1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Tabip Odası Aydın Havasını Masaya Yatırdı

Tabip Odası Aydın Havasını Masaya Yatırdı

Tabip Odası Aydın Havasını Masaya Yatırdı
A+ A-

Her ay değişik konularda toplumun bilinç düzeyini artırmak amacıyla çeşitli aktiviteler düzenleyen Aydın Tabip Odası, bu ay Aydın havasını masaya yatırdı. Sağlıklı bir yaşam için temiz havanın önemine

Her ay değişik konularda toplumun bilinç düzeyini artırmak amacıyla çeşitli aktiviteler düzenleyen Aydın Tabip Odası, bu ay Aydın havasını masaya yatırdı. Sağlıklı bir yaşam için temiz havanın önemine değinen Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Eralp Atay, Aydın'da hava kirliğinin salıklı ölçülemediğini belirtti.
Aydın Tabip Odası'nda düzenlenen "Hava Kirliliği ve Sağlığımıza Etkisi" konulu toplantıya konuşmacı olarak Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Polatlı ve , Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı üyesi Prof. Dr. Pınar Okyay katıldı. Aydın'da hava kirliliği ile ilgili yeterli denetim yapılmadığını belirten Prof. Dr. Pınar Okyay, Aydın'da hava kirliliği ile birlikte bilgi kirliliğinin de yoğun olduğunu ve yeterli denetimin yapılmadığını söyledi.
Konuşmasına "Nefes almak yaşamak, temiz hava almak sağlıklı yaşamaktır" diye başlayan Prof. Dr. Mehmet Polatlı "Hava kirliliği, canlıların yaşamını, insanların sağlığını olumsuz etkileyen, fiziksel zararlara yol açan ve ekonomik kayıplara neden olan önemli bir çevre sağlığı sorunudur. İnsan sağlığını ve çevresel dengeleri bozacak biçimde havanın bileşiminin değişmesine ya da havada bulunmaması gereken maddelerin havaya karışmasına "hava kirliliği" denir. "Yapı-içi Hava Kirliliği" ve "Açıkhava Kirliliği" olarak iki grupta incelenir. Normal ve temiz havada yüzde 78,09 azot, yüzde 20,95 oksijen, yüzde 0,093 argon ve yüzde 0,03 karbondioksit bulunur. Hava kirliliği, hızlı nüfus artışı, kentleşme, endüstrileşme, nüfus hareketleri ve her türlü tüketim ile doğrudan ya da dolaylı ilişkilidir. Hava kirliliği öldürür, kişilerin amfizem, astım ve bronşit gibi hastalıklara yakalanmasını kolaylaştırır; akciğer kanserine yol açabilir. Hava kirliliğine bağlı olarak, boğaz tahrişi, göz yaşarması ve baş ağrısı görülebilir. Görme alanını kısıtlar, trafikte tehlike yaratır. Giysileri kirletir, binaları yıpratır ve aşınmalarına neden olur. Doğal yaşama zarar verir" diye konuştu.
Hava kirlilik düzeylerinin azaltılmasıyla solunum yolu enfeksiyonları, kalp hastalığı ve akciğer kanseri gibi hastalıkların küresel yükünün azaltılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Polatlı, "Kapalı ortam hava kirliliğinin çoğunluğu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere yaklaşık 2 milyon erken ölüme neden olduğu tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin yaklaşık yarısı 5 yaş altındaki çocuklarda zatürree nedeniyle olmaktadır. Kentsel hava kirliliğinin dünya genelinde yılda 1,3 milyon ölüme neden olduğu tahmin edilmektedir. Orta gelirli ülkelerde yaşayanlarda bu yük daha belirgin göze çarpmaktadır. Bir şehirde ne kadar düşük hava kirliliği varsa, o şehirde o kadar iyi akciğer ve kalp sağlığı seviyesi var demektir" dedi.
AYDIN'DA HAVA KİRLİLİĞİNİN GİDERİLMESİNDE KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER
Aydın'da hava kirliliğinin giderilmesinde karşılaşılan güçlükleri; "toplumda bilinç eksikliği", "ateşçilerin eğitimsiz olması", "kaliteli yakıt teminindeki zorluklar", "mali imkansızlıklar", "kurumsal ve yasal eksikler" ve "yeterli denetim yapılamaması" olarak sıralayan Porf. Dr. Polatlı, "Isınma amacıyla, enerji üretimi veya motor araçlarda sülfür içeren kömür, petrol gibi fosil yakıtların yanmasıyla oluşan SO2, solunum yollarında enflamasyon artışına yol açarak öksürük, balgam artışı, astım ve kronik bronşit ataklarında artma, solunum yolu enfeksiyonlarına karşı kişilerin duyarlı hale gelmesi gibi durumlara neden olur. Astımlı hastalarda yapılan çalışmalar, 10 dakika gibi kısa süreli bile SO2 maruziyeti sonucu solunum semptomlarında artma ve akciğer fonksiyonlarında azalma ile sonuçlandığını bildirmiştir. Kalp hastalarının SO2 düzeyinin arttığı dönemlerde hastane başvurularında ve ölüm oranlarında artma olduğu bildirilmiştir. SO2 su ile birleştiğinde sülfürik asit oluşmaktadır. Sülfürik asit, asit yağmurlarının temel bileşenidir ve bu da yapıların ve başta ormanlar olmak üzere doğal yaşamın zarar görmesinde rol oynar. SO2 azaltılması bu nedenlerle önemlidir; ayrıca, SO2 konsantrasyonunun azaltılması diğer hava kirleticilere maruziyetinin de azalmasının bir göstergesidir" diyerek kirliliğin azaltılması için acilen sıkı bir yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
(İK)

02.02.2013 10:05:12 TSI
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT