1. HABERLER

  2. ONE EKONOMİ

  3. Van TB Gitti, Yerine Van TBB Geliyor!
Van TB Gitti, Yerine Van TBB Geliyor!

Van TB Gitti, Yerine Van TBB Geliyor!

One Ekonomi’nin bu haftaki konuğu Van Ticaret Borsası Başkanı Enver Memduhoğlu. Van TB’nin en genç isimlerinden olan Başkan Memduhoğlu ile Borsanın 2016 projelerinden, VOTAŞ’a kadar birçok konuyu ele aldık.

A+A-

Uğur Tunçdemir - Burhan Ergin
WanHaber.com  / One Ekonomi

WanHaber.com'un One Ekonomi sayfasının sorularını yanıtlayan Başkan Memduhoğlu borsadaki iç huzurun hiç olmadığı kadar sağlandığını, üye sayısının her geçen gün daha da yükseldiğini ve 2016 yılının yatırım yılı olduğunu söyledi. Geçmiş yönetimin 14 yılda borsaya kazandıramadığı Muş’u yoğun bir çalışmayla 1 ay gibi kısa bir sürede Van TB’ye kazandıran Memduhoğlu, bölgenin en büyük yatırımlarından biri olacak olan soğuk hava deposu projesinde de sona yaklaşıldığının müjdesini verdi. TRB2 bölgesine hizmet verdiklerini söyleyen Memduhoğlu; akreditasyon sürecinin başladığını, Van Ticaret Borsası'nın (Van TB) artık Van Ticaret Bölge Borsası (Van TBB) konumuna geldiğini söyledi.

İşte Enver Memduhoğlu ile yaptığımız o röportaj…

Sürekli tartışmalarla gündeme gelen Van TB'de neler oldu? İç huzur sağlanabildi mi?

Geçmiş dönemlerde odamızda çok az üye (45 üye) olduğu için hep kendi içinde dönmüş bu konu, başkanlık seçiminde de yönetimde de hep aynı adamlardı. Dışarıdan alınan kişiler olmadığı için Van Ticaret Borsası’ndaki karmaşıklığın ana sebebi şuydu; bir-iki kişinin hamleleriyle bazen dengeler değişebiliyordu. Bu da üyelerin az olmasından kaynaklanıyordu. Üye sayısı arttıkça dengelerde değişti. Her şeye rağmen şuan hiç olmadığı kadar Van Ticaret Borsası içinde iç huzur sağlanmış durumda. O badireler atlatıldı. Muhalefetin olması gereğini düşünenlerden biriyim. Bazen yanlış bir şeye karar versek bile arkadaşlarımız bizi uyarıyor. Bize göre doğru, onlara göre yanlış olan bir şey varsa bir kez daha müzakere ediyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse bizde başkancılık yok, borsada herkes kardeşçe çalışıyor. Biz bir takımız ve buradaki çaycımızdan tut, burada çalışan herkesin görüşünü önemsiyoruz ve fikirlerine danışıyoruz. 

Van TB’nin en genç başkanısınız. Genç olmanız avantaj mı? Dezavantaj mı?

Her alanda genç, yetenekli ve girişken insanların önünün açılması lazım. Genellikle genç kişiler daha enerjik ve daha girişimci oluyor. Başkan deyince herkesin kafasında yaşlı ve göbekli bir insan figürü şekilleniyor, şekillenmemeli. Bir yeri yönetmek için genç veya yaşlı olmanın önemi yok. Önemli olan işi başarıyla yönetebilmektir, çünkü yönetemediğin hiçbir şey senin değildir. Biz gençler amatör ruhla saldırıp çok profesyonel işler çıkarabiliyoruz. Ben genç oluşumu avantaj olarak görüyorum.

Van TB’nin Üye Sayısı Kaç?

