• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Van : -10 °C

(Özel Haber) Hareketsiz Yaşam Tarzı Omurga Yapısını Bozuyor

(Özel Haber) Hareketsiz Yaşam Tarzı Omurga Yapısını Bozuyor
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Üyesi Prof.Dr. Bülent Bütün, insan omurgasının çabuk bozulmaya müsait bir yapı olduğunu söyledi. Omurga ağrılarının ö
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Üyesi Prof.Dr. Bülent Bütün, insan omurgasının çabuk bozulmaya müsait bir yapı olduğunu söyledi.
Omurga ağrılarının önemli sağlık problemlerden biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bülent Bütün, hemen hemen herkesin ömrü boyunca en az bir defa yaşayabileceği bir sorun olduğunu belirtti. Bel, sırt ve boyun ağrısı şikayetlerinin giderek daha genç yaşlarda görüldüğünü fark ettiklerini kaydeden Prof.Dr. Bütün, "Omurgamız çabuk bozulmaya müsait bir yapı. Esnek bir yapı her şeyden önce, bizi taşımaya yönelik bir yapı olarak düşünülüyor ama omurga çoğunlukla bizi taşıyan bir yapı değil aslında. Kasların tutunduğu, destek aldığı bir yapı. Yani bizi aslında kasların taşıması lazım omurga değil. Ama zaman içerisinde kaslarımız zayıfladıkça gerek bel, gerek boyun bölgesinde omurgaya fazla yük biniyor ve çabuk bozuluyor, çabuk dejenere oluyor omurga. O yüzden omurga ile ilgili sorunlara çok sık rastlıyoruz" dedi.

HAREKETSİZ YAŞAMAYA BAŞLADIK
Omurga ağrılarının son dönemlerde daha sık görülmeye başladığını söyleyen Prof.Dr. Bütün, bunun nedeninin hareketsiz yaşam olduğunu bildirdi. Omurgada disk denilen, omurların arasında bulunan ve omurganın amortisörleri olarak tanımlanabilen bölümün daha esnek ve en çabuk bozulmaya maruz kalan yapı olduğunu kaydeden Prof.Dr. Bütün, şunları söyledi: "Diskteki bozulma olarak nitelendirdiğimiz şey disk mesafesinin azalması, fıtıklaşmalar, bunu tamir etmek amacı ile oluşan kireçlenme, bir süre sonra bu kireçlenmelerin sinire yaptığı basılar, bazen sırt ve boyun bölgesinde omuriliğin rahatsız olması. Bunun en önemli nedeni dik durmamızı sağlayan, hareket ettiğimiz zaman biomekanik hareketlerimize izin veren kasların zayıflaması, omurgaya aşırı yük binmesidir."
İnsanların giderek daha hareketsiz yaşamaya başladığını söyleyen Prof. Dr. Bütün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Normalde yürüyebileceğimiz mesafeler artık arabayla katediliyor. İş hayatı hareketsiz hale gelmeye başladı. Yani büro işleri daha ağırlıklı olarak yerleşmeye başladı iş hayatımıza. Dolayısı ile hepsi insanların giderek daha hareketsiz yaşamalarına sebep oluyor"
İnsanların genellikle sağlık sorunu yaşamaya başladıktan sonra doktora başvurduğunu söyleyen Prof. Dr. Bütün, günlük pratikte, pek çok yerde hızlı hasta bakma mecburiyeti olduğu için tedavinin ilaç verme şeklinde olduğunu belirtti. Egzersizin ikinci planda kaldığına değinen Prof.Dr. Bütün, sözlerine şöyle devam etti: "Çoğu zaman bu tedavileri alan kişiler yeterli bulmuyor, ikinci doktora gitme gereği duyabiliyor. Bir rahatsızlık yüzünden defalarca doktora gitme ihtiyacı oluyor. Bazen bu yıllarca sürüyor, hastayı psikolojik olarak da çok rahatsız ediyor. Omurga ağrıları başka ağrıları tehdit edebildiğinden ortaya iki sonuç çıkıyor. Gereksiz, lüzumsuz bir sürü ilaç kullanımı, lüzumsuz yapılan pek çok tetkik, bir çok masraf ve doğru düzgün bir netice alınamadığı için hastada oluşan psikolojik bozukluk hali"

OMURGA BAKIMI KAVRAMI YERLEŞTİRİLMELİ
Prof.Dr. Bütün, hasta olmadan önce omurgayı korumak ve omurga bakımının yapılmasının önemli olduğunu vurguladı. Omurga bakımının ana unsurunun egzersiz olduğunu kaydeden Bütün, "Bazı kasların güçlendirilmesi, omurgaya destek veren kasların güçlü tutulması, hatta insanların yaşı ilerledikçe egzersize ve sportif faaliyetlere daha disiplinli dikkat etmeleri gerekir" dedi.
Egzersizlerin yapılması konusunda hastaların bilinçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Prof.Dr. Bütün, şöyle konuştu: "Belki doktorlar olarak biz yeterince aydınlatmıyoruz, vaktimiz olmuyor, o yüzden bu bilgileri gazete haberlerinden, televizyonlarda gördüklerinden, dinlediklerinden tamamlamaya çalışıyor hastalarımız. Bir müddet sonra egzersiz yapmanın önemli olduğunu kavrayabiliyorlar. Fakat bu eksikliğini genellikle spor salonunda, bazı jimnastik yaptırılan yerlerde, otellerde, parklarda, bazen televizyondaki programlarla kapatmaya çalışıyorlar. Bu da ikinci bir soruna getiriyor aslında. Rastgele yapılan egzersizler değil kastettiğimiz. Hastanın problemine, belki de tamamen hastaya yönelik egzersizler."
Omurga bakımı yapmaya karar veren bir hastanın öncelikle bunu kendisine öğretebilecek bir hekime gitmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr Bütün, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkesin egzersizi farklıdır. Herkes aynı egzersizi yapamaz. Dolayısı ile faydadan çok zarar da verebilir." Bazen egzersiz yapması gerektiğini anlayan hastaların yanlış egzersiz yapınca sıkıntılarla karşılaştığını, bundan dolayı hastanın egzersiz yapmaktan vazgeçtiğini ifade eden Prof.Dr. Bütün, sözlerini şöyle tamamladı: "Önce hastanın bilinçlenmesi lazım. Hekimlerin karşılaştıkları sorunlar 'egzersizleri verdiğim zaman yapmayacak nasıl olsa' gibi düşünce var. Egzersiz işi hem hekim için hem de hasta için ikinci planda kalıyor. Bunu birinci plana çıkarmak lazım."
(UG-SK-HO-Y)

04.02.2013 10:50:53 TSI
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Wan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0850 302 65 34 | Faks : 0850 302 65 34 |