Okullarda yüz yüze eğitime sayılı günler kala Bakan Selçuk'tan çok önemli açıklamalar

Okullarda yüz yüze eğitimin başlamasına sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk merak edilen bir çok sorunun cevabını yaptığı açıklamayla verdi.

EĞİTİM 07.10.2020, 11:38 07.10.2020, 11:47
Okullarda yüz yüze eğitime sayılı günler kala Bakan Selçuk'tan çok önemli açıklamalar

Okullarda yüz yüze eğitimin yapılacağı 12 Ekim tarihine sayılı günler kala Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'tan önemli açıklamalar geldi. Haber global kanalına konuşan Selçuk, yüz yüze eğitimle ilgili olarak şunları aktardı:

Pazartesi-Salı günü sınıfın yarısı, Perşembe-Cuma sınıfın öteki yarısı gelecek. Öğretmen, öğrenci ve velilerin özelliklerine bakarak belirleniyor. Katiyen 'şu gün gelemez, bugün olamaz' diye bir şey söz konusu değil. Okul yöneticilerimizin esnek davranmasını istiyoruz, Türkiye'nin her yerinde aynı kural işlemez. Velilerimiz 'Ben Pazartesi-Salı günü geliyordum ama Perşembe-Cuma gelmek istiyorum' derse tabii ki gelebilir. Evde kronik hasta var göndermek istemiyorum derse tabii ki göndermeyebilir.

Bakan Selçuk'un konuşmalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

"HANGİ ÜLKE NE YAPIYOR DİYE TEKRAR TEKRAR BAKTIK"

Küresel düzeyde bir problemle karşı karşıyayız. Her bir bireyin hayatında belirli değişiklikler oluyor. Yaşanması zor bir süreç. Elbette herkesin bir söyleyeceği var. Bu mesele çok temelde tıbbi olarak, pedagojik olarak ciddi bilimsel çerçeve gerektiriyor. Bu mesele bana göre, sana göre meselesi değil. Kanıta ve verilere dayalı olarak. Geçtiğimiz Pazar günü eğitim müşavirleriyle toplantımız oldu. Tekrar tekrar hangi ülke neler yapıyor diye baktığımızda, özellikle kıta Avrupası'nın tümünün açtığını hatta 10-12 yaş altında maske olmadığını ve tam zamanlı açtığını görüyoruz. Küresel gidişatla ülkemizdeki gidişatı iki eksen olarak düşünüp bilimsel kararlar vermek durumundayız.

"SALGIN BİTSE BİLE UZAKTAN ÖĞRETİM BİTMEYECEK"

'Neden Avrupa açıyor da, siz açmıyorsunuz' deniliyor ya da 'Hiç açmayın' deniliyor. Hiç açmayan Avrupa'da yok, ABD'de eyalet bazında var. Afrika'da birkaç ülke var. Bildiğimiz ilk 30 sıraya bakın, bunların yüzde 90'ı açmış vaziyette. DSÖ ne diyor, bilim insanları neler diyor? Biz biraz daha kontrollü gitmeye karar verdik. Elbette açacağız, yüz yüze eğitim tabii ki daha önemli ama bu uzaktan öğretimi yok saymak anlamına gelmiyor. Salgın bittiğinde uzaktan öğretim bitmeyecek. Türkiye salgının seyrinin günlük olarak gidişatına bağlı olarak Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı ile psikolojik, pedagojik bağlamını düşünerek aldığımız kararlardır bunlar.

"BU MECBURİYET BİR AN ÖNCE YAPMAK DURUMUNDAYIZ"

Şu an Türkiye ya da İngiltere ve Almanya'nın durumu için baktığınızda, sayın Merkel'in açıklaması var, ekonomi ve eğitim dedi. Diğer ülkelere bakıyoruz, hepsi aynı şeyi söylüyor. Kayıp öğrenmek kaybı, kayıp sosyalleşme, iletişim, topluma aidiyet hissetme kaybı. Bunu bir an önce başlatıp, koşullar uygun olduğunda okullarda yüz yüze eğitime geçmek lazım. Dünyada koşullar ne olursa olsun bizim ödevimiz şu; biz bunun tedbirini alıyor muyuz, ne kadar alıyoruz? Bu bir mecburiyet ve bunu yapmak durumundayız. Dikkatli olmanın, tedbirinin neden kritik olduğunu hep söylüyorum. O yüzden de sürekli olarak Sağlık Bakanımız her akşam söylüyor. Biz hemen her gün söylüyoruz.

"ÇOCUKLAR NEYİ NASIL YAPMALARI KONUSUNDA BİLİNÇLİ"

Biz haftada iki gün açtığımız için. İlk iki gün sınıfın yarısı, daha sonraki iki gün sınıfın diğer yarısı geliyor. O gün senaryo dediğimiz bugün gerçek oldu. Çocuklarımızın bu suretle daha kontrollü şekilde okula geliş gidişlerini, okul yöneticileri, öğretmenler, sayın velilerimiz açısından daha anlaşılabilir, denetlenebilir süreç yapılandırmaya çalışıyoruz. Çocuklar neyi nasıl yapmaları gerektiği konusunda bilinçli oluyorlar, öğretmenlerimiz bazı şeyleri öğreniyorlar.

"EVDE KRONİK HASTA OLANLAR TABİİ Kİ GÖNDERMEYEBİLİR"

Pazartesi-Salı günü sınıfın yarısı, Perşembe-Cuma sınıfın öteki yarısı gelecek. Öğretmen, öğrenci ve velilerin özelliklerine bakarak belirleniyor. Katiyyen 'şu gün gelemez, bugün olamaz' diye bir şey söz konusu değil. Okul yöneticilerimizin esnek davranmasını istiyoruz, Türkiye'nin her yerinde aynı kural işlemez. Velilerimiz 'Ben Pazartesi-Salı günü geliyordum ama Perşembe-Cuma gelmek istiyorum' derse tabii ki gelebilir. Evde kronik hasta var göndermek istemiyorum derse tabii ki göndermeyebilir.

"ÖĞRENCİ VELİLERİN YÜZDE 76'SI YÜZ YÜZE EĞİTİM İSTİYOR"

Okullar açılmadan önce araştırmalar yapıldı. Üç araştırmada 'çocuklarımızı göndeririz' diyenlerin oranı yüzde 30'lardaydı ama şu anda yüzde 75'i geçti. Biz her gün dijital yoklama yapıyoruz. Okul öncesinde 5-6 puan daha düşük. Bu rakam şunu söylüyor, biz velilerimize bize güvenin, buyurun okullarımıza gelin, video konferansta görüşelim, neyi nasıl yapacağız. Sizin için videolar yaptık. Bunları aylar boyunca söyleye söyleye bu inancı, güveni oluşturmaya çalışıyoruz. Eskiler derler ya 'itikad imandan önce gelir'. Önce bana inanacak.

"ANA OKUL VE 1. SINFLAR İNANILMAZ ŞEKİLDE DİKKATLİLER"

Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz maske takıyor. Habersiz videolar izledik, bilimsel amaçlı çalışmalar yapıldı. İlkokul birinci sınıf çocukları, okul öncesi çocuklar inanılmaz dikkatliler. Ben şunu beklerdim, silgisini versin, kalemini paylaşsın. Hiçbir şey yapmıyorlar, yaptıklarında birbirlerini uyarıyorlar.

"ÇOCUKLAR OKULDA FARKLI ZAMANDA TENEFFÜS YAPACAK"

İki günde toplam yarımşar saatlik beş dersimiz var. Onar dakika teneffüsümüz var. Teneffüsler farklı zamanlarda. Çocukların hepsinin dışarı çıkmasını önlemiş oluyoruz. EBA televizyonundaki içeriklerle okuldaki içerikleri birleştirdik. Çünkü bizim için aslolan televizyon. Aynı yayın günde üç kez tekrar ediyor. Diyelim ki lisede iki kardeş var, biri izledi diğeri izleyemedi. Tekrar veriyoruz. Televizyondaki içerik bizim için okuldaki sorumluluk açısından yeterli. Bütün bunlar zenginleştirme çalışmaları. Esas mecra televizyon.

"OKULDAKİ ÇOCUKLARIMIZ KURALLARA ÇOK GÜZEL UYUYOR"

Başta çok endişelendik. Teneffüs saatlerini ayırarak kontrol ettik. Velilerimiz çok duyarlı. Biz dedik ki 'lütfen sınıflara girmeyin' Yeni çocuğun velisi sınıfa girmeyecek, böyle bir şey yok! Ama emin olun bunu sağladık. Çocuklarımızın bir kısmı teneffüslerde sınıfta kalmayı tercih ediyor, bir kısmı dışarı çıkıyor. Nöbetçi öğretmenlerle sürekli kontrol ediliyor. Çocukların hissiyatı gerçekten çok güçlü. Çocuklar kurallara çok güzel uyuyorlar. Çıkmak istemeyenlere 'niye çıkmak istemiyorsun' diye soruluyorlar, bazen ifade etmiyorlar 'çünkü' deyip duraklıyorlar. Sanırım ailede konuşulan, televizyonda duyulan bazı şeyler var onun için dikkatli ve kontrollüler.

