1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. YGS sınav soruları bu sene yayınlanacak mı?
YGS sınav soruları bu sene yayınlanacak mı?

YGS sınav soruları bu sene yayınlanacak mı?

ÖSYM bu sene YGS sınav sorularının tamamın yayınlamama kararı aldı. ÖSYM'nin bu tartışılan kararı YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya'ya soruldu. İşte YÖK Başkanı Çetinsaya'nın ÖSYM'nin sınav soruları yeni uygulamasına verdiği cevap..

A+A-

YGS sınav soruları bu sene yayınalancak mı?. ÖSYM bu sene YGS sınav sorularının tamamın yayınlamama kararı aldı. ÖSYM'nin bu tartışılan kararı YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya'ya soruldu. İşte YÖK Başkanı Çetinsaya'nın ÖSYM'nin sınav soruları yeni uygulamasına verdiği cevap.. 

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, "Yarının Liderleri Projesi"nin lansman toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin "Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın yapılacağını hatırlatması ve önerisinin olup olmadığını sorması üzerine Çetinsaya, öğrencilere başarılar diledi ve her şeyin gönüllerince olması temennisinde bulundu.

Kendi kızının da sınava gireceğini dile getiren Çetinsaya, "Tıpkı ona da tavsiye ettiğim gibi bütün sınava girecek öğrencilerimize bu tür tavsiyeleri çok da duyuyorlar ama gerçekten hayat 160 dakikadan ibaret değil. Gerçekten de girecekleri sınav hayatlarının en önemli sınavı değil. Mutlaka rahat olsunlar. Yeteri kadar çalıştılar, çabaladılar, hepsi gayret gösterdiler. İlerideki hedeflerini düşünerek önemli olan stressiz bir şekilde sınavlarını vermeleridir. Gerçekten de hayat 160 dakikadan ibaret değildir" dedi.

"ÖSYM'nin sınav sorularının açıklanmayacağına ilişkin kararının" anımsatılması üzerine Çetinsaya, YÖKve ÖSYM'nin ayrı kurumlar olduğunu belirterek, kararın da kendi kararları olmadığını söyledi.

Çetinsaya, şöyle devam etti:

"Ben de bunu bir vatandaş olarak sürecin bir parçası olarak izliyorum bu tartışmaları. Şunu görüyorum, bu kararın alınmasını gerektiren teorik sebep haklı gözüküyor. Neden? Çünkü 30 yıldır soru sorula sorula ve bu sorular kamuoyuna mal edile edile giderek soru bankaları tükenmeye başlamış ve sorular zorlaşmaya başlamış. Yani eğer bu süreç soruları daha makul hale getirecekse, öğrencilerin şikayetlerini azaltacak duruma getirecekse desteklenebilir bir süreç. Aynı zamanda dünyada da örnekleri var. Ama şu psikolojik ortamda da tabii bunu savunabilmek ne kadar mümkün onu da bilemiyorum. Bu bakımdan da bu 2 milyon kişinin bir takım eleştirileri, beklentileri, heyecanları var. Sistemdeki teorik haklılıkla birlikte pratikteki haksızlık diyelim, çünkü her birey haklı, nasıl idare edilecek bilemiyorum. Herhalde kararlarını sanki gözden geçirebilirler diye düşünüyorum." 

"Soruların açıklanmaması, hatalı soruların tartışılamamasına ilişkin bir sıkıntı doğurur mu?" şeklindeki soru üzerine Çetinsaya, bu konudaki teknikleri ve prosedürleri çok iyi bilmediğini, geçmiş yıllardaki gibi adayların şifreleriyle kağıtlarını görebilmesi halinde bu söylenenin gerçekleşmesinin muhtemel gözükmediğini, insanların zaten bireysel olarak yaptıkları doğru ve yanlışları görebileceğini kaydetti.

