06.01.2023, 12:17

OYNAMAYAN TAY AT OLMAZ

“Çocuk okuldan dönünce, oyun oynayarak dinlenmesine izin vermek gerekir. Çünkü oyundan men etmek ve daima öğrenmeye mecbur tutmak çocuğun kalbini öldürür, zekâsını zayıflatır, hayatını altüst eder. Hatta çocuk böyle bir sıkılıktan kurtulmak, ilmî terk etmek için çeşitli hileli yolları denemeye mecbur kalır.”

İmam Gazzali

Bir gelişim psikoloğu, bir adada kırk yıl boyunca çocuklar üzerinde bir araştırma yapar. Kırk yıl süren bu araştırmada o ada doğan çocukların fiziksel, duygusal, bilişsel, psikolojik zorluklara rağmen diğer çocuklara göre daha fazla direnç gösterdiğini, ruhsal olarak kolay toparlanıp değişen koşullara daha rahat uyum sağladıkları gözlemler.  Gözlemler sonucu çocukları güçlü kılan şeyin oyun alanlarını olabildiğince fazla kullanmalarıdır. Bebeklikten itibaren başlayan oyun çağı, çocuğun dış dünya bağlantısını kuran en büyük iletişim arıcıdır. Bu aracı ne kadar aktif ve yoğun kullanırsa direnci o kadar yükselir. Özellikle 0-6 yaş arası en önemli çağlardan biridir. Bu dönmelerde beş duyu organlarını işin içine katıp kullanımlarını sağlamak çok önemlidir. 0-3 yaş bebeklik dönemi olarak adlandırdığımız bu dönmede çocukların teknolojik aletlere maruz kalması ciddi anlamda iletişim becerilerine, iletişim becerilerindeki eksiklik, 3-6 yaş arası oyun çağı olarak adlandırdığımız dönem de duygusal, psikolojik, fiziksel, bilişsel alanlarda direnç kazanacağı döneme zarar verecek durumlar ortaya koymaktadır. Sağlıklı iletişim beceresi kazanan çocuğun oyun çağına geldiğinde iletişimi güçlü olduğu için kuracağı oyun ortamı ve iletişim becerisi onu hayata karşı daha dirençli yapacaktır. Çocuklarımız oynadıkları ve kurdukları iletişim becerileri ile gerçek yaşam alanlarına adım atarlar. Bu dönemler “Altın Çağ” olarak adlandırılır. Ne kadar doğru kullanırsa o kadar sağlıklı bireyler olarak yetişmiş olacaklar. Bu yaştaki çocukların en iyi öğretmeni “AKRAN”larıdır. Bugün şehirde yaşayan çocukların mutlu ve özgür olabilme şansları kasaba ve köyde yaşayan çocuklara oranla daha azdır. Şimdilerde şehirde büyüyen çocuklar sahaya çok daha az çıkıyor. Çocukluğunu rekabet ortamında, doğadan akranlarından uzakta ve yaratıcılığını beslemeyen faaliyetlerle geçiriyor. Şehrin gürültüsünden kendi iç sesini duymayacak halde olan çocuklarımız tüketim toplumu içinde kişiliklerine bir varlık sahası arıyorlar. Dünyaya gelen sağlıklı her bebek düşünme, görme, duygu, dil gibi beyin fonksiyonlarından sorumlu 100 milyar sinir hücresi ile doğar. Sinir hücreleri sinaps adı verilen küçük boşluklarla birbirlerine bağlanır ve beynin çeşitli fonksiyonlarını yerine getirir, kümeler oluşturur. Sinapslar günlük ihtiyaçlara ve kullanıma bağlı olarak bir kısmı korunur. Kullanılamayan kısmı ise zamanla kaybolur. Bu sinapsları kullanması için çocuğun akranlarıyla iletişime geçmesi ve  uygun oyun alanları ile aktif kullanması gerekiyor. Oyun ortamında çocuk kendini özgür hisseder ve fiziksel, ruhsal, bilişsel anlamda kendisini geliştirir. Çocuğun dünyası akranları ile oluşturmuş olduğu oyun alanıdır. “Apartman çocuğu” diye nitelendirdiğimiz çocuklarımız için bu tarz ortamları bulmakta zorlanabiliriz belki. Bunun için çocukların akranları ile zaman geçireceği eğitim ortamları tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Yalnız eğitim ortamlarını tercih ederken doğru tercihler yapmamız gerekiyor. Aileye değil çocuğa hitap edilecek kurumların tercih edilmesi gerekiyor. Bu konu çok kapsamlı olduğu için gelecek yazımda bu konuya değineceğim.

