1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Suruç bombacısının abisi aranıyor
Suruç bombacısının abisi aranıyor

Suruç bombacısının abisi aranıyor

Emniyet birimlerinin, Suruç bombacısı Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün de “terör nitelikli şahıs” olarak arandığı ortaya çıktı.

A+A-

Emniyet birimlerinin, Suruç bombacısı Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün de “terör nitelikli şahıs” olarak arandığı ortaya çıktı. Radikal gazetesi yazarı Ezgi Başaran da, Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün hala arandığına dikkat çekerek, “Yeni bombalı saldırı tahmin ettiğimizden yakın” dedi.

Hürriyet gazetesinden Fevzi Kızılkoyun, emniyetten edindiği bilgiye göre, iki kardeşin 2014’te Adıyaman’dan ayrıldığı, önce Gaziantep ve Kilis’e geçtikleri öğrenildi. Emniyet, aradığı iki kardeşin izine Ocak 2015’te tekrar rastladığında Şeyh Abdurrahman ve Yunus Emre Suriye’de Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) katılmışlardı. Suriye’de bomba eğitimi aldıkları değerlendirilen Şeyh Abdurrahman Alagöz ile ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün daha sonra yasadışı yollardan Türkiye’ye giriş yaptıkları belirlendi. Ailenin başvurusu üzerine her iki kardeşin de emniyette “terör nitelikli kayıp” olarak kayıtlarının bulunduğu bildirildi. Öte yandan, Şeyh Abdurrahman Alagöz ile HDP Diyarbakır mitinginde bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder’in aynı gruba bağlı oldukları, aynı dönemde Suriye’ye geçerek IŞİD’e katıldıkları bilgisine de ulaşıldı.

Aranıyorlardı
Emniyet birimlerinden, Alagöz’ün, ağabeyi Yunus Emre Alagöz ile birlikte 2014’te Adıyaman’dan ayrıldığı, önce Gaziantep ve Kilis’e geçtikleri bilgisi alındı. Emniyet, aradığı iki kardeşin izine Ocak 2015’te tekrar rastladığında Şeyh Abdurrahman ve Yunus Emre Alagöz Suriye’de IŞİD’e katılmışlardı. Suriye’de bomba eğitimi aldıkları değerlendirilen Alagöz ile ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün daha sonra yasadışı yollardan Türkiye’ye giriş yaptıkları belirlendi. Ailenin başvurusu üzerine her iki kardeşin de emniyette ‘terör nitelikli kayıp’ olarak kayıtlarının bulunduğu bildirildi.

Baba, kasımdan sonra çocuklarından haber alamayınca hem Adıyaman Emniyet Müdürlüğü’ne hem de Cumhuriyet Başsavcılığı’na ikinci kez başvurdu. İki kardeşin bilgileri, UYAP ve GBT’de (Genel Bilgi Taraması) arama kayıtlarına girdi. Bu arama kaydı olduğu sırada canlı bomba Alagöz’ün iki kez Adıyaman’a giderek ailesiyle görüştüğü de ortaya çıktı. Alagöz’ün arandığı süreçte Gaziantep ve Kilis’te kaldığı belirlendi.

Alagöz ile HDP Diyarbakır mitinginde bombalı saldırı düzenleyen Orhan Gönder’in aynı gruba bağlı oldukları, aynı dönemde Suriye’ye geçerek IŞİD’e katıldıkları bilgisine de ulaşıldı. Gönder’in Gaziantep’te kaldığı hücre evine baskın yapıldığı, ancak Alagöz’ün bulunamadığı öğrenildi.

“Dokumacılar” şüphesi
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 32 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda canlı bomba olan Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün, PYD’ye karşı savaşan ve ‘Dokumacılar’ olarak da bilinen grubun üyesi olduğu ve 14 Ekim’de Suriye’ye geçtiği öne sürüldü. 5 Haziran’da Diyarbakır’daki HDP mitinginde 4 kişinin öldüğü bombalı saldırıyı gerçekleştiren Orhan Gönder’in bu grubun üyesi olduğunun tespit edildiği de iddialar arasında.