Devraldığımız zaman 45 üyemiz bulunuyordu. Aktif bir çalışmanın ardından şuan üye sayımızı 300’lere kadar çıkardık. Dediğim gibi 14 yıllık borsa bir kapalı kutuydu. Şimdi artık gerçek faaliyet yapan, gerçekten ekonomiye bir şeyler kazandırmaya çalışan, esnafımız ve tüccarımız kendini güvende hissettiği bir borsa var. Hızla büyüyoruz, yaptığımız yatırımlar ve çalışmalarla büyümeye devam edeceğiz.

Yerel medyada çok sık sizleri göremiyoruz. Dikkatimizi bir şey çekti neden Van TSO ile aynı kareye girmekten kaçınıyorsunuz? 

Bizim Van’daki hiçbir STK’yla bir sorunumuz yoktur. Biz tüm kuruluşlarla gayet iyi anlaşıyoruz yalnız konu birey olmamak kaydıyla. Van TB ne derse o olur veya Van TSO ne derse o olur gayesi olmaması lazım. Van’daki bütün STK’ların ortak hedefi Van olmalıdır. Van Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı İbrahim Şahin beye Van için birlik sekretaryası kurulsun önerisinde bulundum. Kendisi de bu öneriyi benimsedi. Yani bir konuyu borsa olarak veya ticaret odası olarak dile getirdiğimiz zaman göreceği pay birdir ama sekretarya olarak Van ile ilgili konuları getirip müzakere edersek ortak bir akılla bence daha güzel bir istişare olur. Dediğimiz gibi bizim ne Van TSO nede başka bir odayla hiçbir sorunumuz yok. Diğer konumuza geçecek olursak ben basına söylemle değil, eylemle çıkarım. Yakın zamanda hizmete girecek projelerimiz var. O zaman basını davet edip demeç veririz. Yaptığımız çalışmaları hayata geçirdiğimizden emin olduktan sonra basınla paylaşırız.  Muş ve Hakkâri illerini Van’a bağladık. Şuan balcılıkla ilgili projelerimiz var, YYÜ ile ortak çalıştığımız alanlar var. İddialıyız balda tescilli bir marka olacağız. Ben projelerle gündeme gelmek istiyorum. Yoksa ben her gün medyaya çıkıp bir söylem yapmamın anlamı yok ve mantıklı da bulmuyorum. 

Geçmiş yönetim hiçbir şey yapmasa bile borsaya bir bina kazandırdı. Sizin yönetimin Van TB’ye neler kazandırdı ve Van TB'nin 2016 projeleri neler?

Biz Toprak, Bitki ve Sulama Suyu Analiz Laboratuvarı’nı kurduk. Bölgenin en büyük soğuk hava deposunu kuruyoruz. Yaklaşık 3 Milyon TL’lik bölgeye hitap edecek bu depo şuan proje aşamasında. Mesela bu yıl Gevaş’ta bütün elmalar çürüdü. Sebzecilikte saklanılacak bir yer yok. Biz bütün Van’a hitap edecek çok devasa bir soğuk hava deposu kazandırıyoruz. Bunun yanında meyve fideciliği projemiz var, bu da çok önemlidir. Fidelerimizi alıp bağlantılarımızı kurduk. Projelerimiz de hazır ve zaten 1 Mart’ta startını veriyoruz. Tabi en büyük projemiz bizim Van’a Muş’u kazandırmamızdır. Van gibi bir kaynak il göç verirken, biz borsa olarak göç aldık. Biz Hakkâri’yi aldıktan sonra 14 yıllık yönetim Muş için kaç defa müracaat ettilerse de alamamıştılar. Biz 1 aylık yoğun bir müzakere sonucunda gerek TOBB ile gerek Muş’taki esnaflara hizmetimizi anlatarak gittik ve en son Muş’u bize bağladılar. Bu da Van için VOTAŞ’tan çok daha iyi bir yatırımdır, çok çok büyük bir yatırımdır. Orada şu an bir çalışanımız hizmet veriyor.

