması gerekiyor. Belediyelerin de sorumlu oldukları bölgelerde yüzme alanlarını belirlemesi ve güvenlik şeritleri oluşturması önemli. Daha önce bazı sahillerde uygulanan yüzme alanlarını belirleyen şerit sistemi, gerekli görülen diğer sahillerde de uygulanabilir. Alınan tüm tedbirlere rağmen kazalar yaşanabilir, ancak belediyeler, sahil güvenlik, aileler ve vatandaşlar olarak üzerimize düşen tedbirleri en üst seviyede almamız gerekiyor. Özellikle çocuklar ve yüzme bilmeyen kişiler konusunda ailelerin daha dikkatli olması gerekiyor. Gerekli güvenlik önlemlerinin en üst seviyede alınması gerektiğini düşünüyorum.”





