Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi

"Ergenekoncular tutukluğundan beri Türkiye'de faili meçhul, siyasi cinayet yok. Devlet adına infaz yok. Gözaltında kaybolmalar da yok. Bu bir şey anlatmıyor mu insanlara? Siz halkın aklıyla alay mı ediyorsunuz?”

GÜNCEL 10.08.2013, 00:00 10.08.2013, 00:00
Hüseyin Çelik için bir utanç hikâyesi

 

Hüseyin Çelik 1959'da Van'ın Gürpınar ilçesinde doğdu. 1983'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Aynı yıl, Van Yüzüncü Yıl Üiversitesi'ne asistan olarak girdi. 1987'de İstanbul Üniversitesi'ne geçti, ancak daha sonra tekrar Van'a döndü, 100. Yıl Üniversitesi'nde önce yardımcı doçent, sonra doçent oldu. Çelik'in “Yeni Osmanlılar”, edebiyat ve siyasi akımlar üzerine çalışmaları var.

Süleyman Demirel'in Adalet Partisi'nde başlayan siyasi hayatı Çelik'i Tansu Çiller'in Doğru Yol Partisi'nde Van Milletvekili yaptı. Çelik daha sonra AKP kurucuları arasında yer aldı, AKP hükümetlerinde Kültür ve Milli Eğitim bakanlıkları yaptı. Halen AKP'de tanıtım ve medyadan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyor.

Tayyip Erdoğan'ın AKP'deki 14 yardımcısından biri olan Hüseyin Çelik, çarşamba günü “AK Parti Sözcüsü” olarak basının karşısına çıktı, kameralar önünde konuşmaya olan iştahını bir kez daha esirgemedi ve Ergenekon davasındaki kararlar hakkında uzun açıklamalarda bulundu. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ağır cezalar verdiği sanıklar için sürecin bitmediğini, temyiz makamı olan Yargıtay'a itirazdan Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuruya kadar uzanan yeni bir süreç başlayacağını vurgulayan Çelik, “Daha hukuki süreç bitmiş değil, son söz söylenmiş, son nokta konulmuş değil, son hüküm tesis edilmiş değil” dedi.

Ancak bunları söyleyen Hüseyin Çelik, hemen ardından Ergenekon davası için kesin hüküm de ilan etti. Çelik'in sözlerini, AKP'nin resmi internet sitesinden hatırlayalım:

"Ergenekoncular tutukluğundan beri Türkiye'de faili meçhul, siyasi cinayet yok. Devlet adına infaz yok. Gözaltında kaybolmalar da yok. Bu bir şey anlatmıyor mu insanlara? Siz halkın aklıyla alay mı ediyorsunuz?”

Çelik'in aynı konuşmada yan yana getirebildiği iki yaklaşımdan şu çıkıyordu:

Evet karar daha kesinleşmedi, ama Yargıtay en azından bazı sanıklar lehine yerel mahkemenin kararını bozarsa, “faili meçhul cinayetlerin faillerini, devlet adına cinayet işleyenleri, gözaltına alınan insanları kaybedenleri” korumuş olur!

Birbirini tanımayan insanların da aynı örgütün elemanı gibi cezalandırıldığına ilişkin yorumlara da cevabı vardı Çelik'in. Bu konuda “Ergenekon'un atipik bir terör örgütü olduğunu” söyledi, "Yeryüzünde hiçbir örgütün bütün mensupları yüzyüze gelmez, telefonla konuşmaları da şart değildir” dedi.

Velhasıl AKP Sözcüsü, hem yargı kararının kesinleşmediğini, hem de “atipik terör örgütü Ergenekon”un yöneticisi ve üyesi olmakla suçlanan insanların faili meçhul cinayetlerin failleri olduğunu söylüyordu.

 

Van'da bir 'kaçakçılık ve yolsuzluk' operasyonu

 

Bunları, Ergenekon davası üzerine bir değerlendirme daha yapmak için hatırlatmadım. Zira, bu ülkede askerin siyasete müdahale ve darbe heveslerini de, yeri geldiğinde her türlü vesayetin aracı olabilen bir yargı sistemimiz olduğunu da biliyoruz. Çelik'in sözlerini, Çelik'in memleketinden bir hikâyeyi hatırlatmak için özetledim.

Daha önce de bu köşede yazdığım, unutturulmak istenen acı ve utanç dolu bu hikâyeden söz ediyorum.  Belki bu hikâye, “örgüt uzmanı” da olduğunu anladığımız AKP Sözcüsü'nü henüz hakkındaki yargılama devam eden insanlar hakkında konuşmadan önce bir kez daha düşündürür.

Nisan 2005'te Van Başsavcılığı'na gelen ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) alımlarında yolsuzluk yapıldığı iddiasını içeren imzasız bir ihbar mektubu işleme konmadı. Zira, YÖK'ten yargılama izni çıkmamış, bu nedenle savcılık da "görevsizlik" kararı vermişti. 

Ancak aynı ihbar, Haziran 2005'te bu kez “özel yetkili savcı” olarak dosyaya bakan Ferhat Sarıkaya tarafından, yargılama için YÖK izni gerektirmeyen "çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu" iddiasıyla işleme kondu. (Evet, Şemdinli savcısı olarak “iyi çocuklar”ın bombaladığı Umut Kitabevi iddianamesinde generalleri suçlayınca meslekten atılan Sarıkaya).

