Van Tanıtım

Bir hikâyenin başlangıcıdır Van. Tarih, doğa ve kültür yolculuğunun başlangıcıdır Van. Bir sabah gözlerinizi açtığınızda keyifli bir tatilin başlangıcıdır Van.

Kısa bir uçak yolcuğu ya da bir kara yolculuğu; hedef Van ise rota sizi ilginç bir hikâyenin ortasına atacaktır. Yaklaşık 7000 yıllık bir tarihe yolculuktur yapılan tercih. Çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş Van ve çevresi, coğrafya bakımından önemli bir konumu olduğu için, birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmıştır. Urartu Medeniyetinin başkenti Van’da, bugüne değin varlık göstermiş Hurriler, Hititler, Persler, Medler, Selçuklular ve Osmanlılar gibi birçok kültürün izleri ile tarihi yapıların içerisinde tarihe tanıklık edersiniz. Van’da başlayan bir tatil serüveni mutlaka çok uzun ve unutulmaz anlarla dolu olacaktır. Van kahvaltısı ile yapılacak bir başlangıç ise bu uzun yolculukta enerji kaynağı olacaktır.

Tarih, doğa ve kültür serüvenidir bu hikâyenin adı. Her taşın üzerinde tarihin izlerini bulursunuz. Akdamar adasında, Tamara ile koyun çobanının sulara gömülen aşklarının hikâyesine tanıklık ederken doğayı ve tarihi bir arada yaşar, Van gölünün sularında keyifli bir yolculuğa çıkarsınız.

Her tutkunun bir karşılığı vardır Van’da. Doğa’nın, tarihin ve sanatın bir arada nasıl bir ahenk oluşturduğuna şahitlik ederken, şaşkınlık ve hayranlık yeni ruh haliniz olacaktır. Kilim desenleri de tarihi gibi ilmek ilmek işlenmiştir Van’da. El sanatının ustalığı kilim desenlerinde olduğu gibi gümüş işlemelerinde de göz kamaştırır. Gümüşün sanatla buluştuğu bu topraklarda Savat işlemeleri gibi, mimari yapıların da tarih boyunca bir sanat eseri inceliğinde işlendiğini görürsünüz. Bu mimari yapılarla 7000 yıl öncesine gidebileceğiniz gibi, yakın tarihi yansıtan yapılarla da Van kültürünü ve mimari yapısını de keşfetmek mümkün.

Bakir doğası ve birbirinden harika manzaralarıyla kendine hayran bırakan bu şehirde, uzun doğa yürüyüşleri yaparak, bölgenin keşfedilmemiş güzelliklerini görme imkanı da bulabilirsiniz. Amaç doğa sporları ise Van’ın coşkun akan sularında rafting yaparak ya da dağlardan kendinizi rüzgara bırakarak yamaç paraşütü ile ve ya da yüksek yamaçlarda kayak yaparak da Van’ı keşfedebilirsiniz.

Van gölüne neden deniz dendiği ile ilgili aklınızda bir soru işareti varsa kısa bir sahil gezintisi ile de bu sorunun cevabını bulmanız mümkün olacaktır. Van’ın gölü kadar akarsuları ve şelaleleri de doğanın bir şaheseridir. Muradiye şelalesinden akan su, ziyaret boyunca doğal bir terapi sağlar ve size doğanın muhteşem zarafetini sunar.

Doğanın Van’da ne kadar cömert olduğunu ise Vanadokya peribacası oluşumlarında görürüsünüz. Rüzgarın toprak da oluşturduğu bir sanat eseridir burası ve kendinizi bu sanat eserinin büyüsüne kapılmaktan geri alamazsınız.

Peri bacalarında kahverenginin en güzel halini görebileceğiniz gibi Mavinin en güzel halini de Dünya’nın en büyük sodalı gölü olan Van gölünde bulabilirsiniz. Van gölü sahillerinde yüzerek stres atabileceğiniz gibi Van gölünün uçan balıkları inci kefalini de izleyerek balıkların su ile olan dansına tanıklık edebilirsiniz. Van gölünün üzerinde bir balerin edasında süzülen flamingolar ise görsel ziyafetin doruk yaptığı bir an olarak hafızanıza işleyecektir. Van gölünün küçük halini görmek isterseniz de Van kedisinin gözlerine bakmanız yeterli olacaktır. Van ili gibi Van kedisi de bir renk cümbüşü barındırır ve misafirperverlikleri ile de sıkı bir dost olabilirler.

Kedisi, gölü, şelalesi, peri bacası, travertenleri, kaleleri, kahvaltısı ve daha birçok özelliği ile güzelliğin adresidir Van. Doğanın her aşamasının keşfidir Van.

Van’ın tarihi ve doğası gibi insanlarını da keşfedeceksiniz bu yolculukta ve sizi hayrete düşürecek ilgi, alaka ve yakınlıkları. Van’ın misafirperver ve sıcak insanlarını her ihtiyacınız olduğunda yanınızda bulacak ve belki de misafirleri olacaksınız.

Serüvenin sonuna geldiğinizde Türkiye’nin doğusunda uzak ama bir o kadar yakın olan eşsiz güzelliklere sahip, medeniyetler beşiği bir kültür şehrinin olduğunun farkındalığı ile bir daha gelmek üzere şehirden ayrılırsınız.