1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. SOFRAMIZI KİRLİ EMELLERİ İÇİN KİRLETTİLER ‘1’
SOFRAMIZI KİRLİ EMELLERİ İÇİN KİRLETTİLER ‘1’

SOFRAMIZI KİRLİ EMELLERİ İÇİN KİRLETTİLER ‘1’

Vali Karaloğlu’nun “ hepimizin sofrasıdır” dediği ve dünya dalış rekorunun deneneceği Vangölü’nün ömrü gün be gün kısalıyor.

A+A-

NAİF YAŞAR 

Yıllardır dere, kanalizasyon ve işletmelere ait arıtma kanallarında akan atık sularla kirletilen, uzmanların “önlem alınmazsa 25 yıllık ömrü kalmış” dedikleri Vangölü’nün kurtarılması için gönderilen paralardan da haber yok. SAYIN VALİ, VANGÖLÜ’NÜ KAYBEDİYORUZ!.. Van valisi Münir Karaloğlu’nun en çok önemsediği “O Hepimizin Sofrasıdır” dediği ve Van’ın turizm alanında tartışmasız değerlerinden biri olan ‘Vangölü’ can çekişiyor.   Çevre koruma dernekleri, medya ve kimi STK’ların sık sık, kirletildiğine dair dikkat çektikleri Vangölü, yapılan tüm çağrı ve alınan tüm önlemlere rağmen makus talihini yenemiyor.   Van coğrafyasının ve hatta Türkiye’nin doğa ve turizm alanında potansiyel değeri olan Van gölü için önlem alınmadığı takdirde, gölün 20 ila 25 yıl içinde yok olacağı söyleniyor. BURHAN YENİGÜN “48 TRİLYON KAYNAK AKTARILDI” Son birkaç yıldır, su sporları, yat turizmi, marina gibi projelerle cazibe merkezi haline getirilen Vangölü’ne yazık ki özel ve kamuya ait tesislerin yarattığı kirlilikten kurtulamıyor. 1-   2 Haziran 2013tarihlerinde, Dünya Serbest Dalış rekoru denemesinin de yapılacağı göl, pervasızca kirletilmeye devam ediliyor. Gerek İl Valiliği, gerek Van Büyükşehir Belediyesi, çevre örgütleri ve gerekse il çevre sağlık müdürlüğünün tüm çaba ve çağrılarına rağmen kirletilen gölün korunması için gönderilen paraların akıbeti de belli değil. Dönemin AKP’li Van belediye başkanı Burhan Yenigün, başkanlığı döneminde  yaptığı bir açıklamada   “Van Gölü’nün kirlilikten kurtarılması, çevre yerleşim birimlerine kanalizasyon sistemi kurulması için Bayındırlık Bakanlığı’nın 48 trilyon lira kaynak ayırdı” dedi . “Kentin yüzde 70’inde alt yapı ve kanalizasyon sistemi bulunmadığını, Van Gölü’nün de son 30 yıldır kirlendiğini söyleyen. Gölün kirlilikten kurtulması için hazırladıkları projeleri devreye sokmaya başladıklarını belirten önceki dönem Belediye Başkanı Yenigün, öncelikli olarak dereleri ıslah edeceklerini, kentin alt yapı ve kanalizasyon sistemini 2005 yılı sonuna kadar devreye sokacaklarının altını çizmişti.. Öncelik olarak Kirman, Akköprü ve Kurubaş derelerini ıslah edeceklerini belirten Başkan Yenigün, açıklamalarını sü sözlerle noktalıyordu.: ‘Bu derelerdeki kanalizasyon ve katı atıklar direkt göle taşınıyor. Biz bu dereleri ıslah etmek için kolektörler yapıyoruz. Buradaki sular kolektörler aracılığıyla arıtma tesislerine gittikten sora göle dökülecek. 2005 yılı sonlarına kadar da Van kent merkezindeki kanalizasyon sıkıntısını tamamen giderilecek. Alınan diğer tedbirlerle gölün kirliliğini önleyeceğiz. Türkiye’nin en büyük gölü bizim için büyük önem arze diyor.” Oysa Başkan Yenigün’ün söyledikleri ve ‘yapacağız’ dedikleri aradan geçen on yıla rağmen yapılmadı ve göl, gün be gün tükendi. 48 TRİLYON YETMEDİ AB’DEN GELECEK 26 MİLYON EURO BEKLENİYOR Van Gölü’nün kurtarılması için, AKP’li başkan Burhan Yenigün’ün sözünü ettiği 48 trilyonluk bütçeden sonra bu kez de İl Valisi Münir Karaloğlu, Van’ın katı atık sorunun çözümü için AB’den gelecek 26 milyon Euro’dan söz etti. “Van Gölü hepimizin sofrası, orayı iyi korumamız lazım. Ona da dikkat çekmek önemli. Atık sudan çok katı atığı önemsiyoruz. Çünkü bizim gölümüzü kirleten katı atıklardır” ifadesini kullanan İl Valisi geride bıraktığımız hafta içinde,  Van valiliği, Vali Ali Paşa Toplantı Salonu'nda yapılan. Yaklaşık 1,5 saat süren toplantıda Karaloğlu, İl Genel Meclis Üyesi ve Çevre Komisyonu Başkanı Ali Kalçık ile Belediye Meclis Başkan Vekili ve Ulaşım Eğitim Komisyon Başkanı Cahit Bozbay'ın hava kirliliği, katı atık ve hay Van ahırlarının il merkezi dışına çıkarılması ile ilgili önerilerini dinledi. Toplantı sırasında, Van gölünü de ilgilendiren ‘Van’ın katı atık’ sorununa dikkat çekti ve Katı atık için AB'ye verilen 26 milyon Euro'luk projenin tüm işlemleri bitirildiğini, Brüksel'den onay beklediklerini söyledi. Vali Karaloğlu, "Van'ın genelinin katı atık sorununu çözecek 26 milyon Euro'luk büyük bir proje var. Bu kaynağın yüzde 75'ini Avrupa Birliği, yüzde 25'ini ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karşılayacak. 