1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Van'daki Afet Yönetimine Birleşmiş Milletlerden Takdir

Van'daki Afet Yönetimine Birleşmiş Milletlerden Takdir

Vandaki Afet Yönetimine Birleşmiş Milletlerden Takdir
A+ A-

BİRLEŞMİŞ Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından ’Afet Durumlarında Kurumların Gösterdiği Esneklik ve İnovasyon’ konulu bir toplantı gerçekleştirildi.

 

New York’taki BM Genel Merkezi’nde yapılan etkinlikte Turkcell’in Van depreminde altyapısına yönelik çalışmaları ve öncülük ettiği şeffaf bağış kampanyası ’Türkiye Kumbarası’nı dünyaya örnek gösterildi.

Turkcell iletişim altyapısı ve yenilikçi uygulamaları nedeniyle UNDP’nin Türkiye’deki teknoloji partneri oldu. Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, 2011’de Van’da meydana gelen ve tüm Türkiye’yi sarsan deprem felaketinin ardından sergilediği inovatif ve teknolojik çalışmalarıyla UNDP’nin dünyaya örnek gösterdiği projelerden biri oldu. Turkcell’in depremden hemen sonraki kritik saatlerde teknolojisinin gücü ve çalışanlarının özverisi sayesinde yarattığı fark; ilerleyen dönemde ise Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde, Türk Eğitim Vakfı (TEV) işbirliğiile yürüttüğü çalışmalar, Birleşmiş Milletler çatısı altında gerçekleştirilen bir panelde ’örnek vaka’ olarak ele alındı. 

Mobil teknolojilerin sağladığı olanaklarla, doğal afetlerin etkisinin azaltılabileceği fikrinden yola çıkılarak düzenlenen ’Afet Durumlarında Kurumların Gösterdiği Esneklik ve İnovasyon’ başlıklı etkinliğe BM Kalkınma Programı ve BM Türkiye Daimi Temsilciliği ev sahipliği yaptı. Toplantı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Kalkınma Programı Başkan Yardımcısı Rebeca Grynspan, UNDP Genel Sekreter Yardımcısı Cihan Sultanoğlu, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkan Yardımcı Vekili Jordan Ryan, Milli Eğitim eski Bakanı Ömer Dinçer, TEV Genel Müdürü Yıldız Günay ve Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv’in katılımıyla gerçekleştirildi. 

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Milli Eğitim Eski Bakanı Ömer Dinçer, şunları söyledi:

"Türkiye’nin en büyük zenginliklerinden biri çok köklü bir yardımlaşma ve dayanışma geleneğine sahip olmasıdır. Bu sayede en zor dönemlerimizi birbirimize dayanarak, yardımlaşarak aşıyoruz. Bu depremde de öyle oldu. Hayatı yeniden normale döndürmek için hepimiz elimizi taşın altına koyduk. Hepimiz tek yürek olduk. İşte Turkcell ve TEV tam bu noktada yaratıcı ve çarpıcı bir sosyal sorumluluk projesiyle yanımızda yer aldı. Gerçekten de bu tip büyük felaketlerde devletin tek başına başarılı olması mümkün değil. Özel sektör STK’lar ve tüm aktörlerin harekete geçmesi acıların sarılması için kritik öneme sahip. Toplumun tüm unsurlarının koordinasyon içinde çalışması daha başarılı sonuçlar ortaya çıkarıyor. Turkcell’in projesi maddi boyutu kadar moral boyutu da çok güçlü olan bir yardımlaşma ve kardeşlik ağıydı. Söz konusu proje yurtdışında yaşayan Türkleri de harekete geçirdi. Bağışlar, öğretmenlerimize ev, çocuklarımıza yurt, öğrencilerimize burs oldu. Sevgi, Saygı ve sorumluluk gibi insani değerler üzerinde yükselen ve bize bu değerler varoldukça, nsanlığın da varolacağını incelikle hatırlatan bu değerli çaba için öncelikle Turkcell’e, TEV’e ve emeği geçen herkese teşekkür ederim."

