Van Çevre Derneği (ÇEV-DER) üyesi ve Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Genel Sekreteri Ali Kalçık, Van’da kış aylarında artan hava kirliliğine ilişkin açıklama yaptı. Van’ın coğrafi yapısı, kış aylarında yaşanan sıcaklık terselmesi, yoğun yapılaşma ve fosil yakıt kullanımına değinen Kalçık, hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek temiz hava ve ısınma hakkının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
Van’ın yaklaşık bin 727 metre rakımda, çevresi dağlarla kuşatılmış bir havzada bulunduğunu belirten Kalçık, rüzgarın zayıf olduğu ve sıcaklık terselmesinin yaşandığı kış günlerinde kirli havanın şehir üzerinde birikebildiğini ifade etti. Kalçık, yoğun yapılaşma ve betonlaşmanın doğal hava koridorlarını daralttığını, araçların egzoz emisyonlarına kış aylarında kullanılan yakıtlardan kaynaklanan kirleticilerin de eklendiğini kaydetti.
“STANDARTLARA UYGUN KÖMÜRLERİN KULLANIMINA İZİN VERİLMELİDİR”
Düşük kalorili, yüksek kükürt, nem ve kül içeriğine sahip kömürlerin yanmasıyla ince partiküller, kükürt dioksit ve karbon monoksit gibi kirleticilerin ortaya çıktığını belirten Kalçık, “Temiz enerjiye geçiş sürecinde kömür kullanımı zorunlu kalıyorsa yalnızca standartlara uygun, yıkanmış, yüksek kalorili; kükürt, nem ve kül oranları düşük kömürlerin kullanımına izin verilmelidir” dedi.
Yakıt politikalarında halkın sağlığı ve çevrenin korunmasının esas alınması gerektiğini kaydeden Kalçık; “Çevreye yapılan her yatırım, sağlığımıza ve geleceğimize yapılan yatırımdır. Bugün ucuz olduğu düşünülerek tercih edilen kirli yakıtların yarın oluşturacağı sağlık ve çevre maliyetleri, sağlandığı sanılan tasarrufun çok üzerindedir. Üstelik doğada ve insan sağlığında meydana gelen bazı zararların parayla telafi edilmesi ve geri döndürülmesi mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
KÖMÜRLERİN ANALİZ EDİLMESİNİ İSTEDİ
Van’a ‘Şırnak kömürü’, ‘Silopi kömürü’, ‘Kütahya kömürü’ ve ‘Tavşanlı kömürü’ gibi adlarla getirilen kömürlerin menşei, kalori değeri ile kükürt, nem ve kül oranlarının bağımsız laboratuvarlarda analiz edilmesi gerektiğini belirten Kalçık, analiz sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Temiz enerjiye geçiş sürecinde kömür kullanımının zorunlu olması durumunda yalnızca standartlara uygun, yıkanmış ve yüksek kalorili kömürlerin kullanılmasını isteyen Kalçık, “‘Güneşin başkenti’ dediğimiz Van, fosil yakıtlara mahkûm değil. Ancak yenilenebilir enerji yatırımları da tarım alanlarına, meralara, sulak alanlara, kuş göç yollarına ve doğal yaşam alanlarına zarar vermeden; doğru yer seçimi ve bilimsel planlamayla gerçekleştirilmelidir. Talebimiz oldukça net: Kalitesiz kömürlerin bağımsız laboratuvarlarda analiz edilmesi, standartlara uymayan kömürlerin kente girişinin ve dağıtımının durdurulması, sonuçların kamuoyuna açıklanması, doğalgaz altyapısının adil biçimde yaygınlaştırılması, yoksul hanelere yalıtım desteği verilmesi, bacaların kış öncesinde ücretsiz kontrol edilmesi ve hava kalitesi verilerinin anlık ve anlaşılır şekilde halkla paylaşılması gerekmektedir. Uzun vadede ise yoksul haneleri kömüre bağımlı olmaktan çıkaracak, doğaya zarar vermeyen, adil ve temiz enerji çözümlerine geçilmelidir. Doğa tüm canlıların ortak evidir.” ifadelerini kullandı.




