Bakan Nebati: Yeni ekonomi modeliyle bir üst seviyeye çıkacağız

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati Ekonomik Dönüşüm Zirvesi'nde konuştu. Bakan Nebati, Yeni Ekonomi Modeli ile bir üst seviyeye ulaşacağımızı belirtti.

EKONOMİ 29.09.2022, 14:03
Bakan Nebati: Yeni ekonomi modeliyle bir üst seviyeye çıkacağız

akan Nebati "Gelişmekte olan ülkelere kalkınmanın tek reçetesi olarak sunulan Ortodoks ekonomi politikaları, gelişmekte olan birçok ülkede büyük cari işlemler açığı ve beraberinde borç krizleriyle neticelenmiştir. Ortodoks politikalar büyük krizlere neden olabilir." dedi.

Bakan Nebati, ''Yeni politika setlerinin oluşturulması zorunluluğu oluştu. Türkiye alternatif tedarik merkezi olarak öne çıkıyor. G-20 içinde en iyi performansı gösteren ülkelerdeniz. Modelimizin en önemli sayacağı TL'ye güvenin artması. Yeni ekonomi modelimizle bir üst seviyeye çıkacağız. Türkiye birilerinin dayatması ile hareket etmek zorunda değil. Türkiye Ekonomi Modeli örnek olacaktır'' dedi.

Bakan Nebati  "Eğer yeni ekonomi modelini uygulamaya almasaydık, bugün enflasyon sorunu ile birlikte büyük olasılıkla bir durgunluk ve buna bağlı birçok sorunla yüz yüze kalacaktık" dedi.

Bakan Nebati ayrıca bir müjde vermek istiyorum diyerek duyurdu "Bakanlığımız bünyesinde reform ve değişim dinamiğini sürekli kılacak olan Hazine ve Maliye Akademisi Başkanlığı'nı kuruyoruz. Bir yandan bilgi üretimi yapılırken bir yandan da kamu kurumu, üniversiteler ve STK'larla projeler gerçekleştirilerek bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlayacağız" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin açıklamalarından satır başları;

Türkiye bir şeyler başarıyor ve gerçekleştiriyor. Bugün etraflıca burada konuşulacak ekonomi politikaları ve deneyimler uluslararası ekonomi tartışmalarına fayda sağlayacağına inanıyorum.

Ekonomik ve sosyal politikaların reçete ve kapsamlarının etkilendiği görüşüne buradaki herkes katılacaktır. Gerek ulusal gerek iktisat tarihi incelendiğinde dönemsel ekonomik gelişmeler arasında sıkı korelasyon olduğu görülür.

Farklı dönemlerde farklı iktisadi düşüncelerin hakim olmasında toplumsal dönüşümlerin şartlarının değişmesine neden olması bu değişimin yeni ekonomi setleri etkili olmaktadır. Toplumu ileri götüren itici güç aslında böylesine bir döngüdür. Bilindiği üzere dinamik süreç teknolojik ilerleme ile önceki dönemlere nazaran çok daha hızlı ilerliyor.

Her ülkenin geçmişten tebarüz eden kültürü, kurumsal altyapısı, coğrafi konumu gibi birçok husus birbirine çok bağlı özgün yönleri vardır. 1929 yılında büyük buhranın yıkıcı etkisiyle lezeferciler yani "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinciler" büyük hızla terk edilirken dünyada ekonomik devinim azametle yükseliyordu. Bu dönemde kurulan dünya iktisadi nizami bir yanda Keynesci politikalarla bir yandan da fordist üretimle batı ekonomilerine altın çağını yaşatmıştır.

ORTODOKS POLİTİKALAR BÜYÜK KRİZLERE NEDEN OLABİLİR

Gelişmekte olan ülkelere kalkınmanın tek reçetesi olarak sunulan ortodoks ekonomi politikaları gelişmekte olan birçok ülkelere cari işlemler açığı ve krizlerle neticelenmiştir. Uluslararası ödemelerde büyük sorunlar yaşanmıştır. Keynesci politikaların sınırına gelinmesi, petrol krizi ve arz şokları egemen nizamın ekonomik krizi yeni liberal politikalarla aşılmaya çalışılmıştır. Önce İngiltere'de Teacher sonra ABD'de Reagen uluslararası ekonomi politikalarında serbest piyasa mekanizmalarına ağırlık verilmesinin zorunluluğunu vurgulamıştır.

TÜRKİYE ALTERNATİF TEDARİK MERKEZİ

Hem makro ekonomik politikalarda devlet müdahaleciliği ve devlet denetimi azaltılmıştır. 90'lı yıllarla beraber küreselleşmenin tahkim edilmesi, uluslararası ticaretin, sermaye akımlarının eşi benzeri görülmemiş oranda artması gelişmekte olan ülkeler için fırsatlar sunarken bir yandan da yeni kriz riskleriyle karşı karşıya getirmiştir. Gelişmekte olan pek çok ülke 90'lı yıllarda peş peşe kriz yaşamıştır.

Bir teknoloji devrimi olarak internetin 90'lı yılların sonlarında yaygınlaşmaya başlaması küreselleşmenin yeni bir evreye girmesini tetiklemiştir.

2008 yılındaki küresel finans kriziyle kesintiye uğradı. Neo liberal kapitalist sistem 2008 krizi AB ülkelerinde borç krizine dönüşerek daha uzun süre sürmüş ve paradigmaların yolunu açmıştır. Küreselleşmeye dayalı neo liberal doktrinine ters düşen korumacı eylemler örneğin ABD'de Trump döneminde daha belirgin hale gelmiştir.

Dünya ekonomisinin gündeminde ABD ve Çin gerilimi varken, başlayan Koronavirüs köklü değişimlerin kapısını aralayan tarihi dönüm noktası olarak ortaya çıkmıştır. Çin'de koronavirüsün ortaya çıkması küresel tedarik ve lojistikte büyük sorunlara yol açmıştır. Batı ekonomileri tedarik anlamında tek merkeze bağlı olmanın yol açtığı problemlerle karşı karşıya kalmıştır.

Pandemi sürecinde gelişmiş ülkeler başta olmak üzere genişlemeci para politikalarıyla virüsün yarattığı hasarı azaltma çalışmaları başlamıştır. Batılı ülkeler için alternatif tedarik merkezleri bulmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Dünya üretim ve ticaret haritasında çeşitli kaymalara yol açacak döneme girdiğimiz söylenebilir.

EN ÖNEMLİ SACAYAĞI TL'YE GÜVENİN ARTMASI

Mevcut krizin ülkemiz üzerinde ortaya çıkardığı fırsatlar tehditlerden daha ağır basmaktadır. Ekonomi yönetimi olarak bu süreçte politikamızı belirlerken şu sorulara cevap aradık. Küresel ekonomideki çalkantıdan nasıl koruyacağız? Güçlü büyüme yolunda sürdürülebilir devam etmesini nasıl sağlarız? Vatandaşların refah kaybını nasıl aşarız? En iyi politika seti ne olmalıdır?

Konvansiyonel iktisadi bakışı olarak heterodoks bakışla mevcut küresel kriz ortamında değil yapısal sorunlarımıza çözüm bulmak pandemi sonrasında ülkemizin küresel tedarik merkezi olması için yeni bir ekonomik yaklaşımı benimsedik. Ülke kalkınmamızı ve refah düzeyimizi daha ileri taşımak için oluşturuldu. Türkiye Ekonomi Modeli olarak isimlendirdiğimiz yaklaşımın temel amacı, ekonomimizin sürdürülebilir büyüme patikasına girmesini sağlamak; kısa vadede küresel konjonktürel sıkıntıları en düşük hasarla bertaraf etmek; uzun vadedeyse orta gelir tuzağını aşmaktır. Modelin en önemli sac ayağı ise TL'ye olan güvenin artırılmasıdır. Modelin başarısı için maliye politikasının tek başına yeterli olmayacağı açıktır. 

TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜMEYE DEVAM ETMİŞTİR

Özellikle akademik çevrelerin ilgisini çekmeye başlamıştır. Ülkemiz gerçeklerine göre dizayn edilen modelimizin yatırım, üretim, istihdam ve ihracat tarafında beklediğimiz pozitif sonuçları verdiğine hepimiz şahitlik ediyoruz. 2020 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 1,8'lik büyümeyi başarmıştır. Arz kaynaklı enflasyonu, ortodoks para politikalarıyla çözmeye çalışan ülkelerin resesyona girdiği ve endişesine kapıldığına tanıklık ediyoruz. Türkiye ekonomisi yüksek büyüme performansını sürdürmeye devam etmiştir. Bu yılın ilk çeyreğinden yüzde 7,5, ikinci çeyrekte yüzde 7,6'lık büyüme yakalayan Türkiye G20 ülkeleri içinde en iyi performans gösteren ülkelerden biridir.

Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde ihracat yüzde 18,3 oranında mevcut konjonktüre rağmen artmaya devam ediyor. 

İstihdamı artırma noktasında da 2021 yılın 2,1 milyon kişi bu yılın ilk 7 ayında 613 bin kişilik istihdam artışı sağlanmıştır. OECD ülkeleri arasında ülkemiz istihdamını en fazla artıran ülke olmuştur. Enerji hariç cari fazla vermeyi başardık. Rusya-Ukrayna savaşı enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarında gerçekleşen dramatik artışlar cari dengemizde bir miktar bozulmaya yol açmıştır. Bunun geçici olduğuna, enerji fiyatlarının düşmesiyle bu taraftaki iyileşmenin devam edeceğine inanıyoruz.

DÖVİZ KURUNDAKİ ARTIŞ ETKİLİ OLDU

Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat bakımından güzel gelişmeler yaptığımız ekonomimizde küresel sorun olarak karşımıza çıkan enflasyondur. Enerji ve diğer emtiadaki diğer yükselişler, lojistik maliyetlerindeki artışlar, gıda fiyatlarındaki yükselişle ve pandemi kaynaklı dışsal faktörler Türkiye'de de enflasyonun temel nedenleri durumundadır. Döviz kurundaki artış enflasyon üzerinde etkili olmuştur.

Vatandaşları enflasyona karşı korumak için politikaları devam ettiriyoruz. Yeni ekonomi politikamız Türkiye ekonomisinin tüm yapısal sorunlarını kalıcı şekilde çözmeyi amaçladığı aşikar. Yeni ekonomi modelini uygulamaya almasaydık birçok sorunla yüz yüze kalacaktık. 

Tüm dünyanın yaşadığı enflasyon sorunu büyük ölçüde arz ve maliyet kaynaklıdır. Talebin etkisi sınırlı düzeydedir. Tecrübelerimiz bu yöndedir. Konuşmamın başında ifade ettiğim üzere her ülkenin yapısı ve dinamikleri farklıdır. Dolayısıyla sorunların çözüm reçetelerinin farklı olması son derece doğaldır. Halk ekonomisi, girişimci devlet anlayışı ve birçok yaklaşım son derece popüler olan heterodoks ekonomi yaklaşımlarına örnekler olduğunu görüyoruz. ABD, İngiltere ve Almanya başta olmak üzere dünyada geniş bir heterodoks ekonomi literatürü olduğunu biliyoruz.

Ülkemiz için stratejik bu adımı atma kararlılığımız ülkemizin ve insanımızın spesifik ihtiyaçları doğrultusundadır. İhtiyaçların karşılandığı bir modeldir Türkiye Ekonomi Modeli.

KOBİ'lerin krediye daha kolay ulaşması için çalışmalarımız sürüyor. Buradaki saygın isimler olarak sizler gün boyu bu konuları tartışacak ve pandemi sonrası dönemde iktisat paradigmasındaki değişimleri analiz edeceksiniz.

İstanbul'dan değerli akıllarla yepyeni şeyler söylemeye devam edeceğiz. Gelişmiş ülkelerin de yeni söylem yeni şeyler duymaya ihtiyaçları var. Gizli saklı kalmış düşünceleri hep birlikte ortaya koyacağız ve başaracağız. Biz başarmak için yola çıktık ve adımlarımız başarıyla neticelenecektir.

HAZİNE VE MALİYE AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI KURULUYOR

Bir müjde vermek istiyorum. Bakanlığımız bünyesinde reform ve değişim dinamiğini sürekli kılacak olan Hazine ve Maliye Akademisi Başkanlığı'nı kuruyoruz. Bir yandan bilgi üretimi yapılırken bir yandan da kamu kurumu, üniversiteler ve STK'larla projeler gerçekleştirilerek bilgi ve deneyim paylaşımına imkan sağlayacağız.

Haber7

Yorumlar (2)
vanlı VATANDAŞ 2 ay önce
gider ayak yakıyorsunuz mileti bu ateş sizede dönecek
sade vatandaş 2 ay önce
Ne sen ne de senin ağa baban ekonominin e sinden anlamıyorsunuz.İlk seçimde tarihin tozlu sayfalarına karışmanız dileğiyle...
Namaz Vakti 29 Kasım 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10