Bundan sonraki yıllar için "Hayat 160 dakika mıdır" eleştirisine yönelik olarak 'bir şeyler yapılabilinir mi" diye düşünceler bulunduğunu aktaran Çetinsaya, şunları kaydetti:

"Bunlar sadece düşünce aşamasında. Nedir o? Sınavın yılda bir kaç kere yapılması. Stresin böylece  azaltılması. 'Her şey testten ibaret, test neslinden oluşuyoruz' gibi eleştirilere, acaba sorular açık uçlu yapılabilinir mi? diye bir takım düşünceler dile getiriliyor. Aynı şekilde, sınavlar acaba elektronik ortamda yapılabilinir mi? Böylece, çok farklı sorular sorma imkanı da ortaya çıkar', diye bir takım düşünceler var. Bunların hepsinin ihtimal hesapları yapılıyor açıkçası. Dediğim gibi teorik olarak kulağınıza çok hoş gelen bir şey bazen pratikte imkansız olabiliyor. Ama bununla ilgili tabiri caizse fizibilite çalışmaları yürütülüyor. Ama bunların hepsi niyet aşamasındadır. Dediğim gibi henüz somutlaşmış, politikaya dönüşmüş bir karar yoktur. Olduğu zaman da Bilim Sanayi Teknoloji Yüksek Kurulu'nda tartışılacaktır."

"YÖK’ü de tamamen lağvetmemiz lazım"

Çetinsaya, toplantıda yaptığı konuşmada da YÖK'ü daha renkli kılmak ve eski imajından sıyırarak tamamen öğrenci ve akademi dostu haline getirmek için gayret ettiklerini söyledi. Çetinsaya, buna ilişkin imajı değiştirmenin gerçekten zor olduğunun altını çizdi.

Öğrenciliğinden itibaren YÖK'ün bütün süreçlerini yaşadığını anlatan Çetinsaya, hocalarının gözlerinin önünde okuldan atıldığını, başörtülü arkadaşlarının üniversiteye alınmadığını ve 28 Şubat'ta hocaları hakkında soruşturma açıldığını gördüklerini aktardı. 

"Bu gözler YÖK'ün bütün olumsuz imajlarını ve uygulamalarını gördü" diyen Çetinsaya, "YÖK'ün bütün talihsizliği aslında 12 Eylül döneminde kurulmuş olması. Aslında 12 Eylül dönemi politikalarına aracılık etmesi.  28 Şubat döneminde, 28  Şubat dönemine aracılık etmesi" ifadelerini kullandı. 

Artık geçmişe bir tepki olarak YÖK’ün değiştirmenin de yetmeyeceğini, 21. yüzyıla uygun bir yükseköğretim sisteminin oluşturulması gerektiğini söyleyen Çetinsaya, "YÖK’ü tamamen lağvetmemiz lazım. Siz oraya ne kadar renkli desenler yaparsanız yapın, kuruluş felsefesi olarak, zihniyet olarak, eylem olarak, bugünün Türkiyesi'ne ve dünyasına ait bir kuruluş değil. Umarın en kısa zamanda yürütme ve yasama organı da bu konuda gerekli politikaları izleyerek, bu kurumu özlendiği gibi 21. yüzyıl Türkiyesi ve dünyasının koşulları, şartlarına uygun denetleme, planlama ve koordinasyon kurumu haline dönüşecektir" diye konuştu. 

Hepiniz, 4. sınıfı bitirmeden, formasyon eğitimlerinizi tamamlamış olacaksınız 

Formasyon için yoğun bir talep olduğunu aktaran Çetinsaya, bunu herkesin alması gereken bir hak olarak görmeye başladıklarını vurguladı.

Çetinsaya, iyi alan bilgisinin üzerine bir, bir buçuk yıllık yüksek lisans eğitimiyle öğretmen olunabileceğini, formasyonun hayat boyu öğrenme olarak algılanması gereken bir sertifika programı olduğunu dile getirdi.

Çetinsaya, şunları kaydetti:

"Bu sebeple bütün mezunların, bir an önce formasyon alması için bu sene bir takım mekanizmalar geliştirdik. Hem de bütün alan öğretmenliklerinde okuyanların öğrenimleri boyunca, lisans öğrenimleri müddetince formasyon eğitimlerini tamamlayabilmeleri için bir politika geliştirdik. Bunu da önümüzdeki günlerde bütün kamuoyuyla paylaşacağız. Yani hepiniz, 4. sınıfı bitirmeden, formasyon eğitimlerinizi tamamlamış olacaksınız. Burada kapasite mevzusu çok önemli. Sonuçta bu eğitim verecek kontenjanlar ve kişiler sınırlı, bunu da gözeterek ama hepinizin bu eğitimi alacağı bir sitemi geliştirdik.” /ankarahaber

HABERE YORUM KAT