3-442.jpg

Bir başka projemiz 1 Mart itibariyle bir danışmanlık şirketiyle anlaşarak, buradaki üreticiye ve çiftçilerimize danışmanlık hizmeti vereceğiz. Van Ticaret Borsası buna öncülük yapacak. Proje danışmanlık hizmetimizde mesela dışarıdan gidip projesini bin liraya çizerse, en az yüzde 25 daha ucuza bu hizmeti sağlayacağız ve bu hizmetimiz sürekli devam edecek. Aynı zamanda Allah nasip ederse biz Nisan ayı itibariyle hububat laboratuvarı kuruyoruz. En geç 1 Mayıs’ta faaliyete geçecek. Şuan onun analizi yapılıyor, istişare toplantıları düzenliyoruz. Şimdi üreticilerimiz buğdayını A fabrikaya götürdüğü zaman örneğin maliyetine 500 lira gösteriyor. Hâlbuki o üreticimizin buğdayı belki daha fazla para eder. Aslında üretici emeğinin gerçek karşılığını alamıyor. Biz onun için bu hububat analiz laboratuvarını kuruyoruz. Köylü amcalarımız gelecek 5 saniyede emeğinin gerçek değerini öğrenecek. Bu vesileyle çiftçilerimiz buğdayını gerçek değerinde satacak. Laboratuvarımızda 9 tane hububatla ilgili analizler yapılacak. Bu projemiz ile bölgedeki en büyük eksiklik ortadan kalkacak. Tabi bu sadece Van için yapılmıyor, bu TRB2 kapsamına giriyor. Aslında biz her el attığımız işi TRB2 kapsamına alıyoruz. Bu hizmetlerimiz Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri illerini kapsıyor. Bizim Van için çok güzel projelerimiz var. Biz göreve geldiğimizden bu yana (7 aylık süreç) gündeme söylemle değil, eylemle girmeyi istiyoruz. Her adımımızı kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyoruz. Borsa dergimizin ilk sayısı çıktı. Bundan sonra yılda 3 defa bu dergimizi çıkarıp projelerimizi halkımızla paylaşacağız. Kısacası biz çok şeffaf bir STK olacağız. Yaptıklarımız her şeyi kamuoyuna duyuracağız. Biz nitelendirdiğimiz yatırım hizmetlerimiz gerçekleşmeyecekse biz bunu paylaşmayız. Van için el ele vererek güzel işler yapacağız. Bir hizmet olacaksa biz bunun projesini, alt yapısını hazırlar öyle kamuoyuna duyururuz. Bu anlamda Allah nasip ederse biz “YATIRIM ZAMANI” diye bir söylemle çıkacağız. Biz bu yaptıklarımızla il ekonomisine katkı sunmak istiyoruz. Bunun içinde elimizden geleni yapıyoruz.

Muş sizin için neden önemliydi?

Muş tarımsal bakımdan çok büyük bir mera alanına sahiptir. Gerek şeker pancarının yetiştirilmesi, gerek diğer meracılık ve hayvancılıkla ilgili hemen hemen Van kadar büyük işlerin döndüğü bir il olduğu için. Muş, TRB2 bölgesinde başıboş bir durumdaydı. Yani herkes farklı illere gidiyordu. Bizlerde 1 aylık yoğun bir sürecin ardından Muş’u Van’a kazandırdık. Bu kazanımla biz Van Ticaret Borsası’nın geleceğini garanti altına aldık. Bu bizim için çok önemliydi. Çalıştık ve başardık. 

Önümüzdeki seçimlere bir hazırlık var mı?, aday olmayı düşünüyor musunuz?

Benim aday olup olmamam veya başkasının olup olmaması önemli değil. Ben burada olduğum müddetçe sadece bir tek ilkem vardır, o da hizmettir. Burada olursak biz Allah’ın izniyle projelerimizi hayata geçireceğiz. Şu an seçimle ilgili her hangi bir çalışmamız yok. 

Van Tarım ve Hayvancılık şehri olmasına rağmen son zamanlarda çok geriledi. Bu sorunun çözümü için bir projeniz var mı? 

Maalesef bugüne kadar yapılan her şey çatıdan yapılarak başlanmıştır. Yani devlet bir destek vermişse bunu desteği veren kurum iyi takip edememiştir. Bir işe başlanıldığı zaman bu dönemde, dönem artık bilgi satma dönemidir. Yani ben şimdi para versem herkes gider bir bakkal açar ama bakkalı açmadan önce bilgi sahibi olman gerekir. Bu bölgede tarım ve hayvancılıkta gelişi güzel yatırımlar yapılmış ve bilinçli bir tarım olmamış. Yani bizden önceki yönetim gerçek kişilere tarım ve hayvancılıkla ilgili doğru bilgiler satmamış. Dolayısıyla gelişi güzel bir tarım ve hayvancılıkla ilgili çalışma olduğu için elde edilen bir kaynak, bir başarı yok. Biz ziraat mühendislerimizi borsamıza bu yüzden aldık. Fidelerimizi niye hep ön plana atıyorum? Burada köylülerimiz gidip gelişi güzel her sene 200-300 dal fidan ekiyor ve kuruyor. Bunun önüne geçmek için hem sertifikalı fidesini alacak, hem de o sertifikaya ait devlet buna bir destekleme hibeleri verecek. Kısacası köylü ne ektiğini bilecek. O toprağını getirip laboratuvarda analiz edecek. Analiz sonucunda toprağına neler ekebileceğini daha iyi bilecek. Tarım ve hayvancılıkta projelerimizle gericiliği önlüyoruz ve ileriki süreçlere bakıyoruz. Burası bakir bölge olduğu için geri dönüşü 2-3 yıl sonra gelir. Yaptığımız bu hamlelerin geri dönüşleri ileriye yöneliktir. 

VOTAŞ'ta neler oluyor? VOTAŞ'ın tüm hisseleri kime satıldı?

Şimdi VOTAŞ dışarıdan hisse alır, hisse satar ibaresi vardır. Tamamen eski yönetimin hazırladığı bir sözleşmedir. VOTAŞ’ta vaat edilen bir yatırım yapılmış ancak 2011 yılından sonra depremden ve ekonomik krizlerden dolayı yatırıma biraz ara verildi. VOTAŞ’ın hisselerini Van Büyükşehir Belediyesi satın aldı. VOTAŞ’ın arazisi yüzde 100 borsaya aittir. Şu an işletme hakkını belediye aldığı için henüz bir temasımız olmadı. Orası tarım ve hayvancılığın dışında kullanılamaz. Bu aşamada belediyede geri kalan yatırımı tamamlayacaktır. 

Van-Et ve Et Balık Kurumu verimlilikte istenilen düzeyde mi?

Et Balık Kurumu an itibariyle olması gerektiği düzeyde değildir. Özellikle Et Balık’ta düzenli bir şekilde hayvan temin olmuyor. Devlet Et Balık Kurumu’na Alaköy’de yer tahsis etti ve binasa yakın zamanda başlanacak. Tabi Et Balık Kurumu eskisi gibi aktif çalışmıyor. Bununda sebebi hem tesislerin olmaması, hem yeteri kadar kesimin yapılmamasıdır. Yine ekonomiye bağlı sebeplerde bunlardan bir tanesidir. Van-Et de ilk zamanlar çok güzel faaliyetler gösterdi ama son zamanlarda aldığımız bilgiler Van-Et’inde tam kapasiteli çalışmadığını, bunun sebebini de mutlaka Van-Et’in yönetiminin araştırması gerekiyor. Eğer pazarda bir kayıpları varsa nedeni sorgulanmalı. Van-Et aslında Van’ın gözbebeğiydi. Türkiye’de bilinirliği, kalitesi her zaman gündemdeydi. O ivmeyi kazandırması için bence yeniden alt yapıyı ve yeni bir ekip oluşturması lazım. Ben Van-Et’e sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum. 

4-369.jpg

Türkiye genelindeki et fiyatlarının yüksekliğine tepki gösteren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in gerekirse ithal et alırım söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz? İthal et mevcut pazardaki fiyatları nasıl etkiler?