Sağlıkla kalın.

“Oyun İnsanoğlunun İlk Bilincidir.”

John Paul

Yorumlar (9)
Nevzat ŞAHİN 1 ay önce
Özlem Hocam !
Çocukluk bir daha gelirmi diyecem ama ! Gelmez Belki de yaşamdan en çok tat aldığımız yıllar, özgürce oyun oynadığımız yıllar, içimizde kötülüğün, kıskançlığın olmadığı yıllardır çocukluk yılları. Art niyet yoktur, gerçek kişiliğimiz ortadadır ve yalancı değilizdir. Çocukluk yılları yaşamın en masum ve en güzel yıllarıdır. Onun için tüm çocukların çocukluk yıllarının mutlu ve huzurlu geçmesi için ailelere büyük görevler düşer. Anne ve babalar çocuklarına iyi model olmalı, onun yanında sorunlarını tartışmamalıdır. Çocuğun psikolojisi olumsuz yönde etkilenmemelidir. Ne yazık ki her çocuk çocukluğunu mutlu geçiremez. Kimi çocuk en yakınını kaybeder ve erken yaşta olgun bir kimseye dönüşür. Kimi çocuk en sevdiğinden ayrılmak zorunda kalır. Yani kimilerinin çocukluğu bahar gibi , yaz gibi geçer. Kimilerinin çocukluğu kış gibi geçer. Kimi çocuklar savaşın ortasında doğar, bomba sesleri ile uyanır sabaha, kimi çocuklar da baharın o muazzam kokusu ve kuşların o cıvıltılı sesleri ile uyanır sabaha. Her çocuğun kaderi farklı yazılmıştır oysa. Dünyadaki çocukların acı çekmemesi için, ayrılıkların yaşanmaması için savaşların son bulması gerekir. Her çocuğun bahar sabahına kuş cıvıltısı ile uyanması gerekir. Hiçbir çocuğun açlıktan, yoksulluktan, sefaletten acı günler görmemesi gerekir. Onların bu yılları çok önemli ve geleceğine damga vuran yıllardır. Onun için çocuklara sahip çıkalım ve çocukluklarını özgür ve barış dolu bir dünyada yaşamaları için var gücümüzle çalışalım ve onların yüzünü hep güldürelim. Unutmayın ki çocukluğu mutlu geçmeyen bir kimseye ilerde milyarlarda de verseniz o kişi mutlu olmaz, çünkü çocukluk bir daha geri gelmez.



Çocuklara sevgiyi öğretelim, saygı duymayı öğretelim. Onlara empati kurma becerisi kazandıralım, onlara paylaşmayı, şefkat ve merhameti öğretelim, yaşayalım ve yaşatalım. Tüm çocuklarımızın başarılı olması için, var gücümüzle emek edelim ve hiçbir çocuğun kendisini eksik hissetmesine neden olmayalım. Bundan dolayı da bizlere yani büyüklere çok ama çok sorumluluklar düşer. Bu sorumlulukları yerine getirelim ve onların yüzlerindeki mutluluğun, tebessümün nedeni olalım lütfen… Kalın sağlıcakla
Şenay 1 ay önce
Çocuk güzel kendi adıma pay çıkardığım bir yazı olmuş emeğinize sağlık değerli hocam.
Ayşe Ay 1 ay önce
Emeğiniz sağlık
Yusuf Camuşcu 1 ay önce
Böyle bir bakış açısı insanlara derinlemesine bilgi haznesini genişletiyor. Sizin bu güzel fikirleriniz çocuklarımıza umut oluyor. Bu bilgilendirici fikirler için teşekkür ederiz
Asiye 1 ay önce
Tebrikler
Hacer Ozalper 1 ay önce
Hocam işini severek yapan bir idareci; makamının hakkını veren; elinin altından geçen kitleye dokunan; farkında olabilen nadide eğitimcilerden☺️
Özlem Erkeker 1 ay önce
Yorumlarınızı çok güzel ve anlamlı, emeğinize sağlık kıymetli hocam
Ahmet asım 1 ay önce
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Bu tarz paylaşımlarınızı daha sık bekliyoruz. Kaleminize sağlık.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Namaz Vakti 07 Şubat 2023
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 20 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15