1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Teknoloji Transfer Ofisi Tanıtım Toplantısı Yapıldı
Teknoloji Transfer Ofisi Tanıtım Toplantısı Yapıldı

Teknoloji Transfer Ofisi Tanıtım Toplantısı Yapıldı

Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, MEÜ bünyesinde kurulacak olan Teknoloji Transfer Ofisi'nin Mersin'in gelişmesi ve her yönüyle kalkınması adına çok önemli ve değerli bir kazanım olduğunu ifade ede

A+A-
Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, MEÜ bünyesinde kurulacak olan Teknoloji Transfer Ofisi'nin Mersin'in gelişmesi ve her yönüyle kalkınması adına çok önemli ve değerli bir kazanım olduğunu ifade ederek, "Teknoloji Transfer Ofisi'ni çok önemsiyoruz" dedi.
Teknoloji Transfer Ofisi Tanıtım Toplantısı, MEÜ Çiftlikköy Kampüsü içerisindeki Teknopark Toplantı Salonu'nda yapıldı. MEÜ Rektörü Süha Aydın ve Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut'un da katıldığı toplantıda konuşan Vali Güzeloğlu, MEÜ bünyesinde kurulacak olan Teknoloji Transfer Ofisi'nin Mersin'in gelişmesi ve her yönüyle kalkınması adına çok önemli ve değerli bir kazanım olduğunu söyledi. Kalkınmanın en önemli ve belirleyici unsurlarının bilimsel bilgi üretmek ve üretilen bilgiyi kent için ekonomik bir ürün haline getirmek olduğunu belirten Güzeloğlu, "Üniversiteler şüphesiz bilimsel gelişmenin hazırlayıcısı ve öncülüğünü yapan kurumlardır. Üniversite temelinde hazırlanan ve ortaya konan bu gelişmelerin reel kesim sektörü ile sıkı bir işbirliği içerisinde bir değere dönüştürülmesi ve ekonomik bir ürün olarak sunulması gerekir" diye konuştu.
Üniversite-Sanayi işbirliğinin sağlanması adına akademisyenler ile firmalar arasındaki üretim bazındaki ilişkilerinin giderek yoğunlaşmasının çok daha anlamlı olacağına dikkat çeken Güzeloğlu, buna bağlı olarak şirketlerin sayısının ve kentteki istihdamın artmasına da katkı sağlayacağını vurguladı. Türkiye'nin 2023 yılında 500 milyar dolarlık bir ihracat ve 1,5 triyon dolarlık bir dış ticaret toplamını hedeflediğini ifade eden Güzeloğlu, "Bunun için Türkiye'nin özellikle ihracatta yüksek katma değerli ve inovasyon ölçeğindeki ürünleri üretmesi ağırlık kazanmaktadır. Bu da patent sayısındaki artışı, Ar-Ge faaliyetlerindeki yoğunlaşmayı ve bunların sonucunda da katma değeri yüksek ürünlerin üretimini zorunlu hale getirmektedir. Bu hem ilimiz, hem bölgemiz hem de ülkemiz için hayati derecede önemli bir olaydır" diye konuştu.
İhracat artışının yalnız rakamsal artışla istenilen seviyede olmayacağına değinen Güzeloğlu, bununla birlikte katma değeri yüksek ürünlerin ve yeni pazarların da artışının düşünülmek zorunda olduğunu belirtti. Türkiye'nin geleneksel ihracat ürün yelpazesinin ve buna bağlı ürün ihracat değerlemesinin farklılaştırılması gerektiğine dikkat çeken Güzeloğlu, katma değeri ve teknolojik gelişimi yüksek ürünlere yoğunlaşılmasının daha büyük katkı sağlayacağının altını çizerek, bu bağlamda söz konusu Teknoloji Transfer Ofisi'nin yerel ve ulusal ölçekte belirtilen hedeflere ulaşılmasında çok büyük katkılar sağlayacağını söyledi.
Üniversite-sanayi işbirliği ne kadar yoğun ve sıcak olursa üretime dayalı yeni gelişme ve buna dayalı kalkınma sürecinin de o kadar hızlı olacağına vurgu yapan Güzeloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemiz son 10 yılda özellikle Ar-Ge'ye dayalı araştırma ve çalışmalara hem kamu kesiminde hem de özel kesimde çok açık ve net bir şekilde daha fazla kaynak aktarmıştır. Bütçe itibariyle gerek genel bütçedeki Ar-Ge payı gerekse de özel kurum ve kuruluşlarımızın Ar-Ge faaliyetlerine aktardığı kaynak her geçen yıl daha daha artmaktadır. Özellikle Türkiye'nin son 10 yılda ortaya koyduğu patent ve yenilikçilik anlamındaki çalışmalar bana göre ekonomik gelişmenin, kalkınmanın ve başarının hazırlayıcısı çok önemli etkenlerden biri olmuştur. Bunu daha fazla arttırmak ve 2023 hedeflemesine doğru ülkemizi hazırlarken bu yöndeki kaynak ve bütçe çalışmalarını çoğaltmamız gerekmektedir. Bu konuda öncü kuruluşlardan birisi olan TUBİTAK, bu noktada üniversitelerimizin bu dönüşümüne, özellikle de bilimsel araştırma ve geliştirmeye hem öncülük hem de kaynak ayırmak suretiyle önemli bir katkı koymaktadır. Mersin özelinde gerçekleştirdiğimiz Teknoloji Transfer Ofisi de TUBİTAK'ın bir destekleme programı kapsamında Üniversite-Sanayi işbirliğini tesis ve temin etmek, üniversiteler ile sanayi sektör ilişkilerini güçlendirmek, üniversitelerde gerçekleştirilen bilgi ve teknolojiyi uygulamaya dönüştürmek adına çok önemli bir başlangıçtır."
Teknopark'ın da Mersin için çok önemli bir kazanç olduğunu ifade eden Güzeloğlu, "Mersin Teknopark, uygulama örnekleri ve Türkiye'deki diğer muadilleri arasında gerek kurumsal kapasitesi gerekse de çalışma ve buna bağlı üretim alanları açısından gerçekten çok başarılı bir kurumumuzdur. Teknopark ile bu bütünlükte Teknoloji Transfer Merkezi'nin kurulması, o çok hedeflediğimiz ve arzu duyduğumuz Üniversite-Sanayi işbirliğini daha da ileriye taşıyacaktır. 5 modül olarak gerçekleştirilecek olan bu program, üniversitemiz öncülüğünde 2013 yılı ile birlikte Mersin'de sanayi kesiminin ve üreten sektörün her düzeydeki temsilcileriyle inanıyorum ki çok daha güzel ve başarılı bir çizgiye ulaşacaktır. Mersin'in stratejik gelişmesinde, kalkınmasında ve Türkiye'nin yürüyüşü noktasında hedefleriyle buluşmasında söz konusu Teknoloji Transfer Ofisi'ni çok önemsiyoruz" dedi.
Konuşmaların ardından MEÜ Rektörü Süha Aydın ile toplantıda bulunan reel sektör temsilcileri arasında işbirliği protokolleri imzalandı.
(KRY-Y)

25.12.2012 15:12:21 TSI

HABERE YORUM KAT