1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Savat İşlemeciliği Tekrar Hayat Buluyor
Savat İşlemeciliği Tekrar Hayat Buluyor

Savat İşlemeciliği Tekrar Hayat Buluyor

Tarihte yaklaşık 2 bin 800 yıllık geçmişi olan ‘Savat İşçiliği’ Van’daki atölyelerde tekrar hayat buluyor.

A+A-

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Arubani Art Gümüşçülük ortaklarından Savat Ustası Erdal Binici, “Tarihte bilinen önemli el sanatı işçiliklerinden biri savat işçiliğidir. Savat; gümüşün üzerinde bulunan siyah süslemelerdir. Bu önemli bir işçiliktir ki şu anda bu sanatı yapabilenlerin sayısı yok denecek kadar azaldı. Van’da biz bu sanatı tarihle de buluşturarak bu bölgede hüküm süren ve çok sayıda tarihi eser bırakan Urartu medeniyetine savat işçiliği ile gümüşte tekrar hayat vermeye çalışıyoruz. Tarihe bakıldığında savatın yaklaşık 2 bin 800 yıllık bir geçmişi olduğunu görüyoruz. Roma döneminde daha çok tabak çanakta kullanılan bir süsleme olan savat, daha sonra gümüşle daha kalıcı hale gelmiştir. Van tarihinde de savat işçiliğinin önemli bir yeri var. Hatta burada 120 atölyenin var olduğu ve bu atölyelerle savat işçiliğinin bütün dünyaya pazarlandığı da bilinen bir gerçektir. Tabi bu ustalık zamanla yok olmaya yüz tuttuğu için şu anda ilimizde sadece bizler bu işi yapıyoruz diyebilirim. Urartulardan sonra Osmanlı döneminde de bu işçilik önemli bir yer tutmaktadır. Eski Van şehrine o kadar çok kalem atılmış ki bu kalemlerin izleri günümüze kadar gelmiştir” dedi.

“URARTU İDOLLERİNİ SAVATLA BULUŞTURUYORUZ”

Savatın aslında sebat etmekten geldiğini ve oldukça zahmetli bir işçilik olduğunun altını çizen Binici, “Savata geçmeden önce ısıyı çok iyi ayarlamamız ve 450 dereceyi aşmamak gerekiyor. 450 dereceyi aştığınızda savatı yakmış oluyorsunuz. Bu derecenin altında yapılan savat ise erime düzeyi az olacağından gözlerin içine savat dolmayabilir. Savatta asıl olan sebat etmek, sabır etmektir. Sebat ettikçe eserin ne kadar güzel ve farklı çıktığını görmek mümkün. Bir bilezikte savat işlemek yaklaşık bir buçuk günümüzü alıyor. Savat ince işçilik gerektiren bir olaydır. Burada yaptığımız en önemli şey Urartu idollerini savatla çok farklı kolyeler ortaya çıkıyoruz. Sadece Urartu idollerini çalışmıyoruz. Küpesinden tutun da tüm takı çeşitlerine çok farklı şeyler yapıyoruz. Bu anlamda elimizde çok zengin bir arşivimiz var. Bu arşivlerdeki idollere savatla tekrar hayat vermeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Vanlı olduğunu belirten Erdal Binici, kardeşleriyle birlikte Kale Yolu üzerinde 3 bin 500 metrekarelik alanda kurduğu mağazasının bir Urartu mimarisi olduğunu da sözlerine ekledi.

HABERE YORUM KAT