• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Van : -7 °C

(Özel Haber) Okullarda Kriz Yönetimi

(Özel Haber) Okullarda Kriz Yönetimi
Evlilik ve Aile Danışmanları Derneği Eşbaşkanı ve Uluslararası Evlilik ve Aile Danışmanları Derneği Avrupa Direktörü Tolga Nasuh Aran, okullarda kriz yönetiminin olmadığını belirterek, "Rehberlik Araş
Evlilik ve Aile Danışmanları Derneği Eşbaşkanı ve Uluslararası Evlilik ve Aile Danışmanları Derneği Avrupa Direktörü Tolga Nasuh Aran, okullarda kriz yönetiminin olmadığını belirterek, "Rehberlik Araştırma Merkezleri (RAM) özel eğitim tanılama merkezi gibi çalışıyor" dedi.
Aynı zamanda Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği İzmir Şube Başkanı da olan Tolga Nasuh Aran, okullarda yaşanan sorunları ve Rehberlik Araştırma Merkezleri'nin işlevini değerlendirdi. Okul idarecilerinin yetkin ve okullarda görevli rehber öğretmenlerin büyük bölümünün de mesleki yeterliliklerinin olmadığını belirten Aran, "Okullarda idareciler yetkin değil, krizleri yönetemiyor. Olaylar kapalı kalsın, aman duyulmasın şeklinde davranılıyor" dedi.
Kriz yönetimi eksikliğinin üst düzey makamlara kadar uzandığını kaydeden Aran, okul gezisi sırasında kaza geçiren otobüste çok sayıda öğrencisi yaşamını yitiren Zafer İlköğretim Okulu ve en son öğrencisince öldürülen Sevilay Durukan öğretmenin görev yaptığı okulda eğitim gören öğrencilerin bu durumdan çok olumsuz etkilendiğini belirtti. Zafer İlköğretim Okulu'nda bir çalışma yapılmasına karşın, Sevilay öğretmenin okulunda bir çalışma yapılamadığını söyleyen Aran, "Biz Sevilay öğretmenin okulunda bir çalışma yaptık. Babayla, yani eşiyle görüştük. Karabağlar Belediyesi bir proje yürütmeye çalıştı ama öyle kaldı. Havada kaldı yani" değerlendirmesini yaptı.
Aran, okullarda sorunların oluşmasını meydana getiren şeyleri ortadan kaldırmak adına önleyici çalışmalar yapmanın önemli olduğunu anlatarak, bazı okul yöneticilerinin çoğu kez 'aman okulumun adı çıkmasın' kaygısıyla olayların üstünü örtme ya da yok saymaya çalıştığını söyledi. Aran, "Okullarda enteresan bir durum var. Okul müdürleri, 'Aman benim okulumun adı çıkmasın'. Öyle bir şey yok yani. Sen eğer ortaya 'hayır benim okulumda meydana gelmiş ve bir daha olmasını istemiyorum' dersen; tabi ki gizlilik esasına göre. Ama genelde böyle olmuyor. Bakın güvenli okul projeleri gibi güzel şeyler de yapılıyor. Ama bakın güzel projeler yapıyoruz mantığıyla içselleşmeden, hayata geçirilmeden olmaz. Bir ilköğretim okuluna gittik geçen yıl, Limontepe'de. Orada ben onlara çatışma çözme, arabuluculuk eğitimi nasıl olur diye. İnanılmaz güzel bir çalışma oldu. Orada bunu verecek bir rehber öğretmen var. Ama bilmiyor. Sorun bu. Rehber öğretmen dediğimiz zaman öğretmenleştiriyorsun. Sorunlu ya da sorunsuz aile, öğretmen ve öğrencilere eğitim vermeli. Bu tarzda çocuklar var. Bunlar şiddet uygular, bıçak kullanır, bizi de vurur şeklinde. Bunların çocuk olduğunu, ergen olduğunu unutuveriyoruz. Yetişkin gibi davranıyoruz. Bu çocuklarla ilgili ne gibi önlemler alırızı bırakmışız. Okul idaresinin bu tip olaylarda risk haritasını çıkarması lazım. Benim okulumda 2 bin öğrenci var. Rehberlik servisinin sosyogram, problem tarama testleri o kadar önemlidir ki. Bunları yaptırması lazım. Bunlar aslında her yıl yapılıyor. Rehberlik Araştırma Merkezleri'ne yılsonu raporu veririz. Okulda yapılan çalışmalar yazılır rehber öğretmenler tarafından. Peki o okulda gerçekten böyle bir çalışma yapılmış mı? Bu çok önemli. Ne gibi sonuçlar elde edilmiş bu yapılan çalışmalarda?" diye konuştu.
Sevilay öğretmenin okulunda ya da Zafer İlköğretim Okulu'nda öğrencilerin aynı şeyin kendilerinin de başına gelebileceği kaygısı taşıdığını dile getiren Aran, rehber öğretmenlerin ve Rehberlik Araştırma Merkezleri'nin okullarda sistematik çalışmalar yapması gerektiğine işaret etti. Aran, RAM'larda özellikle sorunlu diye tabir edilen öğrencilerle ilgili özel çalışmalar yapılması gerektiğini ancak bu merkezlerin son yıllarda gerçek işlevlerini yerine getirmek yerine 'özel eğitim tanılama merkezi' gibi çalıştığını, merkezlerde yeterli personel de bulunmadığına vurgu yaptı. Okul yöneticilerinin kurumlarında 'risk haritası' çıkarması gerektiğine dikkat çeken Aran, RAM'larda yaşanan sıkıntıyı şöyle anlattı:
"RAM'larda çalışan personel hem yetersiz hem az. RAM'lar şu anda özel eğitim tanılama merkezi olarak çalışıyor. Şu anda maalesef bir tek bu işi yapıyorlar. Sosyal hizmetlerden alınıp Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilince faturalar, özel eğitim merkezlerinde meslektaşlarım çalışıyor. Halbuki RAM'ların psikolojik araştırma birimleri vardır. Bu birimin çalıştığı bir iki ilçemiz var adamakıllı. Hani travmaya müdahale ediyor. RAM'larda ekiplerin oluşması lazım. RAM'ların görevi çok önemli. Bergama, Aliağa, Çiğli, Karşıyaka, Bornova, Buca, Konak, Çeşme'de var. İsteseler bile sabahtan akşama kadar bir görseniz, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sabahtan akşama kadar vaka incelemek, özel eğitim vakasını incelemeyle meşguller. Ben bunu anlamış değilim."
(HD-CC-Y)

16.01.2013 13:43:20 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |