20.04.2022, 11:34

Çocukta öz güven için koşulsuz sevgi

Sevgi nedir? Bir tanımı var mıdır?

Evimizde beslediğimiz çiçeklerin, hayvanların, doğadaki canlılarının güneşe, yağmura, toprağa nasıl ihtiyacı varsa insanında bir o kadar sevgiye ihtiyacı vardır. Sevginin bir tanımı olduğunu zannedebilirsiniz. Sevginin hiçbir tanımı yoktur. Yargılamaz, eleştirmez, yasaları, kuralları yoktur. Kişiden kişiye değişen, duruma, olaya, şekle göre hal alan tanımlar, gerçek sevginin bir açıklaması olamaz. Sevgi her yerdedir. Sevgiye yüklenen egosal tanımlar, ispatlama mekanizmaları bırakıldığında öz sevgi ortaya çıkar. “Koşulsuz Sevgi” demek ise, bir çocuğun, ebeveynleri tarafından karşılıksız olarak sevilmesi demektir. Gerçek sevgi koşulsuz sevgidir. Kendine güvenen bir çocuk yetiştirmek için en önemli şart ise koşulsuz sevgidir. Koşulsuz sevgi ve kabul en temel yaşam becerisidir. Ve bu temel beceriyi daha çok vurgulamak ve hayata geçirmek gerekiyor. Her çocuk öncelikle hiçbir şarta ve kurala bağlı olmaksızın yalnızca var olduğu ve kendisi olduğu için sevilmek ister ve buna her şeyden çok ihtiyaç duyar. Başarısızlıklarına ve hatalarına rağmen sevildiğini ve yalnızca ‘’O’’ olduğu için kabul edildiğini bilen bir çocuk sağlıklı büyür ve öz güven duygusunu geliştirir.

Çocukların davranışlarını ve özelliklerini sevgimizin nedeni olarak göstermemiz çocuklara; ‘’seni sevmem için benim istediğim gibi olmalısın’’ mesajını verir. ‘’ Seni seviyorum çünkü çok akıllısın, çünkü çok güzelsin, çünkü çok başarılısın’’ gibi iletilerin sonucunda çocuk, sevilmek için her zaman çok güzel, çok başarılı, çok akıllı olması gerektiğine karar verecek, bunun için çaba gösterecek, yetersiz kaldığında ise sevilmediğini düşünecektir.

Tabi çocuklarımıza takdir dolu iletiler göndereceğiz. Ama önemli olan, bunları ona sevgimizin nedeni olarak göstermememiz; sevgimizin tek nedeni onun var olmasıdır. Gerçek sevgi nedensiz ve koşulsuzdur. Koşulsuz sevildiğini bilen bir çocuk da koşullu iletilerden zarar görmez.

Çocuklarımızı çok sevsek de, genellikle onları oldukları gibi kabullenmekte zorlanırız. Onlardan beklentilerimize ve isteklerimize uygun olarak davranmalarını isteriz; bizim yapamadıklarımızı yapmalarını, hayallerimizi gerçekleştirmelerini bekleriz. Hatta kendimizle onlar arasına bir sınır koymayız, bizim kopyamız, uzantımız olmalarını, bizimle aynı duyguları, aynı düşünceleri paylaşmalarını da isteriz. Tüm bunlar onların kendilerine özgü oluşlarını, bireyselliklerini kabul edemediğimizi gösterir.

Bu şekilde yaklaştığımızda çocuğun hissettiği üzüntüyü, korkuyu, öfkeyi, kıskançlığı ve bu gibi duyguları reddetmiş oluruz. Ebeveynler çocuklarının bu tür olumsuz duygular yaşamalarını istemezler. O anda çocuğunuzun yaşamış olduğu durum onun için dünyadaki en büyük sorundur. Böyle bir durumda geçmişe gidip, empati yapmak en doğrusu olacaktır. Ancak çocuğun korkusunu, öfkesini yok saymak, inkar etmek ya da küçümsemek, çocuğun varlığını da reddetmek anlamına gelir. Çocuk duyulmadığını, anlaşılmadığını ve kabul edilmediğini düşünür. Daha fazla ağlar, hırçınlaşır ve sorun yaratır.

