Küresel iklim sisteminin en güçlü aktörlerinden biri olan El Nino, bu kez "süper" sıfatıyla geri dönmeye hazırlanıyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ile Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) tarafından paylaşılan haftalık raporlar, dünya genelinde gıda güvenliğinden doğal afet yönetimine kadar pek çok alanı sarsacak bir tablo ortaya koydu.
DENİZ SUYU SICAKLIKLARINDA REKOR ARTIŞ KAPIDA
NBC News'in haberine göre iklim modelleri, sonbahar aylarında orta ekvatoral Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin 3 derece üzerine çıkabileceğini öngörüyor.
Bilimsel literatürde bir El Nino olayının "süper" olarak sınıflandırılması için sıcaklık artışının 2 dereceyi aşması yeterli kabul edilirken, 3 derecelik sapma küresel bir iklim krizinin habercisi olarak yorumlanıyor.
2027 TARİHİN EN SICAK YILI OLABİLİR
Bilim insanları, El Nino’nun yaratacağı doğal ısınmanın, insan kaynaklı iklim değişikliği ile birleştiğinde yıkıcı bir sinerji oluşturacağını vurguluyor.
Tahminler, mevcut ısınma eğiliminin 2026 sonuna kadar sürmesi durumunda, 2027 yılının küresel sıcaklık rekorlarının altüst edileceği bir yıl olacağı yönünde.
KÜRESEL ETKİ HARİTASI: FIRTINALAR VE KURAKLIK
Süper El Nino’nun dünyanın farklı bölgelerinde zıt uçlarda hava olaylarına yol açması bekleniyor.
El Nino, üst seviye rüzgarlarını artırarak Atlantik’teki kasırga oluşumunu baskılarken, Pasifik havzasında yıkıcı tropikal siklon aktivitesini tetikliyor.
ABD’nin batısında aşırı nem ve sıcaklık beklenirken, güney eyaletlerinde kuraklık riski artıyor. Orta Doğu, Orta ve Güney Asya’da ise mevsim normallerinin çok üzerinde yağışlar öngörülüyor.
2015 yılında yaşanan son süper El Nino; Etiyopya’da kıtlığa varan kuraklığa, Porto Riko’da su krizine ve Pasifik’te aynı anda görülen devasa kasırgalara neden olmuştu.
UZMANLARDAN 'HAZIRLIK' ÇAĞRISI
Bilim dünyası, bu devasa iklim döngüsünün etkilerini hafifletmek için hükümetleri ve uluslararası kuruluşları şimdiden önlem almaya davet ediyor.
Tarımsal üretim planlamasından su yönetimine kadar geniş bir yelpazede hazırlık yapılması gerektiğini belirten uzmanlar, Pasifik’teki her derecelik artışın küresel ekonomide milyarlarca dolarlık kayba yol açabileceği konusunda uyarıyor.