İstanbul'da ilk ezan sesinin duyulduğu cami

İstanbul'da Arap Camisi, İstanbul semalarında Ezanı Muhammedi'nin yankılandığı ilk cami olma özelliğini taşıyor.

YAŞAM 21.06.2019, 14:56 21.06.2019, 14:57
İstanbul'da ilk ezan sesinin duyulduğu cami

İstanbul'u kuşatan Arap kumandanlar tarafından inşa edilen, daha sonra kiliseye çevrilen, Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet'in kenti fethetmesinin ardından da tekrar aslına dönüştürülen Arap Camisi, Ezanı Muhammedi'nin İstanbul semalarında yankılandığı ilk cami olarak biliniyor.

İstanbul'un Beyoğlu ilçesindeki Galata semtinde yer alan tarihi yapının, İstanbul'un fethi için 715 yılında gelen İslam Arap kumandanlarından ve sahabe neslinden oluşan Mesleme Bin Abdülmelik kumandasındaki ordu tarafından yaptırıldığı rivayet ediliyor.

Karadan ve denizden kuvvetli bir şekilde Bizans'ı 1 yıl boyunca kuşatan ordu tarafından Konstantiniyye alınamadı ancak zaptedilen Galata semtinde İmparator Leon'la varılan anlaşma sonucu 717 yılında Arap Mescidi inşa edildi ve İstanbul semalarında ilk ezan sesi duyulmaya başlandı.

İstanbul'daki bu mescitte 7 yıl boyunca ibadetlerini sürdüren Arap ordusunun Şam'da çıkan bir isyanı bastırmak üzere gitmesini fırsat bilen Dominikan papaz ve rahiplerince kiliseye dönüştürülerek minare olarak kullanılan çan kulesi ilave edilen mescide, "San Paola Kilisesi" adı verildi.

İstanbul'un fethiyle camiye dönüştürüldü

Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet'in 1453'te İstanbul'u fethetmesinin ardından mihrap ve minber ilave edilerek tekrardan camiye dönüştürülen yapı, İspanya'dan gelen Endülüs Araplarının bir kısmının Galata çevresine yerleştirilmesiyle "Arap Mescidi" olarak anılmaya başlandı.

1. Mahmut'un annesi ve 2. Mustafa'nın eşi Saliha Sultan ile 2. Mahmut'un kızı Adile Sultan'ın farklı dönemlerde restore ettirdiği camiye, hünkar mahfili, sebil, çeşme, şadırvan, sarnıç gibi ögeler eklendi. Ahşap mimarinin hakim olduğu bu genişletilmiş mescit, çatısına hünkar mahfilinin de ilave edilmesiyle selatin camisi haline getirildi.

Caminin 1913 yılındaki onarımı sırasında zemininde Latinler ve Cenevizlilere ait kitabeli ve armalı mezar taşları bulunarak, İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne nakledildi.

Alışılmış Osmanlı tarzı minarelerden ayrılıyor

Galata'daki Perşembe Pazarı'nın labirent sokaklarında karşınıza çıkan, İstanbul'un en ilginç yapılarından Arap Camisi, kilisenin çan kulesinden çevrilen, 102 merdivenli, sivri külahlı, kare şeklindeki sıra dışı minaresiyle klasik Osmanlı tarzından ayrılıyor.

Caminin dört duvarına ve 22 ağaç sütun üzerine oturtulan ahşap ve süslemeli tavanı ile 8 mermer sütuna oturan barok usulünde mahfili bulunuyor. Camiyi, 3 kat halindeki 70 pencere aydınlatıyor. Dikdörtgen şekilli caminin minaresinin altından avluya girilen tonoz halinde bir geçit bulunuyor.

Karakteristik özelliklere sahip camide, yaptırılan restorasyonlarla her ne kadar büyük ölçüde İslamlaşmışsa da gotik geçmişini belgeleyen mimari ögelerin fark edilmesi mümkün.

Kıbleye yönelik öndeki kalın duvara yerleştirilen mihrabın solundaki küçük oda, Mesleme'nin çilehanesi, avludaki kabirin ise türbesi veya makamı olduğu belirtiliyor.

"Katolik mezhebin kilisesi olarak fetihten önce kullanıldı"

Sanat Tarihçisi Süleyman Faruk Göncüoğlu, AA muhabirine, İstanbul'un mimari zenginliği ve kültürel mirası noktasında Arap Camisi'nin önemli bir mimari yapı olarak kendini arz ettiğini söyledi.

Caminin, Osmanlı toplum sosyolojisinde de önemli bir değer olduğunu ifade eden Göncüoğlu, 1492 yılında İspanya'daki Endülüs Devleti'nin çökmesinin ardından Katolik İspanyollar tarafından büyük dini bir katliama uğrayan Müslümanlar ve Yahudilerin bir kısmının Osmanlı'ya getirildiğini, Müslüman Arapların Galata bölgesine yerleştirilmesiyle caminin "Arap Camisi" ismini aldığını anlattı.

Göncüoğlu, caminin tarihinin tartışmalı olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

"İstanbul'un fethinden sonra Fatih Vakfiyesi bünyesinde camiye çevrilmiş yapı, Galata bölgesinin 'Cami-i Kebir' yani en önemli camisi olarak ifade edilen bir ibadet mekanı olarak dönüştürülmüştür. Daha önce 'Dominikan' dedikleri Hz. İsa döneminin sadeliği içerisinde yaşamaya çalışan, bir noktada propagandacı bir Katolik mezhebin kilisesi olarak fetihten önce kullanıldığını biliyoruz. Tarihinin çok daha öncesi de var. Biz bunu Arap kaynaklarından ve 10 ila 12. yüzyılda İstanbul'a gelen Arap seyyahların hatıralarından öğreniyoruz. Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nin birinci cildinde Arap Camisi'yle ilgili bir bahis görüyoruz. Rasulullah Efendimizin bir hadis-i şerifine göre, 'İstanbul fetholunacaktır. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır.' deniyor. İstanbul'un fethiyle ilgili Rasulullah Efendimizin hadis-i şerifine nail olabilmek için yola çıkan İslam orduları 716'da kenti kuşatıyorlar. İstanbul fethedilemiyor ama Galata bölgesindeki bir imtiyaz elde ediliyor. Arap Camisi, İstanbul nadide camilerinde bir tanesi olarak tekrardan aslına rücu ettiriliyor ve 717'de ilk ezan okunuyor, cuma namazı kılınıyor."

Restorasyonlarla bugünkü hüviyetine kavuştu

Arap Camisi'nin son halinin 1913-1919 tarihleri arasında yapılan restorasyonlarla teşekkül ettiğini belirten Göncüoğlu, müezzin mahfilinin o dönemde hayata geçirildiğini, hünkar mahfilinde de düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.

Galata'da meydana gelen yangınlarda yapının 2 defa tahrip olduğunu aktaran Göncüoğlu, şunları kaydetti:

"1734'teki Galata yangınında cami tahrip oluyor. O dönemde 2. Mustafa'nın eşi Saliha Sultan, bu yapıyı ihya ettiriyor ve bir şadırvan yaptırıyor. Daha sonra 1807'de içerisinde yer alan ve caminin tarihini manzum bir şekilde ifade eden taş kitabe konuyor. Daha sonra 2. Mahmut'un kızı Adile Sultan ve eşi Mehmet Ali Paşa tarafından cami tekrardan onarılıyor. Saliha Sultan'ın yaptırdığı şadırvan yıktırılıp, bugün caminin avlusu olarak kullanılan yerin altına yangından korunabilmesi ve bölgede yangınlar meydana geldiğinde bir su deposu niteliğinde hizmet vermesi amacıyla sarnıç yaptırılıyor. Tekrardan üzerine yeni bir şadırvan yaptırılıyor. Cami bugünkü hüviyetine yavaş yavaş kavuşuyor."

"Dikdörtgen mimari plana sahip ama kıblesi doğru"

Sanat Tarihçisi Göncüoğlu, son cemaat kısmında Endülüs havanın verildiği pencereler ve dış cephe düzenlemesinin yapılmasıyla caminin bazı mimari özelliklerinin Arap kimliğine büründüğünü ifade etti.

Caminin içinin bir vaha gibi olduğunu dile getiren Göncüoğlu, "Ahşap yapısı, dikdörtgen mimarisiyle beraber size çok farklı bir atmosfer sağlar. Bu camimiz dikdörtgen mimari plana sahip ama kıblesi doğru. Kıblede hiçbir değişiklik yok. Caminin bulunduğu Perşembe Pazarı noktası ticaretin hareketli olduğu bir yerdir. Burada her türlü teknik malzemenin yanı sıra birçok lezzetin bulunabileceği de bir noktadır. Böyle bir gezinti noktasında sizin vakit namazının dışında ziyaret edebileceğiniz ve ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir iç mekan atmosferine sahip, İstanbul'un kadim bir yapısında haiz oluyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Avlusunda "mutlu askerlerden" birinin kabri buluyor

Caminin banisi Mesleme bin Abdülmelik'in kabrinin caminin bitişiğinde bulunduğu belirten Göncüoğlu, şunları anlattı:

"Bu kabrin yeri ve konusu tartışmalı olmakla beraber şunu unutmamak gerekiyor. İstanbul'da 'Ni'mel Ceyş' yani mutlu askerler olarak ifade edilen kabirler vardır. Bunlar 'evvelü' ve 'ahiri' olarak 2'ye ayrılır. Evvelünler İstanbul'un fethinden önce buraya Peygamber Efendimizin hadis-i şerifine nail olabilmek için gelenlerin kabirleridir. Bunlardan biri Eyüp El-Ensari Hazretleri'nin kabrinin olduğu yerdir. O da evvelün olarak Ni'mel Ceyş kabirlerindendir. 'Ahirin' dediğimiz İstanbul'un fethiyle birlikte yer alanlardır. Arap Camisi'nin avlusunda da 'evvelü' dediğimiz mutlu askerlerden birinin kabri buluyor."

(AA)

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 30 Kasım 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10