Sarıkaya'nın soruşturmasında dönemin YYÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın ile üniversite yönetimi 25 milyon dolarlık tıbbi malzeme alımında yolsuzluk yapmakla suçlanıyordu. YYÜ Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı'nın Haziran 2005'te tutuklanmasının ardından temmuz ayında, o sırada yurtdışında bulunan Prof. Aşkın'ın evine 13 saat süren bir baskın yapıldı. İkinci suçlama "tarihi eser kaçakçılığı"ydı. 

Prof. Aşkın, yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak 14 Ekim 2005'te tutuklandı. "Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, bazı öğretim üyelerini sürgüne göndermek, fişleme yapmak"la suçlanan Aşkın hakkında 3 bin yıla kadar hapis istemiyle açılan dava, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. İlk duruşmada reddedilen tahliye talebi, 15 gün sonraki ikinci duruşmada, yani tutuklamadan 76 gün sonra kabul edildi. 

Prof. Aşkın, tahliye kararı verildiğinde kapısında asker ve polisin nöbet tuttuğu, pencerelerine demir parmaklık takılan "mahkûm koğuşu"nda tedavi görüyordu. 

Tahliyeden sonra YÖK'ten Van'a gönderilen özel heyet, yolsuzluk iddialarının asılsız olduğunu tespit etti. Özel yetkili Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi de, 2 yıl önce vermeyi reddettiği "görevsizlik" kararını Haziran 2007'de verdi, "suç örgütünün varlığından söz edilemeyeceğine" hükmetti ve dosyayı “özel yetkisiz” Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. 

Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi de, 33 ay boyunca yapılan başvurulara rağmen işletilmeyen süreci işletti ve "sanıkların yargılanması için YÖK'ün izni gerektiğine" karar verdi. Böylece dosya "yargılama izni" verilmesi için, üniversitede aylar önce yolsuzluk yapılmadığını saptayan YÖK'e gönderildi!

 

Yolsuzluk yoktu, ama onur vardı

 

Sonuç olarak Ferhat Sarıkaya'nın “özel yetkili savcı” olarak başlattığı soruşturma, yaptırdığı baskınlar ve açtığı davaya karşın üniversitede ne tek kuruşluk yolsuzluğa rastlandı, ne de tarihi eser kaçakçılığına.

Ama arada, önemli şeyler oldu. Suçlamaları onuruna yediremeyen ve dört ay boyunca duruşmaya çıkamayan YYÜ Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı "Bu lekeyle yaşayamam" diyerek 13 Kasım 2005'te cezaevinde kendisini asarak canına kıydı. Koğuş arkadaşı Prof. Aşkın da kalp spazmı geçirince hastaneye kaldırılmış, kalbine üç stent takılmıştı. Aşkın hayatta kalmış, ama nefret söyleminin kalesi malum medyada “dedesinin Ermeniliği” üzerinden de yüz kızartıcı saldırılara uğramış, tutuklanmış, onuru kırılmış, sağlığı bozulmuştu.

Hüseyin Çelik, Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda otururken yaşanan bu utanç hikâyesini unutmuşsa, alımlarında yolsuzluk yapıldığı öne sürülen 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin özetlediğim süreç sırasında Genel Sekreteri olan kardeşi Ramazan Çelik kendisine hatırlatabilir. Zira Ramazan Çelik de, yolsuzluk yapıldığı iddia edilen tıbbi cihaz alımında “Tıp Fakültesi Genel Sekreteri” olarak soruşturmaya uğramış, o sırada verdiği emeklilik dilekçesini daha sonra geri çekmişti.

Velhasıl, Ergenekon davası açıklamalarıyla yasadışı örgüt uzmanı olduğunu da idrak ettiğimiz Hüseyin Çelik'in evinde bu bayram da ihtimal sevinçle geçiyor.

Onuru için intihar eden Enver Arpalı'nın ve adil yargılanmadığına inanan insanların evinde ise bir bayram daha yas var.

Allah taksiratını affetsin...

“Kimin” derseniz, bu yazıyı bir kez daha okuyun!

Doğan Akın / T24

Yorumlar (0)
-14
az bulutlu
Namaz Vakti 22 Ocak 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sakaryaspor 20 48
2. 1461 Trabzon FK 20 40
3. Sivas Belediyespor 20 37
4. Afjet Afyonspor 20 37
5. An Zentrum Bayburt Özel İdarespor 20 36
6. Somaspor 20 35
7. Bodrumspor 20 34
8. Çorum FK 20 34
9. Silahtaroğlu Vanspor FK 20 32
10. Ankaraspor 20 30
11. Serik Belediyespor 20 29
12. İnegölspor 20 27
13. Diyarbekirspor 20 25
14. Etimesgut Belediyespor 20 24
15. Turgutluspor 20 22
16. Adıyaman FK 20 19
17. Sarıyer 20 15
18. Ergene Velimeşespor 20 15
19. Kahramanmaraşspor 20 11
20. Niğde Anadolu FK 20 6
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Fenerbahçe 22 36
4. Alanyaspor 22 35
5. Beşiktaş 22 35
6. Hatayspor 22 35
7. Başakşehir 21 34
8. Adana Demirspor 22 34
9. Kayserispor 22 31
10. Gaziantep FK 21 31
11. Sivasspor 22 30
12. Karagümrük 22 30
13. Galatasaray 22 27
14. Giresunspor 22 26
15. Kasımpaşa 22 24
16. Göztepe 22 24
17. Antalyaspor 22 23
18. Rizespor 22 21
19. Altay 22 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. Samsunspor 20 33
7. İstanbulspor 20 33
8. Adanaspor 20 32
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 21 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Tottenham 19 36
6. Arsenal 20 35
7. M. United 21 35
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 19 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 22 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Norwich City 22 16
18. Watford 20 14
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11