Etkinlikte konuşan Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Atila Çelik ise "Acil durumlarda (sel baskını, heyelan, deprem, yol kapanması, kara ve hava taşımacılığı kazaları, çığ, kaybolma vb.) GSM haberleşmesinin kesintiye uğradığı coğrafi alanlarda haberleşmenin sağlanabilmesi amacıyla, ülkemiz 25 coğrafi bölgeye ayrılmış, uydu üzerinden haberleşmesi sağlanabilen roaming özellikli mobil baz istasyonları kurulmuştur. Türkiye’nin en güçlü iletişim ve teknoloji şirketi olan Turkcell acil yardım numaralarına gelen kısa mesajları Bakanlığımıza ve ilgili kamu kurumlarına ileterek insanımızın hayatlarının kurtarılmasında önemli pay sahibi olmuştur" dedi. 

GRYNSPAN: HIZLI BİLGİ PAYLAŞIMI KRİZLERDE HAYAT KURTARABİLİR 

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Kalkınma Programı Başkan Yardımcısı Rebeca Grynspan, "Afet riski bulunan ülkelerde önleyici tedbirlerle ilgili bilgilerin hızlı bir şekilde paylaşılması can ve mal kaybını engelleyebilir. Mobil teknoloji kriz zamanlarında vatandaşların kendileri arasında ve yetkili kişi ve kurumlarla iletişimini sağlayarak kritik bilgilerin yayılımını sağlıyor" dedi ve Turkcell’in deprem sonrasındaki hayat kurtaran aksiyonlarını övdü. 

MOBİL TEKNOLOJİLER, İNOVASYON VE TAKIM ÇALIŞMASI HAYAT KURTARIYOR 

Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen panelde Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Van’daki ilk depremi izleyen 72 saatte Turkcell’in teknoloji ve inovasyonu hayat kurtarmak için nasıl kullandığını ayrıntılarıyla paylaştı. Krizlere hazır olmanın ve teknolojik esnekliğin önemine değinen Ciliv, Turkcell’in sahip olduğu teknolojiyi ve iletişim altyapısını ayakta tutarken bir yandan da depremin ardından oluşan acil ihtiyaçlara cevap verebilmek için harekete geçtiğini ifade etti. Turkcell şebekesinin afet öncesinde yapılan hazırlıklar ve teknoloji tasarımı sayesinde büyük ölçüde ayakta kaldığını ifade eden Süreyya Ciliv, "Zarar gören istasyonlarımız birkaç saat içinde yeniden çalışır hale getirildi. Mühendislerimiz depremzedelerin yardım için 112’yi aramak yerine SMS gönderdiklerini tespit ettive çok kısa bir süre içinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı işbirliğinde SMS’leri acil durum çağrısına çevirmeyi başardı.Bu sayede vatandaşlarımızın hayatının kurtarılmasına vesile olduk" diye konuştu. 

DÜNYAYA ÖRNEK GÖSTERİLMENİN GURURUNU YAŞIYORUZ 

İkinci depremle Van’ın büyük bir darbe daha aldığını dile getiren Ciliv, kalıcı çözümlere ihtiyaç olduğunu görerek Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde ve TEV iş birliğiyle Van için Türkiye Kumbarası projesini geliştirdiklerini söyledi. Süreyya Ciliv, sözlerine şöyle devam etti:

"Yalnızca 5 milyon TL bağış yapmakla kalmadık, her anı internetten izlenebilen tamamen şeffaf bir kampanya ile kurumlara ve bireylere somut sonuçlarını görebilecekleri bir yardımlaşma olanağı sağladık. Tüm Türkiye kenetlendi, Turkcell’e ve TEV’e güvendi ve yola çıkarken koyduğumuz proje hedeflerimiz ikiye katlandı. 192 öğretmenimizin barındığı bir öğretmen kampüsü ve 132 öğrencimizin konakladığı bir öğrenci yurdu inşa ettik.Turkcell olarak bölgede yaşanan işsizlik problemini adresleyerek, Erciş’te çalışanlarının yüzde 50’sinin engelli olduğu bir çağrı merkezi kurduk. Bugün tüm bu çalışmalarımızla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından dünyaya örnek gösterilmenin ve teknoloji partner olarak seçilmeningururunu yaşıyoruz." 