İkisi de Adıyamanlı olan Şeyh Abdurrahman Alagöz ve Orhan Gönder’in 14 Ekim 2014’te Suriye’ye geçip birlikte PYD’ye karşı Tel Abyad’da IŞİD’e katılarak savaştıkları öne sürüldü. Şeyh Abdurrahman Alagöz ve Orhan Gönder’in komutanlarının yaralı olarak PYD’ye esir düştükten sonra Türkiye’ye döndükleri de iddia edildi.

60 kişilik grup
Çoğunluğu Adıyamanlılardan oluşan ve 60 kişi olduğu tahmin edilen Dokumacılar Grubu’nun Tel Abdyad’da PYD’ye karşı savaştığı belirtildi. Tel Abyad’da karargâhları bulunduğu öne sürülen Dokumacılar Grubu, PYD’ye karşı savaşırken büyük yenilgi aldığı öğrenildi. Grup komutanının PYD’ye esir düştüğü, bunun üzerine Orhan Gönder ile Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün Türkiye gelerek bombalı saldırı düzenlediği ileri sürüldü.

Ağabey hala aranıyor
Suruç bombasının faili Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün, kardeşiyle birlikte yasadışı yollardan Türkiye’ye giriş yaptığı ve eylem hazırlığında olduğu iddia ediliyor. Bu istihbarat üzerine ses getirecek büyük bir eylem yapabileceğinden şüphelenilen ağabeyin yakalanması için geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Yunus Emre Alagöz’ün fotoğraf ve bilgileri de bütün güvenlik birimleriyle paylaşıldı.

Minibüs şoförü: Yanında bir kadın vardı
Şanlıurfa-Suruç arasında sefer yapan minibüs şoförü S.E., patlama günü Şanlıurfa otogarında biri kadın iki kişinin minibüsüne bindiğini belirterek şunları söyledi:

“İkisinin de sırt çantası vardı. Suruç’a gideceklerini söylediler. 18-20 yaşlarında bir kadın ile bir erkekti. Hiç konuşmadılar. Suruç’taki son durağa geldiğimizde Amara Kültür Merkezi’ni sordular. Ben de ‘100 metre ilerde’ dedikten sonra saat 11.00 gibi ayrıldılar. Yaklaşık 40-45 dakika sonra patlama haberini duydum. Buralara yabancı gibi duruyorlardı.”

Ezgi Başaran: Yeni bombalı saldırı tahmin ettiğimizden yakın
Radikal gazetesi yazarı Ezgi Başaran da, Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün ağabeyi Yunus Emre Alagöz’ün hala arandığına dikkat çekerek, “Yeni bombalı saldırı tahmin ettiğimizden yakın” dedi.

Başaran’ın yazısında yer alan beş soru şöyle:

“BİR: Son iki yıl içerisinde Adıyaman’dan ‘terör nitelikli kayıp’ olarak kayda geçen gençler birbiriyle ilintili ve dahi ilişkili.

İKİ: Diyarbakır saldırısını yapan Orhan G. ile Suruç saldırısını yapan Ş.A.A arkadaştı. Arkadaşlıkları ve IŞİD ile bağlantıları Adıyaman’daki İslam Çayevi’nde gelişti.

ÜÇ: O çay ocağını kim işletiyordu? Suruç katliamını yapan Ş.A.A’nın ağabeyi Y.E.A. Hadi buyrun bakalım.

DÖRT: Nerede bu ağabey? Kayıp. Kuvvetle muhtemel Suriye’de ya da başka bir saldırıyı örgütlüyor.

BEŞ: Orhan G.’yi örgütleyen M.G.D nerede? Kayıp. Kuvvetle muhtemel Suriye’de ya da başka bir saldırıyı örgütlüyor.

Yani yeni bir bombalı saldırı tahmin ettiğimizden daha yakın olabilir.

Ağzımızdan, aklımızdan, topraklarımızdan yel alsın.

Lakin hakikat böyle.

Bu kadar tabelaya rağmen yolunu bulamıyorsa bir istihbarat teşkilatı, bundan sonra başımıza gelecek her türlü bu nevi belanın sorumluluğunu boynunda asmış sayılmalıdır.

Daha da bir şey demiyorum.”

Ezgi Başaran’ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız. (Hürriyet, Radikal, ZETE)

HABERE YORUM KAT