1. HABERLER

  2. YEREL

  3. Öğretmen O Tuzağa Düşmedi
Öğretmen O Tuzağa Düşmedi

Öğretmen O Tuzağa Düşmedi

Telefonla insanları arayıp kendini 'emniyet amiri' olarak tanıtarak dolandırmaya çalışanlar bu kez amaçlarına ulaşamadılar. Mersin'de öğretmenlik yapan Hatice Gökçe, bu tuzağa düşmeyerek telefonda 'em

A+A-
Telefonla insanları arayıp kendini 'emniyet amiri' olarak tanıtarak dolandırmaya çalışanlar bu kez amaçlarına ulaşamadılar. Mersin'de öğretmenlik yapan Hatice Gökçe, bu tuzağa düşmeyerek telefonda 'emniyet amiri' olduğunu belirten ve ismini vermediği için kendisine hakaret eden şahıs hakkında suç duyurusunda bulundu.
Türkiye'de son yıllarda giderek artan bir oranda yaşanan telefonla dolandırıcılığın bir örneği Mersin'de yaşandı. Merkez Akdeniz ilçesindeki Gazipaşa Ortaokulu'nda İngilizce Öğretmeni olarak görev yapan Hatice Gökçe, cep telefonundan arayarak kendisini emniyet amiri olarak tanıtan kişinin tuzağına düşmedi.
İHA muhabirine başından geçenleri anlatan Gökçe, önceki gün öğle saatlerinde cep telefonunun çaldığını, açtığında karşısındaki kişinin kendisini Kemal S. isminde bir emniyet amiri olarak tanıttığını söyledi. İlk önce emniyetten arandığı için korktuğunu belirten Gökçe, şahsın ismini istemesi üzerine şüphelendiğini kaydetti. Konuştuğu kişiye, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, vatandaşlara telefon dolandırıcılarına inanılmaması uyarısında bulunan mesajlarını anımsadığını ifade eden Gökçe, telefondaki kişinin ısrarla ismini istemesine karşın, birkaç dakika ismini vermemekte direndiğini aktardı. Telefondaki şahsa, "Siz benden bunu nasıl talep edebiliyorsunuz? Siz bizim telefonlarımıza 'bu tip arayanlara inanmayın diye' haftada, 15 günde bir mesaj gönderiyorsunuz. O zaman o mesajları artık göndermeyin. Telefonun öbür ucundasınız, ben sizin gerçekten emniyet amiri olduğunuzu nasıl anlayacağım" dediğini dile getiren Gökçe, şöyle devam etti:
"Ben öyle dedikçe şahıs çok sinirlendi ve adeta çıldırdı. Ben ismimi söylememekte direndikçe, 'kıt mısın sen, geri zekalı mısın, neden anlamak istemiyorsun, anlamanda bir sorun mu var?' şeklinde hakaretlerde bulunup, 'madem öyle 'ben şahsı aradım, şahıs hakkındaki tüm suçlamaları kabul ettiğini söyledi' diye işaretliyorum burayı' dedi. Ben de 'İşaretleyemezsiniz, çünkü böyle bir şey mümkün değil. Nedir suç dediğiniz' diye sordum ve o sırada bunu söylemesi için sadece adımı söyledim. Bunun üzerine 'bu numaradan internet üzerinden insanlara hakaret ettiğinize, dolandırmaya kalktığınıza dair çok sayıda şikayet var. Hakkınızda yasal işlem başlatılacak' dedi."
Telefondaki şahsa, bunun çok ciddi bir suçlama olduğunu belirterek, bulunduğu birimin adresini vermesini, avukatıyla birlikte yarım saat içinde yanına gidip yüz yüze görüşmek istediğini söylediğini kaydeden Gökçe, şahsın bunun üzerine kendisinden herhangi bir şey istemeden telefonu yüzüne kapattığını anlattı. Gökçe, telefon görüşmesi sırasında arkadan sürekli polis telsizi sesi geldiğini, inandırıcı olması için bu yola başvurduklarını zannettiğini vurguladı. Telefonun kapanmasının ardından telefonla görüştüğü eşinin de yönlendirmesiyle hemen adliyeye gidip Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Gökçe, şahıs kendisinden bir şey istemediği için suç duyurusunu hakaret nedeniyle yaptığını dile getirdi.
İnsanların bu tür bir telefon görüşmesiyle karşılaşmaları durumunda yapabilecekleri en iyi şeyin inanmamak olacağının altını çizen Gökçe, yaşadıklarını insanlara örnek olması için anlattığını belirterek, "Bu işin ne şekilde olabileceğine dair bir örnek yaşadım. İnsanlar bilsinler ve bu kişilere inanmasınlar istiyorum. Çünkü bir emniyet amiri beni telefonla niye arasın ve bilmece gibi konuşsun ki? Benim adresim belli, bu ülkenin vatandaşıyım, bir emniyet yetkilisi isterse ulaşabilir bana, bir ekip gönderir. Adli bir şeyle suçlanıyorsam adresime resmi kağıt gönderir veya telefonla arıyorsa ilgili birime davet eder. Dolayısıyla insanlar inanmasınlar ve gidip suç duyurusunda bulunsunlar" diye konuştu.
(KYM-Y)

07.02.2013 16:49:31 TSI

HABERE YORUM KAT