DÜNYADAN DİĞER ÖRNEKLER 

Moderatörlüğünü UNDP Genel Sekreter Yardımcısı Cihan Sultanoğlu’nun üstlendiği panelde daha sonra TEV Genel Müdürü Yıldız Günay söz aldı.Günay konuşmasında afet ve kriz durumlarında kamu-özel sektör-sivil toplum işbirliğinin önemini vurguladı. Günay, "Van’da yaşanan deprem felaketlerinin ardından TEV, Eğitim için, Türkiye için 46 yıl önce çıktığı yolda eğitim ve afet durumlarındaki yardımlaşma tecrübesini, Turkcell’in iletişim ve teknoloji gücüyle birleştirdi. Milli Eğitim Bakanlığı, Turkcell ve TEV Van’ın geleceğine ışık tutmak amacıyla tek yürek oldu, Van için Türkiye Kumbarası projesini geliştirdi.Van için Türkiye Kumbarası, şeffaf ve katılımcı modeliyle Türkiye’nin desteğini arkasına aldı. ’Türkiye Kumbarası’na, ülkenin her kesiminden destek yağdı. Bugün bu ortak projemizin dünyaya örnek gösterilmesinden gurur duyuyoruz" dedi. 

Panelde ayrıca Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Başkan Yardımcı Vekili Jordan Ryan tarafından Türkiye/Turkcell-TEV örneği dışında iki farklı örnek paylaşıldı. 

Katılımcı, şeffaf ve hesapverebilir bir yardım modeli olarak oluşturan ’Van için Türkiye Kumbarası’ projesi, geçen Kasım ayında IPRA Altın Dünya Ödülleri’nde Birleşmiş Milletler tarafından verilen ’BM Özel Ödülü’nün sahibi olmuştu.

Turkcell, Van Depremi sonrası ne yaptı?

Turkcell’in afet sınavı - Deprem felaketinin yaşandığı ilk andan itibaren Turkcell, bölgede, afet durumlarında kesintisiz mobil iletişim için önceden planlanan önlemleri devreye soktu.

- 224 adet 2G ve 3G sahasıyla Van’ın en büyük iletişim şebekesine sahip olan Turkcell, deprem sonrasında iletişim trafiğinin 4 katına çıkmasına rağmen 200’ün üzerindeki iletişim ünitesiyle hizmet vermeye devam etti.

- Şebekenin desteklenmesi için hiç vakit kaybetmeden harekete geçen 200 kişilik Turkcell ekibi, tüm şebekeyi kısa sürede eksiksiz şekilde çalışır duruma getirdi.

- Deprem sonrasında Turkcell Superonline internet şebekesinde herhangi bir kesinti yaşanmazken, bu şebeke üzerinden hem Turkcell müşterilerinin kesintisiz iletişimi için altyapı desteği sağlandı, hem de deprem sonrası kesinti yaşayan diğer operatörlerin internet trafiklerinin ayağa kaldırılması için iş birliği yapıldı.

- Depremzede Turkcell müşterileri acil durumlarda 112 ve 155’i aramaları gerektiği konusunda kısa mesajla bilgilendirildi. Turkcell mühendisleri bazı müşterilerin aramak yerine 112 ve 155’e SMS gönderdiğini fark etti. Turkcell, müşterileri tarafından bu numaralara gönderilen SMS’leri, kamu kurumlarıyla işbirliği yaparak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi ile hızlı bir şekilde çözerek paylaştı, acil durumda olan kişilerin kurtarılmasına katkı sağladı. Turkcell 10,106 adet SMS gönderen müşterilerinden acil müdahale ve yardım ihtiyacı olan 65 kişiyi arayarak ihtiyaçlarını sordu Van’a tekrar güneş doğsun diye…

- Tüm Türkiye’yi üzüntüye boğan deprem felaketinin ardından Turkcell, kentte umutların yeniden yeşerebilmesi için bir seferberlik başlattı: Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde ve Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birliği ile Van için Türkiye Kumbarası adını taşıyan dev projenin ilk adımları atıldı.

- Turkcell’in 5 milyon TL attığı kumbarada biriken meblağ, aradan geçen süre zarfında tüm Türkiye’den gelen bağışlarla 9,5 milyona ulaştı. Kampanya için toplam 349.908 SMS gönderildi. www.turkiyekumbarasi.com adresi üzerinden bağış miktarı ve inşaat süreci an be an izlenebildi.

- Proje kapsamında Van’da bir Öğretmen Kampüsü ve Öğrenci Yurdu inşa edildi, Endüstri Meslek Liseleri’nde okuyan 100 öğrenciye eğitim bursu sağlandı. Öğrenciler, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla beraber 1.500 metrekarelik bir alana yayılan ve 132 kişi kapasiteli yurda taşındılar. 100 öğretmene barınma imkanı sağlaması hedeflenen Öğretmen Kampüsü ise gelen bağışlarla 192 kişi kapasiteye ulaştı. Öğretmenler evlerine taşındılar. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT