Van’da Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği’nde, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara medikal tedavi ve psikoterapi desteği sunuluyor. Poliklinikte görevli Dr. Turan Kızıltaş, Van’da sigara bırakma sürecindeki başarı oranının yüzde 40-45 civarında olduğunu belirterek tedavide kişinin kararlılığının önemine değindi.

Sigaranın birçok organla ilişkili hastalıkların ve kanserlerin önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Dr. Turan Kızıltaş, deri ve kemik kanserleri de dahil olmak üzere çeşitli hastalıklarda sigaranın ilk üç risk faktörü arasında yer alabildiğini söyledi.

Sigara-16

“SİGARA, RİSK FAKTÖRLERİ ARASINDA ÖNEMLİ BİR YERE SAHİP”

Kalp-damar ve dolaşım sistemi hastalıklarında sigaranın yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da etkili olabildiğini kaydeden Kızıltaş, “Özellikle bölgemizde kalp-damar ve dolaşım sistemi hastalıklarının tek risk faktörü sigara değil. Beslenme alışkanlıkları da bu konuda etkili olabiliyor, çok fazla kırmızı et ve tuzlu ürün tüketimi, kolorektal kanserlerin yanı sıra kalp ve damar hastalıkları açısından da risk oluşturabiliyor. Ancak sigara, bu risk faktörleri arasında önemli bir yere sahip. Sigara, kalp, böbrek ve beyin damarlarında iltihaplanmaya neden olabiliyor. Zaman içerisinde bu iltihaplanmalar damar tıkanıklıklarına yol açabiliyor. Bu nedenle sigara kullanımı, birçok hastalık açısından ciddi bir risk faktörü oluşturuyor. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımızın öncelikle bu konuda kararlı olmaları gerekiyor. Polikliniğimize kesin bir kararlılıkla başvurmaları önemli, uyguladığımız medikal tedaviler ve psikoterapiler bu sürece yardımcı oluyor ancak işin temelinde kişinin kendi kararlılığı bulunuyor.” dedi.

“HASTALARIMIZIN YAŞAM TARZLARINDA BAZI DEĞİŞİKLİKLER YAPMALARI GEREKİYOR”

Tedavi öncesinde ve tedavi sürecinde yaşam tarzında değişiklikler yapılması gerektiğini belirten Kızıltaş, “Hastalarımızın polikliniğe gelmeden önce ve tedavi sürecinde yaşam tarzlarında bazı değişiklikler yapmaları gerekiyor. Özellikle streslerini azaltmaları ve kendilerini zorlayan sorunlarla başa çıkabilmek için yaşam tarzlarını düzenlemeleri önemli. Bu süreçte ciddi anlamda çaba göstermeleri gerekiyor. Sadece ilaca başlayarak sigarayı bırakmanın mümkün olacağını düşünmüyorum. Kişi sigarayı yanında taşımaya devam ederse, sürekli sigara içilen ortamlarda bulunursa veya çevresindeki insanların söylemlerinden çok fazla etkilenirse tedavinin başarılı olması zorlaşabiliyor. Bu nedenle kişinin kendi kararıyla hareket etmesi, aldığı kararın arkasında durması ve yaşam tarzında değişiklikler yapması gerekiyor. Danışanlarımız da genellikle kendi kararları ve çabalarıyla sigarayı bırakıyor.” ifadelerini kullandı.

“BAŞARI ORANIMIZ YAKLAŞIK YÜZDE 40-45 CİVARINDA”

Yalnızca ilaç tedavisine başlamanın sigarayı bırakmak için yeterli olmayabileceğini ifade eden Kızıltaş, kişinin sigarayı yanında taşımaya devam etmesinin, sürekli sigara içilen ortamlarda bulunmasının ve çevresindeki insanların söylemlerinden etkilenmesinin tedavinin başarısını zorlaştırabildiğini söyledi.

Kızıltaş, sigarayı bırakmak isteyen kişilerin aldıkları kararın arkasında durmaları ve yaşam tarzlarında değişiklik yapmaları gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Sigara bırakma konusunda başarı oranımız yaklaşık yüzde 40-45 civarında. Sigarayı bırakmayı başaran kişilerde yaş aralığı genellikle 35-55, bazı durumlarda ise 35-60 arasında değişiyor. 30-35 yaşına kadar kişiler sigarayı bırakmak için bir veya iki kez daha girişimde bulunabiliyor. Daha önce sigarayı bırakmayı deneyip yeniden başlamış olan hastalarımıza da ikinci kez psikoterapiyle yardımcı olmaya çalışıyoruz.”

Kaynak: Fatma Öztürk – Mecnun Çali