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 'gerekirse ithal et alırız' demesini bir rekabet ortamının yaratılmasına bağlıyorum. Türkiye’de etçilikte tekelleşme süreci başlamıştır. Dolayısıyla bu söylemin biraz daha vatandaşı rahatlatma adına, bir rekabet ortamı oluşturma adına söylendiğini düşünüyorum. Biz hayvancılıkla ilgili devletimizden, bakanlarımızdan ciddi teşvikler bekliyoruz ama maalesef ülkemizde verilen her teşvikin  ve yatırımın denetlenebilirlik durumu sıfırdır. Yani eğer devlet hayvancılıkla ilgili bir destek veriyorsa bunun mutlaka denetlenmesi lazım. Bu denetlenme sisteminin güçlü olması gerçek yatırımcıyı ortaya çıkarır. Biz eskisi gibi et konusunda ne büyük başta, ne de küçükbaşta dünyaya ihtiyaç duymayacağız. Devletimizden tek talebimiz gerçek hayvan tüccarlarına el uzatmasıdır. 

Her ili meşhur kılan bir tarım ürünü vardır. Van’ın diğer illere ve ülkelere pazarlayabileceği bir ürünü var mı? Van'ın üretim potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce yeterli mi?

Van’da maalesef tarımsal anlamda yatırım seviyesi çok üst düzeyde olan bir A markamız yoktur. Ancak bizim üretime gelince yaklaşık 500 tona yakın bir bal üretimimiz var. Van’ın bitkideki florel yapısı özellikle dünyadaki ender yerlerden bir tanesidir. Yüzde 100 şifa kaynağı olan bir bölgede yaşıyoruz. Bu organik bal konusunu YYÜ ile ortak yürütüyoruz ve markalaşmayı hedefliyoruz. Otlu peynir de bir kriter bırakılarak, uzun zamandır sıkıntı çektiğimiz marka halini alıyor olmamız lazım. Bu anlamda hem ulusal hem de uluslararası arenada bizim satış yapıyor olmamız lazım. Bu iki ürün Van için çok önemlidir.
Van’da tarımla ilgili bir elma yetiştiriciliği yapılırsa bence ihracatçı konuma düşecek bir il oluruz. İklimimiz buna uygundur. Bu tür işlere emek verilmesi lazım ve o zamanda muhakkak ki karşılığı da alınacaktır. Bu anlamda Van’ın şu an için hazır bir ürünü yok. 


Toprak, Bitki ve Su Analiz Laboratuvarı’nın çiftçiye ve üreticiye faydası neler oldu?

Şu an bizim yaptığımız yatırımlar ileriye dönüktür. Çok uzun süreler bölgeyi taşıyacak temeller atılıyoruz. Çiftçilerimiz buraya gelip rahatlıkla topraklarını laboratuvarda analiz ediyor. (Bunun karşılığında 15 lira gibi çok ufak bir ücret alıyoruz.) Daha sonra mühendisler çiftçilerimize hangi gübreyi kullanacaksa onu öneriyor. Aynı zamanda sen şunu ekersen devlet şu desteği de veriyor diye ikinci bir bilgilendirme yapılıyor. Biryandan da devletin desteklerinden faydalanması için ön-ayak oluyoruz. Yine sulama suyu analizinde bir eksiklik varsa, yapacağı sulamalarda ne gibi eksiklikler varsa bire bir çiftçiyle paylaşılıyor. 

Vanlılar Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Programlarından ne kadar haberdar?

Benim izlenimlerime göre bölgede bir destekleme olduğu zaman hep üçüncü şahıslar vardı. Bire bir köylü devlet desteklerinden habersizdi. Biz bir proje danışmanlığı ofisiyle bu konu için anlaştık. Bizim web sayfamızda güncel köşemiz olacak, Allah nasip ederse hizmete başlıyor. Tarım ve hayvancılıkla ilgili sadece Van’a ait değil 4 ili kapsayacak şekilde proje danışmanlığı hizmet verecek. İşte destek kurumlarının verdiği desteklemeleri, hibeleri ve onların bilgi eksilmelerini onlarla paylaşma, yönlendirme gibi aslında borsa olarak en büyük şey budur. Biz direk nihai köylüyle bire bir buluşacağız. Bu anlamda bu eksikliği de büyük ölçüde gidermiş olacağız. 

Van’ın ekonomideki potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu an sürekli gündemde olan vergi affı herkesin bir beklentisi haline geldi. 4-5 yıldır vergiler birikmiş ve esnafa çok büyük bir yük olmuştur. Samimi olarak devletten bu konuda yardım istiyoruz. Gerek bölgesel sorunlar, gerek depremin yarattığı etkilerin halen krizleri vardır. Bu konuda esnaflar için bir af olursa bölge ekonomisine biraz daha canlılık, rahatlama gelir. Şuan Van ekonomisini gerek zaman zaman kapıların açılıp-kapanması, gerek piyasanın şu anki durgunluğu, gerekse bu olaylardan oluşan tedirginliklerden dolayı yatırımların durması etkiliyor. Verdiğimiz göçüde hesaba katarsak şuan ekonominin iyi olmasını ön göremeyiz. Bu anlamda ekonominin biraz daha canlanması için teşviklerin esnetilebilir olması lazım. Özellikle bankaların tutumlarının biraz daha yumuşak ve esnek olması lazım, kredilerde sorunlar yaratmamaları lazım. Devlet bu konuda biraz daha esnek davranmalıdır. Onun için bu anlamda ekonomi umut verici değildir ama biz umudumuzu da kaybetmiyoruz. Devletin desteğiyle yeniden ekonomi canlanır. Şimdi yatırımın yeterliliği hiç yoktur. Çünkü yatırım yatırımı getirir. Hep daha ileriye yönelik yatırım yapılır.

5-257.jpg

Ben özellikle şunu vurgulamak istiyorum, bu bölge her konuda bakirdir. Biz 3-4 tane ülkeye sınırız. STK’ların, üreticilerin, yöneticilerin ve milletvekillerimizin birlik olduğu zaman çok rahatlıkla ekonomimizi üst seviyelere çıkarabiliriz. Kısacası ben yatırımları yeterli olarak görmüyorum. Üreticilerimiz üzerlerine düşenleri yapmaya çalışıyorlar. Şuan sadece istihdam sağlamak amaçlı zararına eleman çalıştıran firmalarımız var. Bunu devlet görmüyor mu? Bakir bir bölgeye sahibiz, dışarıdan çok rahat yatırımcımız gelip yatırım yapabilir. Çünkü burada Nahcivan’a, Azerbaycan’a, Irak’a, İran’a yakın olmamız münasebetiyle çok rahatlıkla üretim yapılabilir. Oradaki pazarlara da girilir. Van bu konuda bir köprüdür, iyi değerlendirmek lazım.

Mevcut hayvan pazarı Van’a yakışıyor mu? 

Hayvan pazarı dediğimiz yerin hijyenik bir ortamının olması gerekiyor. Daha modern, daha konseptli, daha temiz bir hayvan pazarına ihtiyacımız var. Belediyemizin daha kaliteli bir yatırım yapması lazım, çünkü bu pazara bölgeye hitap eden bir pazardır.

Van TB bünyesine Muş’u da alarak bir bölge ticaret borsası haline geldi. Van TB gider Van TBB gelir mi?