Çocukların her şeyi bilen, en güçlü olan, mükemmel anne babalara değil; içten, samimi, rol yapmayan, gerçek anne babalara ihtiyaçları vardır. Bazen bizimde korkabildiğimizi anlatmamız, yetersiz kalabildiğimiz durumlar olabildiğini söylememiz bizi zayıf ve güçsüz görmelerine neden olamaz. Tersine, böyle açık ve dürüst bir paylaşım bize olan güvenlerini ve saygıların güçlendirir. Özgüveni yüksek bir çocuk yetiştirmenin bir başka püf noktası ise güçlü bir iletişimdir. Çocukların sosyal ortamda kendilerini en iyi şekilde ifade edebilmeleri için demokratik bir aile ortamı içinde yetişmeleri önem taşır. Düşünceleri ciddiye alınan ve fikirleri dinlenen çocuklar önemsendiklerini hissederler ve ayakları yere basan bir birey olma yolunda ilerleme gösterirler. Çocukların hedeflerine ulaşmaya çalışırken hata yapmaları çok doğaldır. Ebeveynler çocuklarına hata yapmanın olağan olduğunu anlatmalı ve onlara hata yapma özgürlüğü tanımalılardır. Yapılan hatalar olumsuz sonuçlar doğurabilir, kriz ortamı yaratabilirler. Bu gibi durumlarda ise çocuklara soğukkanlı olmaları ve ortaya çıkan sonuçlarla baş etmeleri konusunda destek olmak gerekir. Çocuklar zaman içinde sebep-sonuç bağını kuracak ve olumsuz sonuçlarla karşılaşmalarına yol açan kararlar vermeyi bırakacaklardır. Anne babalar çocuklarının problem çözme ve sorunlarla baş etme mekanizmalarını geliştirmek yerine onların yaratıcılıklarını törpüleyerek kendi doğrularını çocuklarına aktarabiliyorlar. Elbette ki ebeveynler çocukları için her zaman her şeyin en iyisini isterler; ancak bunu gerçekleştirirken çocukların mücadele gücü ve özgüven kazanmalarına fırsat tanımaları önem taşır.

  “İNSAN, EN ÇOK SEVERKEN İNSANDIR” Dostoyevski

Sağlıkla Kalın…

Yorumlar (7)
NEVZAT ŞAHİN 2 ay önce
Sevmek bu kadar güzel se, Kim bilir sevmeyi yaratan ne kadar güzeldir. ''Şemsi Tebrizi''
Kıymetli Hocam Sevgiyi Kısa ve Öz Çok iyi anlatmış ve Çok Güzel kaleme Dökmüşsünüz Kaleminize yüreğinize sağlık . Sevgi; bizlere verilen en güzel şeydir. Her şeyin başında sevgi gelir. Her insan sevmeyi bilmelidir. Eğer sevgi olmasaydı insanlar yaşayamazdı ve bu dünya; kimsenin hiçbir insana saygısı, merhameti, hoşgörüsü ve iyiliği dokunmazdı. Bizler sevginin ne kadar değerli bir şey olduğunu bilmeli ve sevginin ne olduğunu bilmeliyiz. Bizler sevgi sayesinde mutlu bir şekilde yaşayabiliyoruz. Unutmayalım ki ; sevgi ektiğimiz yerde, sevinç büyür.
Kafadar 2 ay önce
Her şeyin başı sevgi ile başlıyor
Nazlı 2 ay önce
Her daim sevgi varolsun ❤️ Çok güzel olmuş
Kafadar 2 ay önce
Elinize çok güzel olmuş
Haline 2 ay önce
Sevgi herşeydir sevgi olmazsa olmaz
Elif 2 ay önce
Sevgi olmazsa hiç birşey olmaz yine güzel şeylere değinmiş canim
Kadir İ. 2 ay önce
Sevgi neydi;sevgi emekti. Çok güzel yazı başarılarınızın devamını dilerim
16
açık
Namaz Vakti 29 Haziran 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22