1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Suriye'nin Dostları Toplantısı Sonrası Davutoğlu:
Suriyenin Dostları Toplantısı Sonrası Davutoğlu:

Suriye'nin Dostları Toplantısı Sonrası Davutoğlu:

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'nin Dostları Toplantısı'nın son derece verimli geçtiğini ifade ederek somut sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti. Fas'ın Marakeş kentinde düzenlenen Suriye'nin

A+A-
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'nin Dostları Toplantısı'nın son derece verimli geçtiğini ifade ederek somut sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
Fas'ın Marakeş kentinde düzenlenen Suriye'nin Dostları Toplantısı'nın ardından Türk basınının sorularını yanıtlayan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Suriye'deki muhalefetin meşru temsilciliği burada tescil edilmiş olması önemliydi. İkinci olarak bir kez daha 114 ülke ve 15 uluslararası örgüt Suriye rejiminin meşruiyetini kaybettiğini ilan etti ve böylece bu izolasyon arttı. Ayrıca bu dönemde Suriye Ulusal Koalisyonu'na bütün ülkelerin destek vermesi ve Suriye içine gönderilen yardımların koordinasyonun da Suriye Ulusal Koalisyonu'nun kurduğu yapıların birimlerin öncü rol üstlenmesi konusunda mutabık kalındı. Yine Suriye'nin yeniden yapılanması konusunda bir fon oluşması önemli mutabakat noktalarından birisiydi. BM'in ve Sayın Lahdar Brahimi'nin yaptığı çabalara destek verildiği ifade edildi ancak bu çabaların bir an önce netice alıcı nitelikte olması gerektiği de vurgulandı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne çok net bir çağrıda bulunuldu. Her açıdan verimli ve tüm tarafları memnun eden bir toplantıydı" dedi.
Toplantıdaki konuşmaları sırasında birkaç kez diplomatik girişim ve çözüm için 'zaman sınırı' olması gerekliliğinden bahseden Davutoğlu'na, bu sınırla ilgili bir önerisi olup olmadığı soruldu. Davutoğlu şöyle yanıt verdi:
"Artık zaman kaybına tahammül yok. Tekrar tekrar diplomatik inisiyatiflerin başladığını görüyoruz. Bunlara yeni yeni zamanlar tanıyarak kaybedecek zaman yok. Bu mesele artık bir diplomatik egzersiz meselesi değil, karar alma ve uygulama meselesi. Benim kastettiğim zaman çizelgesi 'artık bir takvim içerisinde hareket edilmesi' gerekliliğidir. Yoksa önce Türkiye ikili pek çok inisiyatif denedi aylar boyunca. Sonra Arap Ligi ardından Rus inisiyatifi ardından Kofi Annan inisiyatifi ve şimdi de Lahdar Brahimi inisiyatifi. Suriye halkı artık tünelin sonunda bir ışık görmek istiyor. Önü açık ve aylarca sürecek bir sürece artık kimsenin tahammülü kalmadı."
Davutoğlu, bir gazetecinin 'Brahimi inisiyatifi artık Esad için son şans mı olmalı?' şeklindeki sorusunu ise net bir ifadeyle "Öyle zaten. Olmalı değil sadece. Suriye rejimi artık bunu görmeli. Bundan sonra yeni bir inisiyatife başlanması söz konusu olmaz" şeklinde cevapladı.
Bakan Davutoğlu'na, konferansın sonuç bildirgesinden çıkan silah sevkıyatı yaptırımlarına ilişkin olarak ise bunun nasıl uygulanacağı soruldu. "Türkiye kendi tedbirlerini almıştır ve diğer ülkeler de bu konuda benzer tutumlar almıştır" diyen Davutoğlu, bundan sonra da rejim üzerinde her tür baskının artması gerektiğini yineledi.
Rusya'nın Suriye konusunda yavaş yavaş farklı bir pozisyon belirlemeye başlamasına ilişkin olarak ise Davutoğlu şunları söyledi:
"Türkiye'de de zaten yaptığımız toplantılardan sonra Ruslar yaptıkları açıklamalarda dikkat ederseniz 'yeni ve yaratıcı fikirler üzerinde çalışıyoruz' demişlerdi. Bunlar Rusya tarafının da bir arayış, bir çıkış içerisinde olduğunu gösteren ifadelerdi. Ben daha sonra Brüksel'de de Sayın Lavrov ile görüştüğümde bu konuda tekrar fikirlerimizi paylaştık ve hemen arkasından Sayın Clinton kendisiyle görüştü Dublin'de. Dolayısıyla bu konuda da temaslarımız sürüyor."
Suriye'de muhalefet cephesinde direniş gösteren El Nusra grubunun ABD tarafından terör örgütü ilan edilmesi ve bunun konferansta da yinelenmesi sonrası Türkiye'nin bu gruba karşı görüşü, pozisyonu ne olacak şeklindeki soruya ise Bakan Davutoğlu şöyle karşılık verdi:
"Alanda tabi ki mücadele veren çok grup var ve bu gruplar arasında değişik görüşler var. Suriye Ulusal Konseyi'nin oluşumunda daha çok yerel yönetim komiteleri görev aldı. Bunlar siyasi, idari ve sivil yapılar. Ayrıca alanda mücadele edenlerde Antalya'da toplandılar biliyorsunuz. Onlar da kendi aralarında bir yapı ve birlik oluşturdular. O birlik içerisinde biz oluşan yapıların Suriye Ulusal Konseyi ile irtibatlı olarak çalışmasını istiyoruz. Onlarla irtibatlı çalışan gruplara da desteğimiz sürecek. Diğer gruplarla ilgili alınan tek taraflı kararlar ile de ilgili bir yorum yapma ihtiyacı hissetmiyorum zamanla bu sorunlar aşılır."
(CC-Eİ-Y)

12.12.2012 20:39:26 TSI

HABERE YORUM KAT