"ÇOCUKLARIN KOŞUŞTURMALARINDA BİR SIKINTI VAR"

Bizim bu konuya yaklaşımımız oyun tabanlı. Temassız oyunlar diye iki kitap çıkardık. Öğretmenimiz hangisini isterse fark etmez. Bu kuralları bu oyunlar vasıtasıyla öğrendiler. Tekrar tekrar yaptılar. Artık 2 haftadan sonra çocuklar son günlerde bir uyarıya ihtiyaç duymamaya başladılar. 2 hafta sonunda alıştılar. Hala bazı sıkıntılar var mı, var. Çocukların koşturması, temasla ilgili bazı sıkıntılar var. Bu olacak zaten. Ama önemli olan şu; dünyanın 10-12 yaş grubunun maske bile bakmadığı dünyada bizimki çok kontrollü.

"OKUMA YAZMA KONUSUNDA KUKLALAR, ANİMASYONLAR HAZIR"

Mart'ın başında, 13'ünde çocuklar okumayla ilgili temel aşamaları bitirmiş oluyorlar. Nisan'da okuma bayramı falan olabilir. Buradaki problem akademik olmaktan ziyade o iletişimin, duygu bağının kesilmiş olması. Ailenin, ülkenin tedirginlik içerisine girmesi. Biz çocuklar için, 2'ler için yaz okulu yaptık. Okuma yazma konusunda eğlenceli oyunlar, kuklalar, animasyonlar, yüzlerce materyaller. Oradaki eksiğini yaz boyunca giderdik. Ama öğretmenlerinin bu çocuklarla temasında diğer sınıf düzeyine göre daha yoğunluk oldu. Nereden biliyoruz, EBA istatistiklerinden biliyoruz. İlkokul 1'lerle ilgili endişemiz şuydu, hiç tanımadığı birisiyle ders yapmak kolay değil. Okulu bilmiyor, sıraya oturmamış, o yüzden onları baştan başlattık.

"YAKLAŞIK 1 MİLYON 200 BİN KÜSUR ÇOCUĞUMUZ GELİYOR"

2'lerle ilgili özel uyum çalışması var. 2. sınıftaki öğrencilerle ilk hafta şunları oynayın, bahçede şunu yapın, sınıfta bunu yapın vs. denilecek. Deneyimli öğretmenlerimizle psikologlarımız bunu belirlediler. Yaklaşık olarak şu ana kadar 1 milyon 200 bin kusur civarında çocuğumuz var gelen. Bunların kısmen her gün artış söz konusu olduğu için. Başlangıcında şuydu, böyle devam etti diyemiyorum. Gün gün arttı.

"OKULDAKİ ÇOCUK DIŞARIDAN DAHA KONTROLLÜ"

Sağlık Bakanlığı ile bizim yazılımcılar yaklaşık 2 ay çalıştılar. Herhangi çocuğumuz, sınıf öğretmeni, servis şoförü, okul çalışanında pozitif, temaslı vakası söz konusu ise bu bizim okul müdürümüzün cep telefonuna mesaj olarak düşsün. Bu yazılım bunu günlük olarak döndürüyor. Çocuğun bağlantısı olan veya öğretmenin kendisinde olabilir, şoförde de olabilir. Varsa hemen tedbir alınıyor. Sağlık Bakanlığı hemen geri aktarıyor. 2 haftadır bize gelen bir veri yok. Her gün veriler geliyor, bizim ilkokul 1,2,3,4,5,6,7, 8, 9,12 neyse çocuklarımızın yakınında olan temaslı olan pozitif olan sayı nedir. Okula giden çocuklarda artmayı bırakın kısmi de olsa düşme var. Çocuk sokakta, tatilde, aslında evde kontrol altında değil. Hareketlilik azalıyor. Şehirlerarası gidiş gelişler, ailelerin gidiş gelişleri azalıyor, stabilite oluşuyor. O yüzden daha dingin bir yapı sözkonusu.

"İKİNCİ VAKA TESPİT EDİLİRSE SINIFIN TAMAMI KARANTİNAYA ALINIR"

Diyelim ki vaka durumu var. Biz bunu Sağlık Bakanlığı ile çalıştık. Bu süreç dinamik süreç. Geçen hafta Bilim Kurulu'ndan yeni bir doküman geldi. Şartların gidişatına göre yeni pozisyonumuz budur diye üç sayfalık bir doküman geldi. Bunu okul müdürleri, öğretmen ve velilerle gözden geçirdik. Okulda Kovid-19 olması durumunda kişinin evinde veya hastanede gözetim altına alınmasını istiyor. Sınıfta günde iki kez semptom takibinin yapılması gerekir diyor. Ayrıca ikinci vaka tespit edilirse sınıfın tamamının uzaktan eğitime alınması isteniyor. Öğretmen veya öğrencinin ailesinde pozitif vaka tespit edildiğinde ailedeki öğretmen veya öğrenci de temaslı kabul ediliyor ve o da karantinaya gidiyor.

"OKULUN TAMAMININ ALINMASI GEREKİYORSA ALIRIZ"

Bir çocuğun tatilde, sokakta, çarşı pazarda iken bir riski var mıdır? Vardır, bunu eve getirebilir. Bir genç dışarıdaysa aksine okulda olması daha kontrollü. Okullar dışarıya göre daha tedbirli. Öğretmen pozitif çıkarsa müşahade odasına alınması algoritması var. Arkasından çağrı yapılıyor, okullarda Kovid19 takip kurulu var. Kişinin velisi, kayıtlı yakını kimse onu davet ediyorlar ve test yapılıyor şüphe varsa. Öğretmende testin sonucu pozitif çıkması durumunda derhal karantinaya alınıyor. Diyelim ki bütün okulun karantinaya alınması gerekiyor, alırız, hiç sıkıntı yok.

"SERVİS ŞOFÖRLERİYLE İLGİLİ KILAVUZ HAZIRLANDI"

Servisçiler Odası ile bizim aylardır süren çalışmalarımız var. Bir okul servisi nasıl dezenfekte edilir, neye dikkat edilir. Çocukların yarısı okula geldiği için servisin de yarısı dolu. Bununla ilgili her bir çocuğun nerede nasıl bindiği hepsi bizde kayıtlı. Okul servisleri aslında dezenfekte edilmediğinde ciddi riskler taşıyan bir ortam. Bunun da ne kadar aralıkla nasıl yapılacağının standardı var. Konuyla ilgili el kitabı var. Hangi gün, nasıl ne şekilde, ne kadar süreyle, havalandırma için ne kadar beklemek gerekiyor gibi bütün bunlar teknik olarak yazıyor.

"SPOR VE MÜZİK GİBİ TEMASI GEREKTİREN DERSLER OLMAYACAK"

Okul yönetimi ve öğretmenlerin tamamı, okulun öğretmen odasında, ıslak zemininde, bahçesinde, koridorunda, serviste neyin nasıl yapılması gerektiğinin adım adım bir dökümana sahip. Dolayısıyla her bir öğretmen bununla mesul. Yüz yüze eğitimde hayat bilgisi, Türkçe, matematik dersleri verilecek. 1 saat yabancı dil var 2. sınıflardan itibaren, 1 saatte din bilgisi var 4'den sonra. Müzikle ilgili sporla ilgili yakın teması gerektiren dersleri yapmıyoruz. 8'lerde LGS muhtevasında yer alan dersler var. Fen bilgisi, matematik, sosyal bilgiler dersi İngilizce dersi. 12'lerde YKS'ya hazırlık dersleri var. Matematik, edebiyat, fizik, kimya diğer sosyal dersler olabilir.

"ÖZEL OKULLAR 5 GÜN AÇARSA BUNUN MÜEYYİDESİ VAR"

2+5 Bilim Kurulu'nun önerisi. Tıbbi konularda ben Bilim Kurulu'na bakarım. Pedagojik konularda da biz konuşuruz. Biz subjektif görüşlere değil veriye bakarız. 2+5 yeni açılan sınıflar için de geçerli. Efendim özel okullar da 5 gün açarsa, bunun müeyyidesi var.

"BİZİM SON DERECE ESNEK BİR YAKLAŞIMIMIZ VAR"

Bizim destekleme yetiştirme kursu dediğimiz kurslar var. Hafta sonları yapılıyor. Sadece sınav öğrencisi olduğu için dikkate almıyoruz. Kaygısı daha yüksek, beklentileri daha farklı. Onun ruh sağlığı açısından da bizim meseleye padagojik olarak bakmak lazım. Bütünsel olarak dikkatte alıyoruz. Bu konularla ilgili okul yöneticilerimize yönelik olarak son derece esnek bir yaklaşımız var.

"OKUL BAŞARISI DEMEK HAYAT BAŞARISI DEMEK DEĞİLDİR"

Canlı derslerde gerçekten iyiyiz, eksiğimiz var ama bi kısmında başarımız var. Benim beklediğim şey şu; şunlarda iyi işler yapılıyor, şunlarda sorun var. Velilerimize söyleyeceğim şey şu; hayat bir maraton. Okul başarısı demek hayat başarısı demek değil. Ben akademik eksiklikle ilgili endişe duymam ama kişilik eksikliğiyle endişe duyarım. Bizi ayakta tutan şey şahsiyettir. Ebeveynler olarak aramızda konuşalım ama çocuklar varken daha dikkatli olalım. Hepimizin umuda ihtiyacı var.

"KOLAY GELSİN ZİYA HOCA DEMELERİNE İHTİYACIMIZ VAR"

Şu salgın bizim için kendimizi değerlendirme anlamında bir fırsat oldu. Neyi yapıyoruz, neyi yapamıyoruz, nerede güçlüyüz bunu gördük. Dünyanın birikimini kullanıyoruz emin olun. Türkiye'nin birikimini kullanıyoruz. Bunu çocukların hatırı, bu ülkenin geleceğinin hatırı için yapıcı bir şekilde geliştirelim. Okullarımızın daha güvenli yer olması için bu bir ulusal sorumluluk. Ben Milli Eğitim Bakanı olarak elbette sorumluyum ama her vatandaşımızın sorumluluğu var. Yüreklerinin derinliklerinden 'Kolay gelsin Ziya Hoca' temennilerine ihtiyacımız var.

"TÜRKİYE'NİN KILCAL DAMARLARINA GİRMEK İSTİYORUZ"

Bu görevler geçici görevler, biz hayatta kendi vazifemizi, kimliğimizi, konumumuzu en mütevazı şekilde ortaya koymak durumundayız. Velilerimiz güvenirse, inanırsa fazlasıyla destek oluyorlar. Şimdi dezenfektanı sağlıyoru, malzemeleri sağlıyoruz ama başka konularda da destek önemli. Öğretmene destek, çocuğa bir şeyler fısıldamak da destek bizim için. Her gün Mardin'in, Şırnak'ın, Kastamonu'da, Edirne'de bir yere bağlanıyorum. 'Arkadaşlar nasılsınız, bir ihtiyacınız var mı, hizmetinizdeyiz' diyorum. Bunu her gün yapıyorum ki, Türkiye'nin kılcal damarlarına girmek istiyorum.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 02 Şubat 2023
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Galatasaray 21 51
2. Fenerbahçe 20 44
3. Başakşehir 20 40
4. Beşiktaş 20 39
5. Trabzonspor 21 38
6. Adana Demirspor 20 37
7. Kayserispor 20 29
8. Konyaspor 20 27
9. Gaziantep FK 21 25
10. Alanyaspor 21 25
11. Karagümrük 20 23
12. Ankaragücü 20 22
13. Kasımpaşa 21 22
14. Sivasspor 21 21
15. Antalyaspor 20 21
16. Giresunspor 21 21
17. Hatayspor 20 20
18. İstanbulspor 20 15
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 21 41
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Keçiörengücü 21 37
5. Pendikspor 21 34
6. Rizespor 20 34
7. Bandırmaspor 20 34
8. Sakaryaspor 21 34
9. Boluspor 21 34
10. Göztepe 21 30
11. Manisa FK 20 29
12. Adanaspor 21 22
13. Altay 21 19
14. Tuzlaspor 21 19
15. Erzurumspor 21 18
16. Altınordu 21 17
17. Ö.K Yeni Malatya 21 16
18. Gençlerbirliği 21 13
19. Denizlispor 21 13
Takımlar O P
1. Arsenal 19 50
2. M.City 20 45
3. Newcastle 20 39
4. M. United 20 39
5. Tottenham 21 36
6. Brighton 19 31
7. Fulham 21 31
8. Brentford 20 30
9. Liverpool 19 29
10. Chelsea 20 29
11. Aston Villa 20 28
12. Crystal Palace 20 24
13. Nottingham Forest 20 21
14. Leicester City 20 18
15. Leeds United 19 18
16. West Ham United 20 18
17. Wolves 20 17
18. Bournemouth 20 17
19. Everton 20 15
20. Southampton 20 15