Refik Anadol, 1985 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Lise eğitimini Kadıköy Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Sanat ve teknolojiyi bir araya getiren çalışmalarıyla tanınan Anadol, mimari, medya sanatları, veri bilimi ve yapay zekâyı birleştiren projeler üretir ve bu alanda dünyadaki öncü sanatçılardan biri olarak kabul edilir. Tüm projelerini, kendi kurduğu Refik Anadol Studio çatısı altında hayata geçirir ve aynı zamanda Kaliforniya Üniversitesi Medya Sanatları Okulu’nda ziyaretçi araştırmacı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Üniversite eğitimini İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Fotoğraf ve Video ile Görsel İletişim Tasarımı bölümlerinde çift anadal yaparak 2009 yılında tamamladı. Mezuniyet projesi olarak Türkiye’nin ilk 3D video projeksiyon çalışmalarından birini gerçekleştirdi; Santral İstanbul’un cephesini yapay zekâ ile adeta bir tuvale dönüştürdü ve ışığı malzeme olarak kullanma fikrini ortaya koydu. Bu proje kısa sürede uluslararası dikkat çekti.
Refik Anadol, Los Angeles’a taşınarak UCLA Medya Sanatları Programı’nda ikinci yüksek lisans derecesini aldı. 2014 yılında hazırladığı “The Aether Project” projesi Microsoft Araştırma Ödülü’ne layık görüldü ve bu ödülü kazanan ilk sanat çalışması oldu. 2015 yılında kendi stüdyosunu kuran Anadol, “Bir bilgisayarın yapay zekâsı bir mekânı yaratmaya çalışsaydı nereden başlardı?” sorusundan yola çıkarak hayata geçirdiği Sonsuzluk Odası adlı yerleştirmesini Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde sergiledi; proje daha sonra Austin, Teksas’taki SXSW’de de büyük ilgi gördü.
