1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler
Sibiryadan Anadoluya Taştaki Türkler

Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler

Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde (OMÜ) Sağlık Kültür ve Daire Başkanlığı Tarih Kulübü tarafından "Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler" konulu konferans düzenlendi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merk

A+A-
Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde (OMÜ) Sağlık Kültür ve Daire Başkanlığı Tarih Kulübü tarafından "Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler" konulu konferans düzenlendi.
OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapılan, Belgesel Yapımcısı ve Yazar Servet Somuncuoğlu'nun konuşmacı olarak davet edildiği konferansa; Samsun Vali Yardımcıları Mehmet Ali Karatekeli ve Mesut Taner Genç, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Tarih Kulübü Akademik Danışmanı Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, "Bu konferansın düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve Tarih Kulübü yönetim kurulu üyelerine çok teşekkür ediyorum. Türkler medeniyetin kurucusu bir millet olarak görülür. Bu sunumda da bunu göreceğiz" dedi.
Konferansta, "Sibirya'dan Anadolu'ya Taştaki Türkler" başlıklı sunumunu slayt gösterisi eşliğinde yapan Belgesel Yapımcısı ve Yazar Servet Somuncuoğlu, "Türk tarihi gerçekten Orhun Kitabeleri'yle mi başlıyor?" sorusunun peşinden gidildiğini söyledi. Türk kültürü ve tarihinin ana referanslarının Altay, Tuva, Hakasya ve Moğolistan'da olduğunu söyleyen Somuncuoğlu, "Turhan Yazgan hocamızı anmadan geçemeyeceğim. Üzerimizde çok büyük emeği vardır. Mekanı cennet olsun. Kurama göre Türkler yazıyı 5. yüzyılda kullandı. Türkler tarih içinde kendisine ait alfabesi olan entelektüel milletlerden birisidir. Kendine ait alfabesi olmasaydı bugüne gelemezdi. Bugün Moğolistan'da 14 ayrı ülke kazı çalışmaları yürütüyor. Maalesef bunların içinde Türkiye yok. Türler Altay Dağları'ndan dünya üzerine yürümüştür. Bu veriler bize Altay Dağları'ndan ipuçları veriyor. Hakasya Ulubuyar'dan bir köy çizimi görüyoruz. Bu çizim varken, burada gördüğümüz ağaç mimarisinin nasıl taşındığını bilirken, Türkler nasıl göçebe oluyor? Göçebelik ayrı bir şeydir, göç etmek ayrı bir şeydir. Türkler hayvancılık ekonomisine dayandığı için göç eden bir millettir. Türkler kesinlikle göçebe bir millet değildir. Göç eden bir millettir. Eğer göçebe olsaydı, arkasında yangından ve külten başka bir şey bırakmazdı. Göçebe göç ettiği yeri yakar, yıkar ve gider. Biz göçebe bir millet olsaydık, bu resimleri bulamazdık" diye konuştu.
Daha sonra gençlere seslenen Somuncuoğlu, "Eğer biz tarih birliğimizi kaybedersek, bu tarih birliğimizi anlatamazsak, bu tarih birliğimizi ortaya koyamazsak, yarınlarımızı doğrudan doğruya kaybetmiş oluruz. Yarınlarımızı kaybetmemek içinde bu taşlara biz acilen sahip çıkmak zorundayız. Özellikle gençlere sesleniyorum, artık uzak diye bir yer yok. Yani akvaryum balığı olmaktan vazgeçin. Ben gittiğim coğrafyalarda Fransız'ı, almanı, İngiliz'iyle karşılaşıyorum. Dünya, Türk coğrafyasını paylaşıyor. Biraz sert konuşuyorum ama bunlar bizim doğrularımız" şeklinde konuştu.
Konferans sonunda Samsun Vali Yardımcıları Mesut Taner Genç ve Mehmet Ali Karatekeli, Servet Somuncuoğlu'na plaket takdim etti.
Konferansın ardından Servet Somuncuoğlu, Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan'ı makamında ziyaret etti. Somuncuoğlu ziyaretinde Rektör Akan'a, "Damgaların Göçü" adlı kitabını, Rektör Akan da Servet Somuncuoğlu'na şiir kitabını hediye etti.
(GKH-SLH-Y)

13.12.2012 17:34:25 TSI

HABERE YORUM KAT