2009 yılında Van'da göreve başlarken, bu proje ihale aşamasındaydı. Avrupa Birliği'nin Ankara'daki Merkezi İhale Birimi, projenin ihalesini yaptı. 2013 yılında proje başlayacaktı. Ama Avrupa Birliği'ndeki bürokrasinin ağır işlemesi nedeniyle henüz başlamadı. Projenin hayata geçmesiyle birlikte çöplük alanda ciddi bir rehabilitasyon yapılacak. Çöplüğün gazı alınacak, üzeri örtülecek ve hatta üzerinde bir de park yapılacak. Orada da 4 düzenli çöp depolama alanı olacak. Erciş ve Gevaş'taki toplama merkezleri çöpü alacak, bir aracın içerisinde sıkıştırdıktan sonra 8-9 araçlık çöp sıkıştırıldıktan sonra tek araçla Van merkezdeki alana getirilecek. Bunun içinde Kompos Fabrikası da var. Yani organik çöplerin tekrar toprağa dönüştürülmesi ile ilgili Kompos Fabrikası da var. Van Arıtma'nın kapasite ve niteliği artırılarak oradan buraya hat çekilecek." Dedi. Projenin onaylanması durumunda, gölün temiz tutulmasını da sağlayacak olan 26 milyon Euro’yu bekleyen il valiliği,gölün kirletilmemesi için çağrılarını yenilerken,Van valiliği ve Kocaeli valiliğinin ortak çabalarıyla yaptırılan Kocaeli-Van dostluk parkı işletmeleri gölü kirletmeye devam ediyorlar. ÇEV-DER BAŞKANI KALÇIK; ”SOFRAMIZI KİRLETMEYİN”  Vangölü’nde yaşanan kirliliğe sert tepki gösterenlerden biri de, BDP Van İl Genel Meclis Üyesi ve Çevre Koruma derneği başkanı Ali Kalçık. Kalçık konuyla ilgili Van haber’e yaptığı değerlendirmede “Barış sürecinin konuşulduğu silahların sustuğu ve demokrasinin tahsis edileceği müzakereler tam hız devam ederken akil insanlar ülkenin dört etrafında çözüme dönük çalışmalara bu sorunun yanında çevre sorununa duyarlılık olması elzem ve acil yet arz etmektedir.” Dedi. “Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük emanet olan  çevreyi  yani bu emaneti böylesi pervasızca kirletenler ve bu kirliliğe seyirci olan yetkilileri anlamak mümkün değil “diyen  Kalçık, “Van denizimizi böylesi kuralsız ve pervazsızca kirleten bu kirlilikten beslenenler ve kendi babaların tarlasıymış gibi kullananları anlamakta güçlük çekiyoruz. Özelikle sayın valimizin bu konudaki hassasiyetlerini basında sıkça takip ediyoruz özelikle Van denizi bizim soframızdır söylemi çok önemlidir .”dedi. “Kanun uygulayıcıların bu durumda neden kanunu uygulamadıklarını anlamıyoruz. “ diye serzenişte bulunan Çev-Der Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü.”3621 sayılı kanun özet olarak şöyle buyurmaktadır 1.7.1992 tarih ve 3830 sayılı kanun ile değişik 4.4.1990 tarih ve 3621 sayılı kıyı kanununun bu tarihte günümüze değin uygulamada olan ve uygulamayan kanunu ranta ve özel uygulama alanlarına çevirenler ve kanuna seyirci olan kanun uygulayıcıları neden görevlerini yapmadıklarını anlaşılır değil” Kıyılar ve doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu belirten Kalçık, kıyıların, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olması gerektiğinin altını çizdi.   BDP’li İl Genel Meclis Üyesi Kalçık, kirliliği yaratanlara çağrıda bulunarak sözlerini şu cümlelerle noktaladı “ama maalesef Van denizi Van’a bağlı sınırları için de özellikle Gevaş’a bağlı in köyünde Erciş’e bağlı karatavuk köyüne sınırı bulunan denizimizi başta resmi kurumlar olmak üzere yüzlerce kurum site işletme işkal ettiği ve kuralsızca kirlettiği daha öncede il genel meclisi çevre komisyonu sorunun hem karada hem de denizde tespit yaptığı ve hiç bir çözüm bulamadığı bir çok dönem gündeme getirdiği ve yerlere her gün yenileri ilaveler olan bu alanlar maalesef halen çözüme donuk bir işlem yapılmamıştır. Özetle Gevaşta yoğunluğun başladığı Edremit e hem görüntü kırlılığı hem de hiç bir önlem alınmadan denizi kirlettikleri çok yoğun korsan ve kuralsızca yapı ve işletmeler hızla yeniler eklenmektedir. Gevaş’a Yeşilsuya Yeşilsudan karatavuğa kadar herkese acık olması gereken bu alanlar maalesef bazıların kazanç ve özel alanı olarak kapatıldığı tüm canlıların ortak alanı olan bu kıyılar birileri rant ve özel alana çevirmişler. Bu kuralsızca yapıların yanında hiç bir önlem olmadan kanalizasyon ve evsel atıklarını da denizimize dökmektedirler.” Dedi.

YARIN: GÖLÜ VE ÇEVREYİ KİRLETEN KANALLAR, DERELER VE İŞLETMELER

*Başkalenews

HABERE YORUM KAT