1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. (Özel Haber) "esad Psikolojik Propaganda Yaptı"
(Özel Haber) esad Psikolojik Propaganda Yaptı

(Özel Haber) "esad Psikolojik Propaganda Yaptı"

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın açıklamalarını ve ortaya koyduğu önerileri değerlendiren Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. R

A+A-
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın açıklamalarını ve ortaya koyduğu önerileri değerlendiren Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ramazan Gözen, Esad'ın uzun zaman sonra böyle bir açıklama yapmasının psikolojik bir propaganda olduğunu söyleyerek, "Esad kendi açısından, kendi iktidarını devam ettirecek şekilde bir planı ortaya koyuyor" dedi.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ramazan Gözen, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın dün yaptığı açıklamaları İHA muhabirine değerlendirdi. Esad'ın 7 ay sonra halkın önüne çıkarak dünya kamuoyuna ve basına mesaj verdiğini söyleyen Gözen, "Ben konuşmasına baktığımda aslında ortaya koyduğu önerilerin orijinal olmadığını düşünüyorum. Çünkü bu öneriler zaten daha önce gerek Türkiye tarafından, gerekse Annan Planı çerçevesinde, daha sonra işte uluslararası girişimler çerçevesinde birçok kez söylediği şeyler" dedi.
Esad'ın genel af ilan etmeyi açıkladığını ve yeni bir hükümet kurulmasını önerdiğini hatırlatan Prof. Dr. Gözen, "Ama bu sürecin içinde Esad nerede duracak?" diyerek, Baas rejiminin ne olacağıyla ilgili bir netlik olmadığını söyledi. "Yani Esad kendi açısından, kendi iktidarını devam ettirecek şekilde bir planı ortaya koyuyor" diyen Gözen, "Bu plan zaten ciddiye alınmış olsaydı, bu plan uygulanabilir olsaydı geçen sene dikkate alınabilirdi" diye konuştu.
Esad'ın kendi iktidarını ayakta tutabilecek şekilde bir plan ortaya koyduğunu ifade eden Gözen, bu planın ise başta muhalifler olmak üzere Türkiye ve uluslararası aktörler tarafından kabul edilmediğini ifade etti.

"ESAD ÜÇ HEDEFE MESAJ VERDİ"
Esad'ın önerilerinin yeni olmadığına dikkat çeken Gözen, Esad'ın üç hedefe mesaj verdiğini belirtti. Esad'ın öncelikle kendi destekçilerine güçlü olduğunu hissettirmek için bir mesaj verdiğini dile getiren Prof. Dr. Ramazan Gözen, Esad'ın ikinci mesajı ise Rusya, Çin ve İran'a verdiğini anlattı. Esad'ın Rusya, İran ve Çin'e "Beni desteklemeye devam edin" mesajı verdiğini kaydeden Gözen, "Üçüncü hedefi de, uluslararası Batı toplumu. Özellikle Türkiye gibi, Amerika gibi, İngiltere gibi ülkelerdeki halklara bir mesaj veriyor. Orada da vermek istediği mesaj şu; 'Ben bakın barıştan yanayım, ben bu savaşın durmasından yanayım. Kanın akmasını istemiyorum. O yüzden ben silahları durdurmaya hazırım. Seçime hazırım, rejimde değişiklikler yapmaya hazırım' şeklinde bir mesaj veriyor" diye konuştu.
Gözen ayrıca, Esad'ın açıklamalarının devlet yöneticileri açısından bir öneminin bulunmadığına dikkat çekti.