Ben 7-8 ay önce burada göreve başladığım gün borsamızın bölge borsası olması hedefini bıraktım ve bu hedefe de ulaştık. Türkiye’de pilot il olma özelliğine sahip bir borsa olacağız. Yani hizmetlerimiz 4 tane ili kapsayacak şekilde olacak. Bu anlamda da biz artık sadece Van borsası değiliz. TRB2 bölge borsası olarak bizim hizmet alanımızdır. Van, Hakkâri, Muş’a şuan hizmet ediyoruz. Bitlis’te zaten bize yakın olduğu için işlemler yapılıyor ama Bitlis’te de ileri ki aşamada projemiz var. Allah nasip ederse Bitlis’i de yine aynı şekilde borsamıza bağlayacağız. Bizim tek amacımız oraya gidip, oradaki insanlara hizmeti kolaylaştırmak, doğruyu anlatmaktır. Biz bu yüzden mühendisleri aldık. Zaten Muş, Hakkâri, Bitlis buraya geliyor. Buraya gelip tescil işini yapıyor. Biz o zaman kaybını önlemek, masrafları önlemek, maliyetleri düşürmek için çabalıyoruz. Van’a gelen bir kişinin bazen aynı gün işe tamamlanmıyor, otelde kalıyor ve gidiş-gelişi en az 400 liraya mal oluyor. Biz borsa olarak bunu giderdik. Biz Hakkâri’de bir istihdam sağladık. Yüksekova’da bir istihdam ve şimdi Allah nasip ederse Muş’ta 3 tane istihdam sağlayacağız. Şu an 1 kişi orada istihdam ediyor. 2 tane de tarım ve hayvancılıkla ilgili mühendislerimiz orada çalışacak. Şu an başvurularımız devam ediyor. Biz Van Ticaret Bölge Borsasıyız ve akreditasyon sürecimiz başladı. 2017 yılının Ocak ayında akreditasyon sürecimiz bitiyor. Bu da çok önemli bir durumdur. Biz tamamıyla bölgeye itap ediyor ve değerlerine sahip çıkıyoruz. 

Van'a kurulacak olan Deniz Ticaret Odası'nı Van'a katkısı ne olacak?

Bence Van’a kurulacak her türlü STK veya oda, borsaya benzer kurumların mutlaka il ekonomisine katkısı olacaktır. Ancak bunun doğru kişilerin elinde ve devletinde takibinde olması lazım. Deniz Ticaret Odası’nın bugün Van’a kurulması birçok kişiye istihdam sağlamak demektir. Deniz ürünlerinde Van Balığı adına bir yerine, birçok üretici hamlesi olacaktır. Rekabetçi bir üretim planlanmasına gidilecektir. Çünkü artık Denizcilik Odası kuruluyor. Van Balığı’nı belki diğer illere ihraç etme durumumuz olacak. 

Mevcut çatışmalı süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Geçen Başbakan ile yaptığınız görüşmede neler konuşuldu?

Öncellikli yapacağımız tek şey kardeşliğimizi sürdürmek ve bu bölgeye huzuru sağlamak, belki bin yıldan fazladır beraber yaşayan bu bağı sıklaştırmaktır. Şu anki savaş iki devlet savaşı değil, iki kardeş savaşıdır. Onun içinde yine yaralarımızı biz saracağız. Biz borsa olarak, STK olarak, barışın tesisi için, bu bölgeye huzurun gelmesi için bedenimizi taşın altına koymaya hazırız. Ekonominin kalkınması için bu sürecin yeniden bir hal alması lazım. Bu anlamda geçen biz Sayın Başbakanla Doğu’daki STK’lar olarak Ankara’da bir araya geldik. Bizim STK olarak bir taraf tutmamızın imkânsız olduğunu, iki tarafında kardeş olduğunu vurguladık. Devletin ve buradaki insanların bir araya gelip bir çözüm bulması gerektiğini ifade ettik. Barış sürecinin yeniden devam etmesi için her türlü desteği sunacağımızı da söyledik. STK olarak biz huzurun gelmesi için, barışın sağlanması ve kanın akmaması için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Ekonominin güçlenmesi refah ve barıştan geçiyor. Bu bölgede ekonominin iyi olması için barışın ve huzurun sağlanması gerekiyor. Bu barış ve huzur olursa inşallah biz borsa olarak Van için büyük işler yapacağız. İmkân, plan ve bütçe dâhilinde elimizden geleni yapacağız. Eğer Van’a bir çivi bile çakarsak, biri bize Allah razı olsun dedikten sonra bu bizim için önemlidir. Bu anlamda biz gerçekten köylümüz, çiftçimiz, emekçimizin emeğinin boşa çıkmaması için çaba sarf ediyoruz. Van içinde ne gerekiyorsa biz STK olarak, herkesle paydaş olarak, istişare ederek, yol alıyoruz.

6-142.jpg

HABERE YORUM KAT