"İRAN DESTEK VERDİKÇE ESAD DİRENMEYE DEVAM EDEBİLİR"
Prof. Dr. Ramazan Gözen, Esad'ın açıklamalarına İran'ın destek çıkmasını, Rusya'dan ise henüz bir açıklama gelmemesini de değerlendirdi. Gözen, Esad'ın açıklamalarının ardından İran'dan destek gelmesi ile ilgili olarak, "Demek ki İran'a mesaj ulaştı, İran da desteğini verdi" yorumunu yaptı.
Esad'ın açıklamalarının zamanlamasının Rusya'nın pozisyonuyla yakından ilgili olduğunu da belirten Gözen, Rusya Devlet Başkanı Vilademir Putin'in geçen ay Türkiye'ye yaptığı ziyareti hatırlattı. Putin'in bu ziyarette "Biz Esad'ın avukatı değiliz" dediğini söyleyen Gözen, "Herhalde Esad bundan endişe duydu. 'Acaba Rusya beni bırakıyor mu, Rusya bana destek vermekten vazgeçiyor mu?' diye bundan endişe duydu. Muhtemelen Rusya'ya da bir mesaj vardı" diye konuştu.
Gözen, Rusya'dan henüz Esad'ı destekler tarzda bir açıklama gelmemesini ise, "Bu demektir ki Rusya Esad'ı ne olursa olsun sonuna kadar destekleme yanlısı bir duruş sergilemiyor şu aşamada" sözleriyle değerlendirdi. Rusya'nın Esad konusunda sessiz kalmasına rağmen İran'ın hafife alınamayacağını söyleyen Gözen, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İran destek verdiği müddetçe ve İran'ın desteklediği gruplar Suriye'de savaşmaya devam ettiği müddetçe bence Esad direnmeye devam edebilir. Ne zamana kadar devam eder, bunu kimse bilmiyor bence. Dolayısıyla ben spekülasyon yapma cesaretini kendimde göremiyorum. Ama şunu söylüyorum; zamanlama olarak şu zaman, bu zaman gider diyemem ama Esad bu baskılar karşısında, hele Rusya da kesin tavrını koyar Esad karşıtı bir politika izlemeye başlarsa, İran'ın desteği devam eder ama buna rağmen Esad gidebilir. Esad'dan sonra İran desteğini devam ettirebilir. Yani İran'ın desteği Esad'ın sürekli kalması için yeterli bir destek olmaz."

"SALONDAKİ MANZARA TAMAMEN PSİKOLOJİK BİR PROPAGANDA"
Prof. Dr. Ramazan Gözen, Beşar Esad'ın açıklama yaptığı salondaki atmosferi ve konuşmasının sık sık alkışlarla kesilmesini de değerlendirdi. Salondaki atmosfer için, "Ben tamamıyla psikolojik bir propaganda, psikolojik bir mesaj verdiğini düşünüyorum" diyen Gözen, uzun zaman sonra gerçekleşen böyle bir açıklama için "'Biz hala sıkıyız, hala direncimizden bir şey kaybetmedik. Mücadeleye devam edeceğiz' şeklinde bir mesajdır" değerlendirmesinde bulundu.
Bugün bazı gazetelerde yer alan Esad'ın kravatının yamuk bağlandığı ve endişeli bir halinin olduğu yönündeki haberleri de değerlendiren Gözen, "Ben şahsen öyle paniğe girmiş gibi bir şey görmedim. Şahsen öyle bir algılamam olmadı" dedi.

"YAŞANANLAR BİR MEZHEP SAVAŞININ FİTİLİNİ ATEŞLEYEBİLİR"
Gözen, "Suriye meselesi bir Ortadoğu meselesi, bir dünya sistemi meselesi. Dolayısıyla buradaki her türlü gelişme dünyayı etkileyecektir. Suriye'deki olumsuz bir gelişme, olumsuz bir süreç başta bölge ülkelerini ve komşu ülkeleri; Türkiye de buna dahil olmak üzere inanılmaz bir sorunun, inanılmaz bir çatışmanın içine itebileceği gibi, inşallah olmaz ama uzun yıllar devam edecek, 10 yıllarca devam edecek bir iç savaşın, bir mezhep savaşının fitilini de ateşleyebilir. Dolayısıyla biz bu riski, bu tehlikeyi kesinlikle göz önünde bulundurmamız lazım. Yani bunu biz basit bir mesele gibi görmememiz lazım. Diğer taraftan bu sorunun barışçı bir şekilde, doğru bir şekilde bütün aktörlerin razı olacağı şekilde çözülmesi durumunda bölgede barış yönünde daha pozitif yönde bir süreç başlayabilir ki, bundan da herkes istifade eder. Dolayısıyla bizim karar alıcılara, siyaset yapıcılara akademisyen olarak tavsiyemiz şudur; bu uzun yıllar devam edecek savaş riskini göz ardı etmeyin. Muhakkak bu sorunun bir an önce barışçıl yollarla çözülmesi için her türlü çabayı gösterin. Hatta gerekiyorsa bir takım, tırnak içinde tavizler vermekten, hatta gerekiyorsa bir takım geri adım atmaktan da çekinmeyin. Çünkü bu sorunu çözmek geleceğe dönük çok önemli bir olumlu yönde sürecin başlamasına yol açabilir. Aksi takdirde kötü bir süreç başlayabilir" diye konuştu.
(AT-CC-Y)

07.01.2013 16:34:49 TSI

HABERE YORUM KAT